Ana Sayfa Kültür-Sanat 7 Haziran 2019 Array Görüntüleme

“Onlar Anadolu’ydu, Müslüman Türk’ün nefesi”

İşaret Çocukları” “Menziller” ve “Yedi Güzel Adam”ın da aralarında bulunduğu birçok unutulmaz esere imza atan şair-yazar Cahit Zarifoğlu, vefatının 32. yılında rahmet ve minnetle yâd ediliyor. Zarifoğlu’nu anlatan eşi Berat Zarifoğlu, “Necip Fazıl Kısakürek’in talebelerinden ilk Cahit Bey ona kavuştu” dedi.

Ülkemizin ruh hamurunu yoğuran isimlerin başında gelen yazarımız; şair, fikir ve dâvâ adamı Abdurrahim Karakoç’u, ebediyete irtihalinin 7. sene-i devriyesinde rahmetle anıyoruz. ‘Hak yol İslam yazacağız’ şiiriyle gönülleri coşturan ve ‘lambada titreyen alevi üşüten’ engin bir idrake sahip olan Karakoç, gazetemizle kurduğu gönül bağını ‘Akit’ten başkası beni taşıyamaz’ sözleriyle dile getirmişti.

Abdurrahim Karakoç bir dâvâ adamıydı

Abdurrahim Karakoç’u, ebediyete irtihalinin 7. sene-i devriyesinde rahmetle anıyoruz. ‘Hak yol İslam yazacağız’ şiiriyle gönülleri coşturan ve ‘lambada titreyen alevi üşüten’ engin bir idrake sahip olan Karakoç, uzun yıllar boyunca da gazetemizin yazarlığını yaptı.

Ömrünü hakikat müdafiliğine adayan ve bu uğurda türlü çilelere katlanan, şair, yazar ve eşsiz dava adamı Abdurrahim Karakoç’u dualarla anıyoruz. ‘Hak Yol İslam Yazacağız’ marşı ile adını tarihe yazan, ismi Akit ile özdeşleşen Karakoç’u ebediyete irtihalinin 7. yılında rahmetle yâd ediyoruz. Kendi dönemini ve ötelerini sözünün ve samimiyetinin gücüyle etki altına alan Karakoç’u anlatan usta isimler, bilinmeyenlerine ışık tuttu.

O Anadolu’ydu

Araştırmacı yazar Ercan Çifci, Karakoç’un, Anadolu’nun bizzat kendisi olduğunu belirterek, “O’nun şiirlerinde kelimeler Anadolu idi, Hasan idi, Dağ ile sohbet idi, Suları Islatamadım idi. O şiirleriyle, bu milletin binlerce yıllık emeğinin, inancının, kültürünün kavgasını verdi” dedi. Karakoç’un Alperen bir kişiliği olduğuna dikkat çeken Çifci, “O bir kavga adamıydı, hem de en dürüstünden. Hakkında 30’a yakın dâvâ açılmış, hiçbirine avukat tutmamış, hepsinde kendini kendisi savunmuştu. Çünkü haklıydı. Bu yüzden hakkındaki bütün suçlamalardan alnının akıyla çıktı. Şiirleri türkü oldu, türküleri Anadolu’nun en ücra köyünde bile yankılandı. Bu vatanın has evladı, has şairi” ifadelerini kullandı.

Eğitimci yazar Muzaffer Doğan, Abdurrahim Karakoç’un, çelik gibi bir irade sahibi olduğunu belirterek, “Çağımızın büyük halk şairi ve dâvâ adamlarındandı. Unutulmaz şiirler kaleme aldı. Büyük şairdir ama dâvâ adamlığı da büyüktür. Unutturulmaması gereken bir dâvâ adamıdır” dedi. Doğan, “Bütünüyle bir dâvâ adamıydı. 20. Yüzyıla da şiirimizi temsil eden en büyük şairler arasındaydı. Onun dâvâ adamlığı vasfı, eğilmez bükülmezliği dikkat çeker. Bir nesli şiirleriyle besleyen adamdır. Ondaki, iman öfkesidir. Nefsinden öfke duymaz” şeklinde konuştu.

“Necip Fazıl’a ilk kavuşan Cahit Bey oldu”

İşaret Çocukları” ve “Yedi Güzel Adam” gibi birçok unutulmaz esere imza atan şair, yazar Cahit Zarifoğlu, vefatının 32. yılında yâd ediliyor. Şair Cahit Zarifoğlu’nun eşi Berat Zarifoğlu, 47 yaşında hayatını kaybeden eşiyle az ama mutlu zamanlar geçirdiklerini belirterek, “Necip Fazıl’ın talebelerinden ilk Cahit Bey ona kavuştu. Zaten Cahit Bey hastanede bir rüya görmüştü. Necip Fazıl ona, ‘Buralar çok kıymetli, 20-25 sene sonra buralar çok daha değerli olacak. Buraya gelecek misiniz?’ demiş. 25 gün sonra ilk Cahit kavuştu ona” dedi.

Dönemin Van Müftüsü, alim Kasım Arvas‘ın kızı olan ve Zarifoğlu ile 1976’da evlenen Berat Zarifoğlu, 7 Haziran 1987’de, evliliklerinin 11. yılında vefat eden eşini özlemle anıyor. Zarifoğlu, çocukları ve torunlarıyla birlikte, 32 yıl önce kaybettiği eşinin ardından kalan hatıraları ve anıları yaşatıyor.

Her fırsatta eşinden ve evliliklerinden bahseden Zarifoğlu, yaptığı açıklamada, Cahit Zarifoğlu ile evlenme hikayelerini anlatarak, “Evlenmek istediğini arkadaşlarına söylemiş. Oradan Van’a geliyor beni görmeden. Ben de onu bilmiyordum. Sonra babamlar düşünmüş, ‘Nasıl biridir? Kimdir?’… Necip Fazıl Kısakürek de ‘Çok sevdiğim talebelerimden biridir, nikah şahidi de ben olurum’ demişti. Öyle görmeden yüzüklerimizi taktık” diye konuştu.

Zarifoğlu, düğünü Van’da yaptıklarını belirterek, “Vedalaşırken babamın annemden daha çok ağladığını biliyorum. ‘Evvel Allah size emanet, evvel Allah size emanet’ demişti. Gelirken babası da Cahit’e ‘Emanete iyi bak oğlum, emanete iyi bak oğlum’ diyordu” ifadesini kullandı.

Zarifoğlu, Necip Fazıl Kısakürek‘in, babası ve Abdülhakim Arvasi‘yi görmek için sık sık Van’a geldiğini, Cahit Zarifoğlu ile evlendikten sonra da kendi evlerine geldiğini ifade etti.

Cahit Zarifoğlu‘nun sürekli yazdığının altını çizen Berat Zarifoğlu, “Çok mutluyduk. Her yere beraber gitmek isterdi. ‘Sen umreye git gel, çocuklar küçük sonra beraber gideriz’ derdi. Ayrılmak istemezdi, en mutlu olduğu şey çocukları, evi ve beraber gezmelerimizdi” şeklinde konuştu.

Rasim ÖzdenörenAkif İnan, Erdem Bayazıtgibi isimlerin, babası Kasım Arvas‘ın sohbetlerine katıldığını aktaran Zarifoğlu, vefatının ardından Cahit Zarifoğlu’nun arkadaşlarının kendileriyle yakından ilgilendiğini dile getirdi.

Zarifoğlu’nun vefatının 32. yılı

Türk edebiyatının önemli isimlerinden şair, yazar Cahit Zarifoğlu, vefatının 32. yılında anılıyor. Şairin eşi Berat Zarifoğlu (sağ 4), kızları Betül Zarifoğlu Koç (sol 2), Ayşe Hicret Zarifoğlu (sol 4) ve Arife Zarifoğlu (sağ 2), oğlu Ahmet Zarifoğlu (sağda), gelini Elif Zarifoğlu (sağ 3), damadı Fatih Koç (solda) ve torunu Ethem Koç (sol 3), açıklamalarda bulundu.

Babamla uzun uzun konuşmak isterdim

Alışılmadık söz diziminin yanı sıra imge ve bütünlüğe verdiği önemle, Türk şiirinde kendine has üslubunu oluşturan Zarifoğlu, 47 yıllık yaşamına sığdırdığı onlarca eseri ardında bırakarak, 7 Haziran 1987’de yaşama veda etti.

Usta şairin oğlu, gazeteci Ahmet Zarifoğlu, yaptığı açıklamada, babası vefat ettiğinde 7 yaşında olduğunu belirterek, “Aslında çok küçük bir yaş değil ama maalesef babamı, konuşmalarımızı çok fazla hatırlamıyorum. Aslında ben hatırladıklarımdan ziyade, babam yaşasaydı acaba nasıl olurdu, o tarafını daha çok düşünüyorum” dedi. Babasının her zaman mazlum ve savaş halinde olan ülkelerin insanlarıyla mektuplaştığını aktaran Ahmet Zarifoğlu, şu bilgileri verdi:

Babam Afrika’daki bazı ülkelerle, özelikle Afganistan’la, hep birebir mektuplaşmış. ‘Oranın durumu nasıl? Nasıl yardımcı olabilirim?’ diyerek, o mazlum insanlarla çok yazışmış. Şimdi de muhtemelen ilk derdi, ilk yarası herhalde Filistin olurdu.

Evde hep bir daktilo sesi vardı

Cahit Zarifoğlu’nun kızı Yazar Betül Zarifoğlu Koç ise, babasıyla geçirdikleri çok kısa zamanı dolu dolu yaşadıklarını, bu yüzden de çok şanslı hissettiğini aktararak, “Birçok babanın yıllarca çocuğuyla yaşayamadığı diyaloğu, oyunları, yakınlığı, paylaşımları biz çok kısa bir zaman içerisinde yaşamışız. Babası tarafından çok vakit ayrılan, çok ilgilenilen çocuklar olduk” dedi. “Babamla yaşadığımız zamanlarla ilgili az şey hatırlıyorum ama az şeyin ne kadar kıymetli olduğunu anlamak da zamanla nasip oldu” diyen Zarifoğlu Koç: “Evde hangi ses olursa olsun, ona eşlik eden bir daktilo sesi vardı. Eski dönem haliyle, o takır takır sürekli çıkan daktilo sesini, evimizin yaşayan hayat dolu bir yer olduğunu çok net hatırlıyorum” şeklinde konuştu.

Harun Sekmen – Yeni Akit Gazetesi

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Sahte Tanrılar ve ALLAH

Sahte Tanrılar ve ALLAH

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com