İşgalci Çin’in Doğu Türkistan’daki toplama kampları hakkında gerçekleşen Cenevre’deki insan hakları ihlalleri toplantısına 150’den fazla ülkenin katıldığı bildirilmişti.

Toplantıda en dikkat çeken ayrıntı ise Çin yönetimine destek veren ülkelerin, genellikle nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin olmasıydı. Fransa, ABD, Almanya ve Kanada gibi pek çok AB ülkesinin, Çin’in baskı ve zulüm araçları kullandığını belirterek Doğu Türkistan’daki toplama kamplarının derhal kapatılması ve tutulan insanların serbest kalmasını sert bir dille gündeme getirdiği bildirildi.

DEVLETLER ÇİN’İ SAVUNDUKLARI ARGÜMANLARLA ŞOKE ETTİ!

Afrika, Asya, Avrupa ve Güney Amerika’dan pek çok ülke, yoksullukla savaşması, yolsuzlukla mücadele etmesi, ithalatta düşük tarifeler koyması, insan haklarında çifte standartlara karşı çıkması, tüm nüfusa radyo yayını yapması hatta iklim değişiklikleri ile mücadele etmesi gibi gerekçelerle, Çin’in dünya adına önemli işler yaptığını dile getiren trajikomik açıklamalar yaptı.

Çin İnsan Hakları Savunucuları Ağı’nın bir araştırmacısı olan Frances Eve, konu hakkında, “Çin’in bu ülkeler arasındaki ekonomik nüfuzunun bir yansıması olduğu kadar, insan hakları standartlarını zayıflatmaya çalışan ülkeler arasında da liderlik rolü olduğu” değerlendirmesinde bulundu.

Bangladeş, Çin’in gelişme mucizesi olduğunu ileri sürerek toplantıya katılan pek çok delegeyi şaşkına çevirdi. Kuzey Kore, Pekin’i“insan haklarının geliştirilmesi ve korunması için yapılan büyük çabaları ve parlak başarısı nedeniyle” övdü.

Güney Afrika, Çin’i “insan odaklı kalkınma ve yoksulluğun ortadan kaldırılması” konusunda küresel bir lider olarak adlandırdı.

“Çin’i özellikle olağanüstü ekonomik ve sosyal başarıları için kutluyoruz” diyen Burundi’den bir delege, “Çin’in Doğu Türkistan İslami Hareketi gibi terör örgütlerine odaklanmaya devam etmesini” tavsiye eden bir açıklama yaptı.

Endonezya, Çin’in stratejik yaklaştığını ve halkının refahını sağlamaya çalıştığını dile getirirken, Malezya, Çin’in “insan hakları alanındaki başarılarına” işaret etti.

Suudi Arabistan, Çin’e “kültürel ve dini konularda dostça değişimlere devam etmesi”tavsiyesinde bulundu. Suriye ise, Çin’i “aşırı dinci hareketlere karşı koymaya ve terörizmle ayrılıkçılığa karşı mücadelesini sürdürmeye” çağırdı. Pakistan, Çin’in “barış ve istikrarı sürdürmesi gerektiğini” dile getirdi.

TÜRKİYE, TEMEL HAKLARIN KISITLANMASINA DİKKAT ÇEKTİ

Müslüman ülkeler arasında sadece Türkiye,“yasal haklar olmaksızın bireylerin hapsedilmesi ve ailelerden ve toplumdan ayrılma gibi temel hak ve özgürlüklere getirilen kısıtlamaları” içeren Çin uygulamalarına karşı çıktı.

Tacikistan ve Özbekistan temsilcileri ise Çin’in yaptıklarını doğru bulduklarını ortaya koyması dikkat çekerken, toplantıda Kazakistan’a konuşması için yeterli süre verilmediği bilgisi basına yansıyanlar arasındaydı.

QHA