Ana Sayfa İktibas 13 Nisan 2019 Array Görüntüleme

Stockholm sendromuna tutulan bir mankurt örneği: Sonia Krimi

Nurullah Çetin (*)

12 Nisan 2019 günü Antalya’da düzenlenen NATO Parlamenter Asamblesi 99’uncu Rose-Roth Semineri ve Akdeniz-Orta Doğu Özel Grubu Ortak Toplantısı’nda aslen Tunuslu olan Fransız parlamenter Sonia Krimi, PKK’yı terörist olarak görmediğini, Türklerin Ermenileri soykırıma uğrattığını, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Fransa ve İtalya’nın 1915 Ermeni olaylarına ilişkin aldığı Türkleri soykırımcı ilan eden kararlarını eleştiren sözleri karşısında şoke olduğunu, tarihin kazananlar tarafından yazıldığını söylemiş.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da “soykırım ve tarih konusunda Türkiye’ye ders verebilecek en son ülke Fransa’dır. Çünkü Ruanda’da, Cezayir’de olanları unutmadık. Fransa kendi karanlık tarihine baksın, Türkiye’ye ders vermeye kalkmasın” demiş. Krimi, Çavuşoğlu’nun tepkisi üzerine salondan kaçmış.

Burada tipik bir mankurtluk örneği görüyoruz. Tunuslu bir kadın, Fransa’da milletvekili olmuş, bütün millî ve dinî kimlik değerlerinden uzaklaşmış, kendilik değerlerini inkâr etmiş, kendisi olmaktan çıkmış, kendisine aline, Fransızlıkta asimile olmuş ve kendisine yal veren emperyalist, sömürgeci, cani, katil, yağmacı, talancı, gaspçı efendisi Fransa’nın köpekliğini yapıyor.

Öz be öz kardeşleri olan Cezayirlilere en vahşi soykırımı uygulayan Fransa’nın zağar köpekliğini yapmak, değişik bir ruh halidir. Bu kadın Stockholm sendromu yaşayan tipik bir mankurt örneğidir.

Stockholm Sendromu; rehinelerin, kendilerini esir alanların duygularını anlama durumuna gelmeleri ve daha sonrasında suçlulara yardımcı olmaya çalışmaları ve sonunda özdeşim kurmaları halidir.

Hadise şöyle oldu: 23 Ağustos 1973 günü Stockholm’de soyguncular bir bankayı soymak için basarlar. Bankada 4 banka görevlisini 6 gün boyunca 131 saat rehin tutarlar. Soyguncular, rehinelere iyi davranır, aralarında iyi ilişkiler oluşur. Polisin bankaya operasyon düzenleyeceğini fark eden rehineler, soyguncuları uyarırlar.

Rehineler olay sonrasında yakalanan rehineler aleyhine ifade vermekten kaçındıkları gibi, soyguncuların avukatlık ve savunma giderlerini karşılamak için aralarında para toplarlar. Günün gazeteleri bu olay üzerine ‘soyguncular bankadan para çalamadılar, ama bazı insanların kalbini çaldılar’ diye manşet atar.

Rehinelerden Stockholm Sendromu’na yakalanan bir görevli, serbest kaldıktan sonra nişanlısını terk ederek, ilgi duyduğu banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler ve onunla evlenir.

Bu olayın aynısı Antalya’da tekrar yaşanarak tarih tekerrür etti. Soyguncuları Fransa, bankayı da Tunus olarak alın, olayın aynısını görürsünüz. Soyguncu çetesi Fransa, 12 Mayıs 1881’de soyulacak banka olarak gördükleri Tunus’u, soymak için bastı. O zamandan bu zamana kadar soyguncu Fransızlar, Tunusluları rehin tutuyorlar.

Soyguncu Fransa, rehine Tunusluların hem paralarını ve kaynaklarını, hem kalplerini çaldı. Stockholm Sendromu’na yakalanan Sonia Krimi adlanan Tunuslu kadın, kendilerini soymaya gelen Fransa’ya âşık olmuş, onunla evlenmiş ve Fransa’nın avukatlığını yapıyor ve Fransa’nın her türlü emperyalist kötülüklerini savunuyor.

Sonia gibiler İslam dünyasında çok. “Amerika babamız, İsrail ağabeyimiz” diyen mevcut Suudi Arabistan kralı da aynen tecavüzcüsüne âşık bir hasta. İstiklalci gerçek Müslüman aydınların bu hastalığı tedavi etmesi lazım. (12.04.2019)

(*) Sayın Nurullah Çetin’in sosyal medya hesabından alınmıştır.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Ercan Harmancı-Soyunma Odası

Ercan Harmancı-Soyunma Odası

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com