Ana Sayfa Köşe Yazısı 13.03.2018 Array Görüntüleme

Affet Bizi Guta!

Ey taşlaşmış vicdan…
Ey kör olmuş izan…
Taşlar bile ağlar da, nedir sendeki bu hâl!

“Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten koruyun! Onun üzerinde sert, şiddetli, Allah’ın kendilerine emrettiğine isyân etmeyen ve ne emrolunurlarsa yapan melekler (zebâniler) vardır.” (Tahrim süresi, 6. Ayet meali)
Rivayet olunur ki;
Allah-u Teâla, Tahrim süresinin 6. Ayeti kerimeyi inzal buyurduğu zaman, insanlar taşlardan su sızdığına şahit olmuşlardır. Yani taşlar dahi Allah-u Teâla’nın azabının korkusundan ağlarken, insandaki bu gaflet nedir ki?

400 bin kişi şu an sığınaklarda, en temel insani ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde yaşamaktalar. Sığınak dediysem, öyle bildiğiniz yaşam şartları oluşturulmuş sığınak değil. Yıkılmış enkaz haline gelmiş binaların bodrum katlarının altına kazılmış tünellerden oluşan sığınaklar.

Direnişin başladığı 6 yıldan beri, bir gün dahi olsa bombardıman durmamış ve 2.5 milyon olan insan sayısı bölgede 400 bine kadar düşmüştür. Öyle ki, varil bombası, fil bombası, kimyasal silah, napalm ve fosfor bombası düşmemiş tek bir metrekare alan kalmadı.”

Şu an 5-6 yaşında olan çocukların hepsi, savaş içinde doğmuş ve bunun psikolojisini yaşıyorlar.

Doğu Guta şimdi, biz buradayken dahi adeta ‘küçük kıyameti‘ yaşıyor. Bir günde 100 metreye 160 füze veya roket, bombanın düştüğü bir kıyamet.

Sığınaklarda ve tünellerde yaşam mücadelesi veren insanlar bazen üç gün hiçbir şey yemeden durmak zorunda kalıyorlar. Ve çocuklarına üç gün boyunca mama veremeyen anneler…

Açlıktan ölümler…

Özet olarak yazdığım ve oradaki durumu sadece ucundan kıyısından tasvir eden bu ifadeler, 12 Mart’ta Konya’da “Doğu Guta’da neler oluyor!” başlıklı konferanstan.

Yine bir avuç duyarlı Müslüman vardı salonda.
Kendine basın diyen ama aslında rant, ihale ve mama peşinde koşan hiç kimse yoktu. Davet edilmelerine rağmen Doğu Guta’da yaşanan katliam ve soykırım umurlarında olmadı. Çünkü; bir bakan veyahut milletvekili yoktu, rant yoktu, ihale yoktu. Yani bunlarda insanlık yoktu, vicdan yoktu, şeref yoktu, haysiyet yoktu.

Acaba insanoğlu nasıl bu kadar emin oluyordu Allah-u Teâla’nın azabından.

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, bir rüzgar hafiften şiddetli estiğinde, yaprak gibi tir tir titrermiş.
Sebebi sorulduğunda ise:
“Allah’ın azabından nasıl emin olabilirim ki” dermiş.

Biz, başımıza taş yağmayacağından veya Allah’ın azabının gelip bizi tutmayacağından nasıl eminiz ki; Doğu Guta’da yaşanan katliam ve soykırıma sessiz kalıyoruz.

400 bin Müslüman, İran ve Rusya destekli Esed rejimi tarafından kuşatılmış, katliam ve soykırım ile karşı karşıya ve tüm dünya ile beraber Ümmet de seyrediyor.

Fransa’da Allah ve peygamber düşmanı sapıklar gebertilince tüm dünya canlı yayında, ülke liderleri sokaklarda, sadece 11 kişi için. Ama günde 100-200 kişinin öldüğü Doğu Guta’da hiç kimse yok…

STK’lar, dernekler, vakıflar, partiler, gençler, ihtiyarlar, neredesiniz?

Allah-u Teâla’nın ilahi fermanı ile bizler kardeş değil miyiz?

Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin buyurduğu üzere; bir vücudun azaları gibi değil miyiz?

Akıl erermi ki; vücuttan kol koparken, ayaklar futbol oynasın. Ciğerler delik deşik olurken, kalp aşk şarkıları söylesin.

Bu nasıl kardeşlik?

Nasıl hesap vereceğiz Allah aşkına var mıdır bilen?

Affet Allah’ım affet!

Affet bizi Guta affet!

Ne kul olma liyakati ne de Ümmet olma şuuru…

Bizlerden çok uzaklarda…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Vira Bismillah!

Vira Bismillah!

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com