Ana Sayfa Köşe Yazısı 9.11.2017 Array Görüntüleme

Peygamber efendimiz bu çağda yaşasaydı

 

Şimdi biraz hayal kuralım hep birlikte. Farzı misal; Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz bu devirde yaşasaydı ve güzide sahabilerinden bazıları da.
Evet bir tahayyül edelim nasıl olurdu. Çok güzel olurdu değil mi? Düşünsenize biz de o büyük nimete ererek, sahabi kadrosuna dahil olabilirdik.
Ama benim anlatmak istediğim başka bir mevzu. Evet Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz aramızda ve biz de canlı canlı vahye muhatap oluyoruz. Ve Allah-u Teâla’dan gelen mesajı bize iletiyor Yüce Nebi.
O da ne?
Topluluğun içinden birisi söz alıyor ve;
“Ya M……d, sen sadece sana gelen vahyi bildirmekle memursun, başka söz söylemene gerek yok. Zaten bu Kur’an-ı mübin yani apaçık Kur’an, senin izah etmene ihtiyaç yok, yine de izah gerekirse biz izah ederiz. Hem biz bu konuda birçok kitap yazdık, insanlar bu kitapları okuyarak, apaçık olan Kur’an’ın mesajını anlayabilirler.”
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz çok şaşırmıştır bu itiraza. Vahye birebir muhatap olan kendisi Kur’an’ı anlatamayacak ama bu itiraz sahibi kimseler anlatacak. Şaşkınlığı geçmeden başka birisi söz alır ve;
“Hem ya M……d, bu ayet, ilim ve akla uygun değildir. Bizim ölçülerimiz ilim ve akıldır, eğer ayet bu ölçüye uyarsa kabul ederiz, uymazsa tevil ederiz.”
Peygamber efendimizin şaşkınlığı bir kat daha artmıştır bu sözler karşısında. Kureyşin taştan putlarının yerini, “ilim ve akıl” denen bir put almıştır.
Henüz ikinci şaşkınlığını atlatamdan başka birisi söze devam eder;
“Ya Resulullah amenna ve saddakna, Allah’tan ne getirdin ise iman ettik!”
Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin güzel yüzünde bir tebessüm, bu sözler çok hoşuna gider. Ama söz alan kişi konuşmasına devam ederek;
“Ama biz laik, demokratik bir ülkede yaşıyoruz, onun için bu hükümleri biz uygulayamayız. Çünkü anayasaya ve laikliğe aykırı. Hem biz Avrupa birliğine girmeye çalışan bir ülke olarak ortaçağ karanlığına mahkum olamayız.”
Bu sözler karşısında Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz artık bu topluluktan ümidi kesmeye başlamıştır. Son bir hamle yapar ve sorar;
“Yoksa sizler; ‘Eşhedü en lailahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Rasuluhu’ diyerek şehadet getirenlerden değil misiniz?”
Son bir umutla önünde bekleyen topluluğa bakar ve bekler ki hep birlikte Kelime-i şehadet getirsinler.
Ve son olarak bir kişi daha söz alır ve;
“Ya Resulullah, la ilahe illallah deyip de ‘Muhammeden Resulullah’ demeyenler de cennete girecek, biz sadece ‘La ilahe illallah’ diyoruz.”
Evet Allah’a şükür bütün bunlar sadece hayalden ibaret, gerçek hayatta hiç bir karşılığı yok.
Öyle mi acaba?

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com