Ana Sayfa Türk Dünyası 21 Eylül 2018 Array Görüntüleme

Kafkasya’da yaşanan fitneye Kafkas Dernekleri’nden açıklama

Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin, Çerkes ve Balkar halkları arasında yaşanan gerginlik nedeniyle, Türkiye’de faaliyet gösteren iki önemli Kafkas kökenli sivil toplum kuruluşu birer bildiri yayınlayarak, Çerkes ve Balkarları itidale davet etti.

Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin Rusya tarafından işgalinin ardından suni devletçiklere bölünerek, çatışma ve ayrışmalara elverişli bir barut fıçısı haline getirilen topraklarımızdaki tüm ayrılıkçı, bozguncu ve nefret içerikli provokatif eylemleri her zaman ve şartta kınarken, Samsun BKD ve Kafkas Vakfı’nın, Çerkes ve Balkar kökenli Kuzey Kafkasyalıları itidale ve sağduyuya davet eden bildirilerine, aynı dilek ve temennilerle iştirak ediyoruz.

KAMUOYUNA DUYURU

Kabardey Balkar Cumhuriyeti’nde birkaç gündür devam eden olayları büyük bir endişe ile takip etmekteyiz. Bir grup Adige aktivistinin “Kanjal Zaferi”nin yıl dönümünde yapmak istedikleri demokratik ve meşru bir etkinliğe, etkinlik güzergâhında bulunan bir Balkar köyünde yapılan sinsi bir provokasyon ile masum kadın ve çocukların Adige aktivistlerinin önüne sürülmesi ve yaşanan tatsız olaylar, çatışmalar bizleri oldukça tedirgin etmişti.

Durum son 48 saat içinde daha da vahim bir hal almıştır. Gerginlikleri kontrol etmek bahanesi ile bölgeye konuşlandırılan Rus Omon birliklerinin başta etkinliğe katılan Adige aktivistler olmak üzere olaylara tepki gösteren herkese karşı kullandığı orantısız güç ve kontrolsüz şiddet durumu daha da kötüleştirmiştir. Birçok haksız gözaltı, kötü muamele ve karşılıklı provokasyonlarla bölgenin ortamı daha kritik bir aşamaya gelmiştir.

Bu gerilim iki komşu/kardeş halkın haricinde sadece başta Kremlin olmak üzere tüm küresel ve bölgesel güçlere yarayacaktır. Bu son olaylar; yüzyıllardır aynı coğrafyayı ve kaderi paylaşan komşu/kardeş halkların etnik milliyetçi duygularını yönlendirerek aralarında etnik çatışma çıkarmak, onları geri dönülemez bir şiddet sarmalına sokarak güçten düşürmek ve sonuçta “kendilerine ram etmek” yöntemini sömürgeci Rus yönetiminin halen rahatlıkla kullanılabildiğini göstermektedir.

Kuzey Kafkasya’nın gerilimlere, etnik çatışmalara, savaşlara ve sürgünlere değil, barışa, kardeşliğe, demokrasiye ve özgürlüğe ihtiyacı vardır. Bu coğrafyada yaşayan tüm halklar ve diasporaları, hepimiz, geçmişteki acı hatıralarımızı tekrar hatırlayarak kendimize gelmeliyiz.

Kadim coğrafyamızın kendi iç problemlerini çözmeye yönelik, kardeşlik hukukundan beslenen çok güçlü bir feraseti ve derin bir diplomasi geleneği vardır. Böylesi kritik zamanlarda; sömürge yaşamının dış müdahalelerini, fitne ve fesat çemberini kırabildiği dönemlerde daha belirgin bir şekilde gördüğümüz güzel örnekleri hatırlamalı ve bugüne yansıtmalıyız.

1990’lı yılların başında yine derin Rusya provokasyonları sonucu ortaya çıkan İnguş-Oset, Çeçen-Avar, Adige-Abaza-Karaçay-Balkar, Abhaz-Gürcü vb. krizleri karşılıklı anlayış, saygı ve diyalog yöntemi ile imkânları ölçüsünde büyük bir maharetle, geçici de olsa çözen Kafkas Halkları Konfederasyonu ve fedakâr yöneticilerini ve misyonlarını yeniden hatırlamak gerekiyor.

Bugünde acil ihtiyacımız olan budur. Duygusal tepkilerimizi elimine ederek, karşılıklı provakatif söylemlerden kaçınarak, birbirimize anlayış göstererek ve art niyetsiz, koşulsuz diyalog kurarak bütün iç sorunlarımız çözebiliriz. Çözmeliyiz… Çünkü bizim zaaf gösterdiğimiz, fitne ve fesat çukuruna girdiğimiz her durumda, bundan sömürgeci güç (ve güçler) ustaca yararlanmaktadır.

Son olaylar bize göstermiştir ki; gerilimleri bahane eden merkezi ve yerel Rus yönetimleri bir taş ile birkaç kuş birden vurmaya çalışmaktadır. Adige ve Balkar halkları arasında sokulan fitnenin yanısıra, bölgeye getirilen Çeçen/Oset ağırlıklı güvenlik güçlerinin etnik bileşeni bile yeni fitnelerin ateşlenmesine yöneliktir.

Bu vesile ile Kuzey Kafkasya’daki ve diasporalardaki tüm kardeşlerimizi, tüm milli örgütlerimizi, böylesi kritik günlerde kışkırtıcı olmamaya, sağduyulu davranmaya, yapıcı ve sorunları çözücü bir noktada durmaya ve büyük resmi okuyarak, asıl soruna odaklanarak, demokrasi ve insan hakları çerçevesinde yapılacak mücadele ile sömürge yaşamına karşı durmaya, özgürleşmeye çağırıyoruz.

Saygılarımızla.

Samsun Birleşik Kafkasya Derneği

Ne olmuştu?

Kabardino Balkar Cumhuriyeti’ne bağlı Kendelen kasabasında Kancalı Savaşı’nın anma törenlerinde Çerkezlerle Balkar Türkleri arasında arbede çıktı.

Rusya Federasyonu’na bağlı Kabardino Balkar Cumhuriyeti’ne bağlı Kendelen kasabasında Balkar Türkleri ile Çerkez milliyetçileri arasında üç günden beri yaşanan çatışmalar devam ediyor.

Kırım Hanlığı ile Çerkezler arasında 1708 yılında gerçekleşen Kancalı Savaşı’nın yıldönümü kutlamaları sırasında Kabardey Çerkezlerinin Balkar Türklerinin yaşadığı bölgelerde taşkınlık çıkardığı  öne sürüldü. Çıkan gerginlikte 18 Eylül tarihinde yerel halk ile bölgeden geçmeye çalışan Çerkezler arasında taşlı sopalı kavga yaşandı. Kolluk kuvvetlerinin olay yerine gelmesinden sonra da gerginlik devam etti.

QHA’da yer alan habere göre çatışmalar dün de devam etti. İki taraf arasında kalan polisin biber gazı kullandığı ve çok sayıda göstericiyi tutukladığı öğrenildi. Gece saatlerinde ise polisin havaya ateş açarak kalabalıkları dağıtmak istediği belirtildi.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com