Feng ilk olarak 2012 yılında Chicago Üniversitesi, UC Berkeley ve Northwestern dahil olmak üzere dünyanın önde gelen 17 üniversitesine kabul edildikten sonra ulusal çapta dikkatleri üzerine çekti. Çin medyası onu bir dahi olarak tanıttı. Sonunda Massachusetts’teki Amherst College’da tarih eğitimi aldı ve daha sonra SOAS, Londra Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine devam etti.
Hem İngilizce hem de Uygurca bilen Feng, özellikle Uygur folkloru ve sözlü geleneklerine odaklanarak Asya kültürel çalışmaları konusunda uzmanlaşmıştır. Kültürler arası uzmanlığı akademisyenler arasında tanınmasını sağladı. Ancak akademik çalışmaları onu aynı zamanda siyasi açıdan hassas bir bölgeye yerleştirdi.
Feng, 2014 yılında Tiananmen Meydanı baskısının 25. yıldönümünü anan bir Facebook gönderisi paylaştı. HRIC raporunda da belirtildiği üzere, bir zamanlar 1989 öğrenci kuşağına uygulanan baskı, Feng gibi genç akademisyenlere karşı yeniden ortaya çıktı.
Uluslararası hak grupları tarafından elde edilen polis iç belgeleri, yetkililerin Feng’i 2017 yılının sonlarında soruşturmaya başladığını gösteriyor. Resmi gerekçe, telefonunun “yabancı yazılım” içerdiği iddiasıydı. Ancak aynı raporda uygulamanın fabrikada yüklendiği ve hiç kullanılmadığı da itiraf ediliyordu. Zayıf kanıtlara rağmen Feng 2018 yılında tutuklandı. HRIC, Feng’in 15 yıl hapis cezasına çarptırıldığını ve muhtemelen Doğu Türkistan’daki bir tesisten memleketi Zhejiang eyaletine nakledildiğini bildirdi.
Uzmanlar onun gözaltına alınmasının araştırmasıyla daha yakından bağlantılı olduğuna inanıyor. Feng, 2017 yılının başlarında sözde Sincan Üniversitesi’ndeki Folklor Araştırma Merkezi’nde ünlü etnograf Rahile Davut’un yanında çalışmaya başlamış, Davut da aynı yıl ortadan kaybolmuş ve gizlice ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı.
HRIC’e göre Feng’in davası, Uygur kültürünü inceleyen akademisyenlerin karşılaştığı artan riskleri vurguluyor. Davut gibi bir zamanlar gelecek vaat eden bu akademisyen için de akademik bir rüya acımasızca yarıda kesildi.

