Ana Sayfa Köşe Yazısı 27.11.2019 Array Görüntüleme

Erenlerin Sofrasında Bir Aslanın Yolculuğu

Çaresizliğin, umutsuzluğun, tükenmişliğin ve yaşanacak hadiselerin belirsizliği yüzünden dünya artık yoğun bir nüfusu ve kendisine verilen zararı kaldıramayacak duruma gelmiştir. Dünyanın bu durumdan kurtarılması, haksızlıkların ortadan kaldırılması, iyilerin artması, kötülerin men edilmesi veya dize getirilmesi için Yüce Allah’ın takdirinde bazı olaylar sebep kılınır.

Yüce Allah’ın insanoğullarına yaşanacak hadiseleri göstermesi kendisine ibadet eden kullarının iyi ve kötü durumlarına göre değişir. Hz. Adem aleyhisselamın iki oğlu Habil Aleyhisselam ile Kabil’den bu güne kadar insanoğullarının savaş halinde oldukları ve bundan sonrada Kıyamete kadar savaşacakları Kuranı Kerimde ayetlerde belirtilmektedir. Asırlardır süre gelen bu savaşlarda savaşın galibi malesef insanoğlullarını birbirine tutuşturan İblis Şeytan ve emrindeki Cin taifesi ve Şeytani melekleri, Deccaliyet zihniyeti olmuştur.

Yüce yaradan Allah kullarının bir şeytan yüzünden Cehenneme sürüklenmesini elbette istemez. Yüce Yaratıcı kendisine ibadet eden takva sahibi iyi olan kullarının Cennet ile müjdelenmesini, kötü olan kullarının ise uyarılarak doğru yola erişmelerini ve iyiler ile birlikte Hak ettikleri yerlere gelmesini ister.

Habil Aleyhisselamdan sonra gelen Peygamberlerden bu güne kadar bir çok devletler ve imparatorluklar kurulmuş ve yıkılmıştır. Eski tarihlere dönecek olursak Kitaplar sığmaz. Lakin her bir dönem ve devirlerde devletleri veya imparatorlukları kontrol eden lider, padişah veya sultanlar yönettikleri ülkelerinin başında asırlardır veya ölünceye kadar devletlerini muhafaza etmişlerdir.

Nitekim devletlerin muhafaza edilme şekilleri Halifelik döneminden sonra kimi zamanda babadan oğullara geçmiştir. Cumhuriyet dönemine kadar olan Osmanlı sisteminde ülkemizin yönetim biçimi bir kısım ideolojisi bozuk insanlar tarafından kabul edilmese bile o dönemin tarihlerinde Osmanlının yönetimi en büyük başarıdır. Osmanlının yıkılış sebepleri tek bir dayanağa bağlı değildir. Bir çok sebepleri vardır. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Osmanlının tarih sahnesinde durdurulmuş bir medeniyet olması 100 yıl sonra yine ve yeniden Osmanlı Cumhuriyetini veya Osmanlı İmparatorluğunu durdurulan Osmanlının tecrübelerinden faydalanılacak bir büyük devletin tarih sahnesinde yer alacağını müjdelemektedir.

Yine ve yeniden tarih sahnesinde yer alacak olan bu devletin başına da ülkeyi yönetecek, herkesin memnun olabileceği bir lider veya sultan kaçınılmaz olacak. İşte o liderin de Bulunmaz bir Hint kumaşı gibi Halklar tarafından arzulanacağı belirgin olacak.

Günümüz dünyasında, siyasi arenada bir çok siyasi partilerin ülkemizde yönetimde yer almak için seçimlerde iktidara gelmek için bir çok masraflar yaparak ülkenin parlamenter sistem ile yönetilmesi için çaba sarf ederken, malesef siyasetçilerin çok küçük bir hataları yüzünden ülkemiz yıllardır bir çok sıkıntılar ile karşılaşmaktadırlar. Bu durum ülkemizdeki siyasetin de, siyasetçilerin de birleştirici, bütünleştirici değil ayrıştırıcı durumları ortaya koymaktadır. Siyasetçiliğin ülkemiz açısından kısmen de olsa faydası görülebilir ama bu faydalar yetersiz kalmaktadır.

Ülkemizin artık yeni bir yönetim anlayışı ile yeni bir lideri ile dünyada gelişmiş ülkelerin seviyesine getirebilecek bir güneşin doğması gerekiyor. Bu doğan güneş ile ülkemizin refah seviyesini arttıracak bir lidere ihtiyacımızın olduğu kaçınılmazdır. Böyle bir liderin halkları tarafından dile getirilmesi veya baş tacı edilmesi Halkların çıkarına olacaktır. Türk tarihlerinde ve Osmanlı tarihinde olduğu gibi ülkemizi yönetecek Bir Ulu Hakan gerekiyor.

Ülkelerin başındaki lider, padişah veya sultanlar aynı zamanda Yüce Allah’ın gölgesidir. Yüce Allah’ın gölgesi olacak yeni bir Sultan ise Halkların ümitsizliğe düştüğü zamanlarda bir ümit olarak yeniden diriliş destanları yazacaktır. Halkların uyanması için ve Halklara önderlik yapacak olan liderlerin çok özenle korunması ilahi yaratıcı tarafından sigortalanmıştır. Türk tarih sahnesinde de yerini alacak bu yeni lider aynı zamanda dünya halkları tarafından da özlemle beklenmektedir. Çünkü dünya halkları artık yeni liderin zuhur etmesini ve dünyada yaşanacak olan bütün savaşların bitmesini ve kendileri koruyacak bir güvenlik şemsiyesi olmasını istemektedirler.

İşte o dünya halkları tarafından özlemle beklenen Aslan lider, halkların ummadıkları bir zamanda ortaya çıkacaktır. Bu liderin vasfı ve görevleri tüm dünya liderlerinin üstünde olacağı için özenle Yüce ALLAH tarafından melekleri vasıtasıyla korunmaktadır. Yaratıcının emri ve izniyle görevine başlayacağı günler yakındır. Bu liderin yolculuğu bir çok cihad muharabeleri ile başlayacaktır. Üçüncü dünya savaşının akabinde tüm insanlık tarafından Türkiye’nin baş Sultanı olarak kabul edilecektir. İnsanlık tarihi açısından yeni bir mucizelere şahit olacağımız için son ahir zaman Ümmeti İslam aleminin Müslümanları olarak mazlumların umudu olacak böyle bir lidere sahip çıkmalıyız. Saygılarımızla

Araştırmacı, Gezgin ve Coğrafyacı Osman ERDEM

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com