Doğ Türkistan, Batsın Düşman!

Doğ Türkistan, Batsın Düşman!

Irak’ta veya demokrasi götürdükleri(!) diğer Müslüman coğrafyalarda işledikleri günahlarıyla birlikte eve döndüklerinde sonu intihara kadar varan buhranlara sürüklenen ABD askerlerini duymuşsunuzdur. Memleketimizde onlar kadar olmasa da benzer buhranları yaşaması gereken, en azından artık konuşamaz olup bir kenara çekilmesi gereken ne kadar zat varsa hâlâ büyük büyük kelimelerle, bol ünlemli cümlelerle konuşuyor.

Biz yaşarken kaç milyon Müslüman katledildi sayabildiniz mi? Dünyadaki en kıymetli topraklardı. Şimdi Afganistan denince aklınıza ne geliyor? Irak’ı hatırlayanınız var mı? Mısır’daki Mursi ve kardeşlerine akıl veren, sonra onları hapiste unutanlar kim? Kaddafi ölsün istiyorduk, öldü. Libya diye bir ülke kaldı mı? Kim ilgileniyor şimdi orayla? Yemen’de durum korkunç. Ecdadın şartlar ne olursa olsun sahip çıktığı topraklar manşetlerimizde bile yer bulamıyor kendine. Sadece bir Suriye’dir gidiyor. Bir maskeli balo, kimin kimi vurduğu belli değil. Çoluk çocuk bir dünya insanın katledildiği devasa bir enkaz. Ama hâlâ “Şerefli Suriye direnişi” kelamları edenler görüyoruz.

Hep aynı tuzak işliyor ve günlerce kafa yorsanız da Orta Doğu’da Müslümanların geri zekalılar gibi birbirlerini katletmesinin önüne geçecek formülü bulamıyorsunuz. Sınır ötesine laf anlatmayı geçin, burada kendi insanımıza bile izah edemiyoruz birçok şeyi. Vaktiyle bana şunu yazdırmışlar mesela: Orta Doğu’ya bakınca kan ve gözyaşı gördük, ittihada çağırdık. Bakınca petrol ve toprak görenler bizi ümmetçilik adı altında ırkçı ilan etti.

Ben Orta Doğuyla ilgili hiçbir şey diyemiyorum epeydir. Doğu Türkistan diyorum, demeye de devam edeceğim en üst perdeden. Çünkü bu noktada ilginç bir şey oluyor. “Zulmü engelleyemiyorsanız onu herkese duyurun.” düsturunca hareket etmemizden bile tuhaf bir rahatsızlık duyuluyor.

“Şimdiye kadar hep kandırıldık, yine aynı hataya düşmeyelim.” diyorlar mesela. Ne hikmetse düşman zalim Çin olunca anlıyorlar kandırıldıklarını. Sıcak koltukları, o tüm konforları ‘vebal’ gibi dev bir olguya yenik düşmeyecek kadar kuvvetli olduğundan İslam coğrafyasına hiçbir faydasını görmediğimiz analizlerini sıralamaya devam ediyorlar uzman edasıyla. Ruhsuz, duygusuz cümlelerinden zalimlere kalben buğz ettikleri bile okunamıyor. Kanlar, naaşlar üzerinden kurusıkı bir hamaset yalnızca…

“IŞİD Doğu Türkistan’a taşınıyor, bunlar hep ABD kışkırtması!” Hımm, demek öyle. Peki çözümün ne? IŞİD taşınırken, ABD sahip çıkarken sen niye sahip çıkmadın Müslüman Türk kardeşlerine? Seni ve aileni kamplarda hapsetmiyorlar. Senin kızını zorla Çin’li bir tecavüzcüyle evlendirmiyorlar. Senin kızın canına kıymak için fetva isteyecek noktaya gelmiyor. Ondan di mi bu kadar rahat konuşmalar?

O insanlar katlediliyor. Aileleri, namusları, onurları çiğneniyor. Bir insan başka ne için savaşır söyler misiniz? Gidip Doğu Türkistan için savaşmanızı bekleyen mi oldu? Emin olun bu davayı sadece dilinizle sahiplenmenizi bile isteyen olmadı. Çünkü neyi sahiplenseniz dava olmaktan çıkıyor. Sadece susun yeter. Üzerinize vazife değil zulüm altındaki insanlara akıl vermek ve Türkiye adına konuşmak. Susun. Çünkü sizi okuyan Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz en çok bundan yaralandıklarını söylüyor. Onların da ahlarını çekmeyin üstünüze.

Doğu Türkistan deyince yerinden hoplayan bir diğer kitle de malumunuzdur. Müslüman düşmanı olmalarından ötürü o dibine kadar Müslüman olan insanların davalarına yüz çevirmelerini anlarım da, bu arkadaşlar Türklük davası güttüğünü de iddia ediyor. Türkistan’a sırt çevirirken Rus’a ve Çin’e yanlayan bu tuhaf kitle, üstüne kendileri dışında herkesi de Amerikancı ilan ediyor. Gülünç.

Hepsinin ortak noktası güce tapmaları. O malum ülkelerden gelen ve gelecek olan tatlı paralar. Bu gereksiz telaşları bundan. Gereksiz, çünkü sen Doğu Türkistan’ın hakkını savunsan da Çin zaten senle ticaretini kesmeyecek. Ama böyle gider de bölgedeki Doğu Türkistan’ın varlığı tümden yok olursa o zaman görürsün Rus’u, Çin’i burnunun dibinde. Sana sarılmaya da gelmezler.

Türk müsünüz siz? Türk’ün Allah’tan gayrı korkusu yoktur. Türk’ün davası satılık değildir. Bu yüzden Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz topraklarını terk edip göçmek yerine oradalar. Çocuklarını Türkiye’ye gönderen ve orada hapislere düşen nice ana, babanın hikayesi var. Mücadelelerinde onlara hangi ülke destek veriyorsa pek tabii onlarla işbirliği de yapabilirler. Bu, olayın çok çok uzağında kalan Türkiye’yi ve sizleri ilgilendirmez. Sizlerin desteğiyle Türkiye’nin işbirliği yaptığı ülkeleri kimse saydırtmasın bana şimdi.

Çin, Doğu Türkistan’ın dünyayla iletişimini kesmekte çok mahir. Fakat şu net bir şekilde söylenebilir ki ne duyuyorsanız fazlası var, eksiği yok. Burada bir uyarı yapmak istiyorum: Doğu Türkistan’la ilgili karşınıza çıkan görüntüleri lütfen araştırmadan paylaşmayın. Bu konuda bilgi kirliliği çok fazla. Hatta kasıtlı yapıldığını düşündüğüm şeylere de denk gelmekteyim. Görüntülerin bölgeyle alakasız olduğu ortaya çıkarılıyor ve yaşananların yalan olduğunu söylemek için tetikte bekleyenlere gün doğuyor.

Allah, bize daima mazlumların omuz vereni olmayı nasip etsin.

Alpaslan Cambaz (*)

(*) Alpaslan Cambaz’ın sosyal medya hesabından alınmıştır…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com