Ana Sayfa Kültür-Sanat 6 Mayıs 2020 Array Görüntüleme

Bir Misâl: Ben Timsal – Salih Mirzabeyoğlu

Bütün bir ömür kaynamak, fıkırdamak, her ân deri değiştirerek tazeleşmek ve asla dibe çökmemek mükellefiyeti… “Elime bir genç geçti, PÎR geçti; kendi geldi! İnşallah seni ben yetiştireceğim!“ diyen “Yağmurcu”, benden önce BİR-PÎR’i, mücerret bir şahıs olarak şöyle vasıflandırmıştı:

-“Ben, kemmiyetlerin değil, keyfiyetlerin vurgunu olduğuma göre, benden sonra -mânâda- tohumunu kendi oğluna geçirebilecek ve tohumunun tahlili bizim laboratuvarımızdan hâlislik raporu alabilecek tek genç ortaya çıkınca, kendimi vazifesini tamamlamış bir insan sayabilirim ve ölümü rahatlıkla karşılayabilirim. Tek gençte belirttiğim bu keyfiyeti, siz milyonlarla çarpabilirsiniz. BİR’i bulduktan sonra sayısızı elde etmek, sadece bir amelelik işi!”

İslâm davasının gerektirdiği “ideolojik” bir dünya görüşünden, sanat ve estetik anlayışından, büyük “kültür-irfan” edâsından, soylu bir idrak, çile ve hummâsından, hususiyle dava aşk, ahlâk ve namusundan, iş ve aksiyon zekâsından zerrece hissesi olmayan ve ruhlarda nur yerine nefste çamur yuğurma zanaatinin zanaatkârlarından tiksinen BİR… BİR’in BİR’i, “Yağmurcu” anlatıyor:

“Şu kadar küsur yıllık mücadelemizde, küfür, din adına, hem iyi ve doğruya, hem de kötü ve yanlışa hayat hakkı tanımayan bir buz dağı mahiyetindeydi. Biz onu, soğukta avuçlarımızı hohlarcasına, tek başımıza ve destanlık çileler pahasına nefesimizle erittik. Şimdi geç bakalım, geçebilirsen çamurdan! Buz dağı eridi ama, hemen ardından, o zamana kadar tahtakurusu sürfeleri gibi deliklerinde uyuyan birtakım haşarat peydahlandı.Bunlar ortalık yumuşar yumuşamaz, sanki meydan kendileri için temizlenmiş gibi, nefslerine tezahür zemini bulan ihanet grupları… Eğer Büyük Doğu hizmetini bir kal’ayı fethe muvaffak askeri birlik olarak vasıflandırmak mümkünse, bunları da, arkadan gelen çapulcular yığınından bir kol diye gösterebiliriz!”

Şu var ki, nizâmın içyüz ve dışyüzü arasındaki muadele sırrı çilesini yaşayan, fikir ve ruhta olgunlaşırken küfrün işkencehânelerinde direncini koruyan -müsaadenizle- kahraman İbda soyu, şöyle veya böyle, şu veya bu vakitte sözkonusu haşaratın kapısını çalacak, mânâlarıyla birlikte gövdelerini de berhava edecektir! Yapılanlar, yapılacak olanların teminatıdır! Bütün bir ömür kaynamak, fıkırdamak, her ân deri değiştirerek tazeleşmek ve asla dibe çökmemek mükellefiyeti! Mikroba merhametin, hastaya merhametsizliğe varacağını bilenlerin mükellefiyeti!

Salih Mirzabeyoğlu
Yağmurcu “Gerçekliği Peşinde”
Sayfa: 35-36

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com