Uygurların Zorla Geri Gönderilmesinin Önlenmesi Yasası, bu yılın başlarında hükümetlerin uluslararası hukuku ve temel insan haklarını doğrudan ihlal ederek Uygurları zorla Çin’e geri gönderdiğine dair raporların ardından geldi. Daha fazla rapor, ÇHC’nin köle emeğinin kötülüklerine maruz kalan Uygurlara yönelik devam eden ihlallerini ortaya çıkarmıştır.
Merkley, “Uygurların ÇHC’ye zorla geri gönderilmesi insan haklarının utanç verici bir ihlalidir ve ABD, Pekin’in baskılarına boyun eğen yabancı yetkililere seslenmekte kararlı olmalıdır” dedi. “İki partili Uygurların Zorla Geri Gönderilmesini Önleme Yasası, bu yabancı yetkilileri sorumlu tutmak ve Amerika Birleşik Devletleri’nin haysiyet ve özgürlük konusunda küresel bir lider olarak rolünü yeniden teyit etmek için güçlü bir araçtır.”
Cornyn, “Çin Komünist Partisi, başta Uygurlar olmak üzere dini ve etnik azınlıklar üzerindeki baskıcı elini kullanmaya devam etmekte, onları temel insan haklarından mahrum bırakmakta ve toplama ve yeniden eğitim kamplarına, açlığa, işkenceye ve kayıplara maruz bırakmaktadır” dedi. “Uygurları ya da herhangi bir dini ya da etnik azınlık grubunun üyelerini Çin’e zorla geri gönderen herhangi bir yabancı hükümet yetkilisi – kesin zulüm ve muhtemelen ölümle karşı karşıya kalacakları – Amerika Birleşik Devletleri’nde hoş karşılanmamalıdır ve suç ortaklığı yapanların yasalarımız kapsamında vize ya da başka bir göçmenlik yardımı almasını engellemek için bu yasayı sunmaktan gurur duyuyorum.”
Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli bir üyesi ve Kongre-İcrai Çin Komisyonu’nun eski başkanı olan Merkley, Uygurlar, Hong Konglular, Tibetliler ve diğer savunmasız grupları hedef alması da dahil olmak üzere Çin hükümetinin baskılarına ışık tutmak için çalışan bir isim olarak öne çıkıyor. Özellikle, dönemin Senatörü Marco Rubio ile birlikte, Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’da Uygurların zorla çalıştırılmasıyla üretilen ürünlerin ABD’ye ithalatını yasaklayan iki partili Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası’nı kaleme almıştır.
Doğu Türkistan’da Toplama Kampları ve Zorunlu Çalıştırma
Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan’da ÇKP rejimi başta Uygurlar olmak üzere Müslüman Türk halklarına karşı soykırım yapmakla suçlanıyor.
2017’den itibaren açmış olduğu toplama kamplarında, insanlık onurunu ayaklar altına alan her türlü işkence, zulüm, tecavüz ve asimilasyon uygulamaları ile yaklaşık 3 milyona Müslüman Türke soykırım uyguladı.
Toplama kamplarında ve cezaevlerinde kurduğu sistemle başta Uygurlar olmak üzere Doğu Türkistan’ın Müslüman Türk halkını zorunlu çalıştırmaya tabi tutarak, Uygurların kanlı emeğini Batı ve İslam ülkelerine ihraç ediyor.
Doğu Türkistan’da halihazırda devam eden soykırımda, zorunlu çalıştırma, zorunlu doğum kontrolü, zorla kısırlaştırma, aileleri parçalayarak erkekleri toplama kampı ve cezaevlerine atarak, çaresiz ve savunmasız kalan kadınları da Han Çinlisi erkekler ile başbaşa bırakma, Müslüman Türk çocuklarını ailelerinden ayırarak asimile etmek gibi uygulamalar halen devam etmektedir.

