Ana Sayfa Köşe Yazısı 22.11.2019 Array Görüntüleme

İnsan ve Teknoloji

İlk insanoğlunun dünyaya gelişiyle birlikte dünya uçsuz bucaksız bir başka alem içinde değişik mahlukatları da içinde barındırarak, dünya varoluşundan bu güne kadar 9 milyarı aşkın süre gelen zamandan itibaren değişik bir süreçlerden geçmiştir. İnsanoğlunun dünyaya gelişiyle birlikte ilk zamanlarda teknoloji kavramını Yüce Yaratıcı Allah emrindeki Melekleri vasıtasıyla insanoğluna öğretmesi şeklinde olmuştur.

Nitekim Hz. Adem Aleyhisselamın ilk müstakbel eşleri Hz. Havva ile birlikte Şam’da kavuşması için bir başka yerden bir başka yere Nakli veya Gidip Gelmesi hala günümüzde tartışılmaktadır. Hz. Nuh Aleyhisselamın Gemiyi Meleklerin öğretmesiyle birlikte yapması o günün şartlarında teknoloji için çok büyük bir İcaat veya Mucitlik olarak bilinmektedir. Hz. İsa Aleyhisselamın Doğumunun Miladi takviminin başlangıcı olarak kabul edilmesi Merak ve Keşifler Çağını başlatılacağını, insanların yer yüzünde dağılımıyla birlikte farklı buluşlar içinde olacağını haberdar etmektedir. Günümüz dünyasına kadar Teknoloji farklı litaratürlerde, imparatorluklarda veya devletlerde kimi zaman kabul görmüş desteklenmiş, kimi zamanda desteklenmemiştir. Teknolojiyi destekleyen devletler ayakta kalmayı başarmıştır. Örneğin Günümüzde Japon İmparatorluğu en büyük kanıttır. Çağlar açılıp kapanmasıyla veya bir başka çağlara geçiş ile birlikte Teknoloji hızla gelişmeye ve ilerlemeye devam etmektedir. İnsanlığa faydalı Teknoloji yatırımları yapan ülkelerde insanlar nesillerinin de müreffeh bir ortamda yaşayabilmeleri için Teknolojiyi büyük fırsat olarak değerlendirmektedirler. Bilim, Teknoloji ve Uzay Çağına girdiğimiz şu zamanlarda Teknolojiden mahrum olan ülkeler veya insanlar her türlü sıkıntılar ile karşılaşmaktadırlar. Teknoloji devi olan ülkeler dünya dışı bir başka gezegenlerde yaşam izi bulmak için bütün imkanlarını seferber ederken, diğer Teknolojiye yatırım yapmayan ülkeler bulundukları ortamlarda yerinde saymaya veya kapalı kutu olmaya mahkum olacaklardır. ÜlkemizindE son zamanlarda Bilim, Teknoloji ve Uzay alanında yatırımlara yönelmesi geç bile olsa sevindirici bir haberdir. Lakin bu fırsatların Kamu Özel Ortaklığı ile birlikte daha geniş kitlelere yayılması gerekiyor. Özel sektörlere de gelecek nesillerimizin güçlü bir devletler arasında yer alması için Bilim Teknoloji ve Uzay alanında yatırım yapabilmeleri konusunda Teşvikler verilmeli veya kamusal kolaylıklar sağlanmalıdır. Bilim Teknoloji ve Uzay alanında Eğitimin temelde Anaokulu Kreşleri, İlkokulları, ortaokulları, Liselerde ile birlikte üniversitelerde daha fazla verilmesi, Lise ve üniversite düzeyinde de Uygulamalı eğitimler ile pekiştirilmesi gerekiyor. Çünkü Pratikte verilen bilgiler Uygulama ile desteklenerek tamamlanmaz ise verilen eğitimler unutulur ve yetersiz ve kalır.

Ülkemizin ekonomik açıdan toparlanma seviyesine gelindiği bu dönemlerde fırsatlardan istifade edilerek Eğitimde Bilim, Teknoloji ve Uzay alanında daha fazla çaba sarf edilmeli, Medya ajansları ve Belgeseller aracılığıyla desteklenerek Teknolojiyi Halkımıza veya bu uğurda merak içinde olanlara, Keşif yapma imkanlarını da genişleterek veya sunarak Teknolojisiz bir hayatın vazgeçilmez olacağını kanıtlamalıyız.

Araştırmacı, Gezgin Coğrafyacı

Osman ERDEM

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com