GADTB kaynaklarına göre, Evin Hapishanesi’nde tutulan ve açlık grevine katılan mahkûmlar arasında tanınmış aktivistler yer alıyor. Özellikle Abdülaziz Azimi Kadim adlı siyasi tutuklunun durumu endişe verici boyuta ulaştı. Kadim, mart ayının başında açlık grevine başlamış ve kısa sürede ciddi fiziksel zayıflık yaşayarak baygınlık geçirmiş. Hapis idaresi, onun hastane birimine sevk edildiğini doğruladı.
Açlık grevindeki diğer mahkûmlar da benzer risklerle karşı karşıya. GADTB’nin aktardığına göre, Evin Hapishanesi’nin 6. koğuşunda birden fazla Azerbaycanlı siyasi tutuklu edam kararlarını protesto etmek amacıyla açlık grevine girmişti. Bu grev, sadece bireysel bir direniş değil, aynı zamanda İran rejiminin idari ve yargı uygulamalarına yönelik köklü bir itiraz olarak görülüyor.
GADTB’nin açıklamasında, açlık grevine katılanların sağlık güvencesi ve insani muamele talepleri ön plana çıkıyor. Bir grup mahkûm, durumu ciddileşen arkadaşlarının daha fazla zarar görmeden tıbbi bir değerlendirmeye tabi tutulmasını talep ediyor. Uzun süreli açlık grevlerinin fiziksel etkileri göz önüne alındığında, özellikle şeker seviyelerinde ani düşüş, bayılmalar ve organ hasarı gibi risklerin varlığı dile getiriliyor.
Bu durum aynı zamanda Azerbaycanlı milli hareketi içinde büyük yankı uyandırdı. GADTB, tepkisini hem İran yönetimine hem de uluslararası topluma yönelterek, mahkûmların insan haklarının korunması ve taleplerinin karşılanması çağrısında bulunuyor. Öte yandan, başka bir grup siyasi tutuklu, Evin önü ve hapishane içinden dayanışma bildirileri yayımlayarak, açlık grevindeki mahkûmların taleplerine dikkat çekiyor.
Tahir Nakavi isimli başka bir Azerbaycanlı mahkûm da Evin Hapishanesi’nde açlık grevi başlatmış durumda. GADTB’ye göre, Nakavinin durumu da oldukça vahim: Omurgasında kırıklar, idrar kesesinde ve prostat bölgesinde kitle tespit edilmiş, hemoroid nedeniyle kanama ve şiddetli ağrı çekiyordu. Tıbbi muayene taleplerine rağmen etkin bir tedavi sağlanmadığı belirtiliyor.
Açlık grevindeki bu mahkûmların aileleri, arkadaşları ve insan hakları örgütleri, İran yönetimini müdahil olmaya ve tıbbi tahliye ya da şartlı salıverme gibi insani adımlar atmaya çağırıyor. GADTB, grevin sonlandırılması için güvence verilmediği sürece, eylemin devam edeceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, Evin Hapishanesi’ndeki Azerbaycanlı siyasi mahkûmlar, hem idari koşullara hem de yargı sürecine karşı protestolarını hayatlarını riske atarak sürdürüyor. Sağlıklarının korunması ve taleplerinin adil bir şekilde değerlendirilmesi, hem İran’ın iç hukuk sistemi hem de uluslararası insan hakları camiası açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor.

