Ana Sayfa Gündem, Türkiye 14 Temmuz 2019 Array Görüntüleme

15 Temmuz: Her Yanda Şehid Kokusu – Ercan Çifçi

Ercan Çifci

Şehid tahtında 251 can ve her biri er yürekli. Kavgada öndeydiler. Geri dönmek geçmedi akıllarından. Vatan vardı ve düşmesin diye bayrak. Birde asla dinmeyen iman öfkesi ve kudret sahibinin kim olduğunu ilan eden sala.

O gece destan yazılacaktı her sokağa, her toprağa, her suya.

Yedi düvel kurmuştu tuzaklarını. İçten devşirdiği hainlerle işgal edecekti Ana-dolu yurdunu. Hesap edemedikleri bir şey vardı; kudret sahibi Allah. Bütün oyunları bozan ve tuzakları boşa çıkaran Allah. Kimin galip olacağına o karar verecekti.

Anadolu’yu kül yığını zannettiler, kendinden zuhur diyalektiğinin onları bir anda nasıl heykelleştireceğini bilemediler. Karşılarında bir ordu beklerken ordulardan daha büyük bir milleti gördüler. Şaşkındılar. Çünkü cenk meydanına değil de düğüne gider gibi gidiyorlardı. Ellerinde tankları yoktu, binebildikleri uçak, sıkabilecekleri kurşun yoktu. Ama levyeleri vardı top tesirinde, bomba çapında taşları vardı, dilleri vardı kılıç keskinliğinde. Görseniz o gün ne destanlar yazıldı henüz kaleme dökülmemiş.

Gecenin bir vakti, halkın “bizden zannedip” içinde beslediği, suret-i hakk’tan görünen hainler düşmanlarımızla birlik olmuştu. Az bir paha için hem dinlerini hem vatanlarını satmışlardı. Gözlerini kan, kalplerini kin ve nefret bürümüş bu ihanet şebekesi gökten yağmur gibi saldı bombaları. Kimi meclisin üstüne, kimi polisin, kimi ise sivil halkın üzerine düştü. Ok yaydan çıkmıştı bir kez. İhanet kanın damarda durduğu gibi durmazdı, bir kılıç darbesi ile dökülürdü yere. Öylede oldu. Milletin feraset kılıcı meydan yerine çıktı, metanet kalkanı kuşattı her yanı ve şaşmaz adalet çizgisi bir bir çözdü, çözülmez sanılan kördüğümü.

O gece bir şiir yazıldı Çengelköy’de; destanlık bir şiir. Kokusu Akıncıydı, sevdası İBDA. O gece bir şiir yazıldı, darbeci kurşunların sesleri arasında. O şiir Halil Kantarcı’nın şiiriydi. Kokusu şehid kokusu. Aşkı Kumandanla büyüyen gençlik coşkusu. Asil ve soyluydu. O gece toprağa bir şiir düştü; Halil’in şiiri.

Bir şiir de Ankara Gölbaşı’nda yazıldı. Niğdeli Ömer Halis Demir’in şiiri idi bu. Özel Kuvvetler Komutanı Zekai Aksakallı’nın emri ile sonunda şehadet olduğunu bile bile düşmanı beklemeye koyuldu. Destanlık bir şiir vardı kavganın sonunda. Hain görünmüştü uzaktan. Ve köpekleri yanı başında. Vatanın bir ırzı vardı, bir namusu. Ömer Halis’ti bu, kirlettirmeyecekti can pahası kan pahası bu hainlere. Gelen Tuğgeneral Semih Terzi idi giden ise Ömer Halis Demir’in silahından çıkan birkaç kurşun. Hain gebermişti, onunla beraber yedi düvel ihanet şebekesinin umudu da düşmüştü yere. Bitmemişti henüz Ömer Halis’in şiiri. Darbeci hainin yanında getirdiği it sürüsü onlarca kurşunla devirdi Anadolu büyüklüğünde bir devi. Şehid kokusu sardı bir anda her yanı ve Ana kokusu.

Nice şiirler vardı daha; Erol Olçok, Ayşe Aykaç, Engin Tilbaç, Demet Sezen, ikiz Mehmet ve Ahmet Oruç kardeşlerin şiirleri. Ve niceleri. Onlar yiğittiler. Onlar Hilal’in gölgesinde dinlenen şehiddiler.

Yüzlerce şehid binlerce gazi. Ne demokrasi umurlarındaydı ne insan hakları. Dillerinde tekbirler vardı, dudaklarında âminler. Minareler o ilahi sedayı kalplere nakşediyordu. Dertleri İslam’dı, dertleri vatandı. Bir ruhi müccerred gibi yerden fışkırıyorlardı sanki. Onlar, arkalarına aldıkları işgal güçleri ile kendilerini dev sananlara ne kadar cüce olduklarını gösteren kahramanlardı. Hala kanları taze ve hala şehid kokuları misk-ü amber misali her tarafta. İt sürüsü çöktü o gün, yüz yıllık tuzak boşa çıktı. Salih Mirzabeyoğlu’nun ifadesi ile “Müslümanlar bir gecede on yıl ileri gitti.” Ve 15 Temmuz’da tarihe altın harflerle yazılan bir zafer kazanıldı.

“sandılar yanlızlığımız
suskunluğumuz olacak
suskunluğumuzun bahanesi olacak yalnızlık.
sandılar sesi soluğu çıkmaz
kolu kanadı kırık insanımın.

bilemediler dağın, taşın
açan tomurcuk, uçan kuşun
ak öfke kesileceğini…

bilemediler her inançlı
bir kıvılcım taşır
böyle günlere…

bilemediler yalnız “mutlak hakim”e
bağlılığımızı
-yalnız ona kul ona eğileceğimizi-
bilemediler oy
kadın, ihtiyar
genç, çocuk
her can bir siper olup
burçburç
direneceğimizi!..”

Salih Mirzabeyoğlu, Aydınlık Savaşçıları –Moro Destanı-

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com