Ana Sayfa Muhsin Yazıcıoğlu’nun Ölümü ve Dava Süreci

Muhsin Yazıcıoğlu’nun Ölümü ve Dava Süreci

 

25 Mart 2009
Helikopter kazası

25 Mart 2009 tarihinde, Muhsin Yazıcıoğlu ve yanındaki 5 kişinin Kahramanmaraş mitinginden Yozgat – Yerköy mitingine hareket etmek üzere bindiği helikopter bilinmeyen bir sebepten dolayı düştü.

Helikopter düştükten sonra İHA muhabiri İsmail Güneş 112 Acil Servisi aramış, bacağının kırık olduğunu, helikopterde bulunanlardan sadece BBP Sivas il Başkanı Erhan Üstündağ’ın inlediğini, ne BBP Sivas il başkan yardımcısı Murat Çetinkaya ne de pilot Kaya İstektepe’den ses gelmediğini, Muhsin Yazıcıoğlu’nu ise göremediğini söylemişti.”

27 Mart 2009

Enkaza 48 saat sonra ulaşıldı

İsmail Güneş’in son konuşması olan bu konuşmanın ardından 48 saat sonra helikopterin enkazı ve Muhsin Yazıcıoğlu dâhil 6 kişinin naaşı arama ekipleri tarafından Sisne ve Kızılöz Köyleri arasındaki Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkiinde bulundu.

Enkaz, 48 saat süren arama çalışmalarının yapıldığı bölgenin içerisinde değil 115 km uzağındaydı.

 

22 Nisan 2009

Başbakan’dan araştırma komisyonuna tam destek sözü

BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu helikopterin düşmesiyle ilgili Meclis Araştırması Komisyonu kurulması oy birliğiyle kabul edilmişti.

Başbakan’ın da desteğiyle araştırma komisyonu kuruldu. Komisyonun kazaya neden olan sebepleri araştıracağı ve öncelikle; sabotaj, ihmal ve suikast şüphesi üzerinde duracağı öğrenildi.

Erdoğan, komisyonun başına Bülent Arınç’ı geçirdi.

Nisan 2009

Sabotaj ihtimali yok gibi bir şey

Yapılan araştırmalar sonucunda Alman uzmanların hazırladığı kaza kırım ön raporunun ”fazla bir şey ortaya koymadığını” ifade ederek, ”Ama helikoptere sabotaj olmadığını görmemiz mümkün. Sabotaj ihtimali yok gibi bir şey‘.’ dedi.

Mart 2011

7 kişiye suçlama

Yürütülen soruşturma kapsamında Cumhuriyet Savcısı Uğur Koç tarafından hazırlanan fezleke, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

Hazırlanan fezlekede, ”Yapılan şikâyet dilekçeleri incelendiğinde helikopter düşme olayının basit bir helikopter kazası şeklinde değil, henüz üyeleri tespit olunamayan örgüt mensuplarınca yapılan sabotaj sonucu düşürülmüş olduğuna ilişkin iddialar ve helikopter düştükten sonra yapılan arama kurtarma faaliyetleri sırasındaki yaşanan gecikme ve olumsuzlukların kasıtlı olarak gerçekleştirilmiş bir faaliyet olarak nitelendirilmesi ve bu hususun taraflarca ileri sürülmüş olduğu belirtilmiştir.” denildi.

Ayrıca helikopter üzerinde bulunan ”Argus 5000 CE” ve ”Skymap 3” cihazlarının enkaz alanından kaybolduğu da ifade edildi.

Mirgün Cabas ve Mustafa Hoş’un çalışanı oldukları bir ulusal televizyon kanalı (NTV) tarafından ölen gazeteciye ait cep telefonu aranmak suretiyle sinyal verdirerek helikopterin düşürülmesine sebep oldukları iddia edildi. Mirgün Cabas ile Mustafa Hoş, Albay Sezai Akgün, Emniyet Amiri Dursun Özmen, helikopterin sahibi Mustafa Kemal Süler ile muhtarlar Yılmaz Tilki ve Abdullah Göllü’nün şüpheli sıfatıyla yargılanması istenildi.

Ekim 2011

Karakutuyu söken subay: ‘Emir almadık meraktan söktük

Soruşturma kapsamında 4’ü muvazzaf asker, 3’ü de Kaza Kırım Raporu’nu hazırlayan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) uzmanı 7 kişi ‘silahlı örgüt üyeliği’ ve ‘delil karartma’ iddiasıyla tutuklandı.

Helikopterden cihazları sökerken görüntüleri ortaya çıkan Aydın Ö. ve Nedim B.’nin savcılık ifadesinde, “cihazları sökmeleri konusunda herhangi bir emir-talimat almadıklarını” söyledikleri iddia edildi. Edinilen bilgiye göre, iki subay helikopterin uçuş bilgilerinin yer aldığı “Argus 5000 CE” ve “Skymap IIIC” cihazlarını “sırf merak ettikleri için” söktüklerini iddia ettiler.

Ocak 2013

Kanında karbonmonoksit bulunduğu iddiası

Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği helikopter kazasıyla ilgili olarak kendisinin ve beraberindekilerin kanında karbonmonoksit bulunduğu iddia edildi. Soruşturmada hayati önem taşıyan bu durum, karbonmonoksitin nasıl oluştuğuna ilişkin soruyu da beraberinde getirdi.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu kazada helikopterin kabin ısıtmasında kullanılan egzoz borusundaki bir çatlaktan “ortama” sızan karbonmonoksitin pilot ile yolcularda denge – görüş kaybına yol açmış olabileceğini bildirdi.

Raporunda karbonmonoksitin pilotta, denge ve görüş kaybının yanı sıra baygınlığa da neden olabileceğine işaret eden bilirkişi, pilotta ortaya çıkan fiziki sorunlar ile ağır ve sert kış koşullarının kazayla sonuçlanan süreci tetiklemiş olabileceğine dikkat çekti.

Şubat 2013

Düşen uçağa 2,5 saat sonra ulaşıldı

Bugün Gazetesi yazarı Adem Yavuz Arslan’ın gizli tanığa ulaşarak yaptığı görüşmeden çıkanları yazısında paylaştı..

Adem Yavuz, yazıda gizli tanığın şu iddialarına yer veriyor:
“Radarların susması diye bir şey yok ve Hava Kuvvetleri’ndeki kayıtlara göre enkaza 2,5 saat sonra ulaşılmış. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekât Merkezi Muharebe Yönetim Modeli’nden aktardığı görüntülere göre Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını taşıyan helikopterin enkazının üzerinde 17.43’te bir başka hava aracı gözüküyor.

17.47’de bir başka hava aracı aynı bölgeye geliyor. 17.49’da ise ilk gelen helikopter kaza bölgesinden ayrılıyor. Helikopterin 15:03’te düştüğünü göz önüne alırsak yaklaşık 2,5 saat sonra enkaza ulaşılmış.


Kasım 2013

BBP Kurucularından Emrullah Önalan, Yazıcıoğlu’nun infaz görüntülerini izlediğine ilişkin İfade verdi.

Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği ifadenin detayları Cihan Haber Ajansı tarafından yayımlanan bu videoda yer alıyor.

Şubat 2014

Muhsin Yazıcıoğlu’nun yolsuzluk iddiası videosu ortaya çıktı

Muhsin Yazıcıoğlu”nun ölmeden önce AK Parti hakkındaki yolsuzluk iddialarına yer verdiği bir konuşması ortaya çıktı. Konuşmada Yazıcıoğlu, bugünlerde AK Parti hakkında ortaya atılan yolsuzluk ve rüşvet iddialarına adeta gönderme yapıyor. Konuşmasında AK Partili belediyelerin ve yöneticilerin yolsuzluğa bulaştığını belirten Muhsin Yazıcıoğlu“nun, AK Parti ile ilgili yolsuzluk iddialarının yer aldığı ses kayıtlarını yayınlayan kişilerin kullandığı “Haramzadeler” kelimesini de kullanması dikkat çekiyor. Yazıcıoğlu bugünlerde AK Parti”ye yolsuzluk ve rüşvet konusunda yöneltilen suçlamaların neredeyse tamamını yönelterek, “Millet sizi haramzadelerden hesap sorun diye gönderdi. Şimdi sizin altınızdan pis kokular geliyor!” ifadesini kullanıyor.

Mart 2014

Gül: Mahkeme süratli davranmadı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamını yitirdiği kazayla ilgili olarak, “Maalesef mahkeme çok süratli çalışmadı. DDK raporu bazı soruların yanıtsız kaldığını ve araştırılmadığını gösterdi. Mesela Genelkurmay ve askeri radarlarda inceleme daha yeni yapıldı, gecikme yaşandı. Tabii ki bu DDK’nın yetkisinde değil, savcılığın işi. Oralarda uçuş yapıldı mı, helikopter kazası bu yüzden mi yaşandı?” diye konuştu.

Mart 2014

Emrullah İşler, Paralel Yapı’yı Sorumlu Gösterdi

9 Mart 2014 tarihinde Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler’den kaza ile ilgili bir açıklama geldi. İşler kazanın suikast olduğunu düşündüğünü söyledi.

\”Bu yapının ortaya çıkmasından sonra rahmetli Yazıcıoğlu’nun suikastında devlet içindeki çetelerin etkisi olduğunu düşünüyorum\” diyen İşler’in ilgili açıklaması burada.

Mart 2014

Radar kaydı Erzurum’dan çıktı

Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada savcılık, 4 dakika 37 saniyelik radar kaydının peşine düştü. Savcılığa gönderilmediği iddia edilen kayıtların yapılan keşifler sonucu Erzurum Dumlu Radar Üssü’nde olduğu tespit edildi.

Erzurum Dumlu Radar Üssü, Genelkurmay Harekât Merkezi , Hava Kuvvetleri Komutanlığı MY modül (Muhabere Yönetimi) birimi ile Ankara Ahlatlıbel Radar Üssü’nde bir hafta boyunca keşif yapıldı. Yapılan keşfe çok sayıda bilirkişi de katıldı. “Radar kayıtları arıza sonucu mu gönderilmedi?” konusunun bilirkişilerin hazırlayacağı rapor sonucunda netleşeceği ifade edildi.”

 

Mart 2014

Yazıcıoğlu’nun ölüm emri ve fetvası!

Akşam Gazetesi yazarı Cengiz Özdemir, gündemi sarsacak bomba bir iddiayı köşesine taşıdı.

İddiaya göre kayıtta şu bilgiler yer alıyordu:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Prof. Dr. Hayrettin Karaman’a devletin bekası için Muhsin Yazıcıoğlu’nun katlinin caiz olup olmadığını soracak.
Fetvasını isteyecek.
Hayrettin Karaman hocanın cevabı, “katli vaciptir” olacak.
Bu cevap üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dönüp Hakan Fidan’a, “Merak etme ben fetvasını hem de Hayrettin Karaman hocadan aldım” diyecek.
Hakan Fidan da, “Tamam o zaman; emredersiniz” diyerek operasyon emrini verecek.
MİT’in Operasyon Timi de Hakan Fidan’ın emri hem de fetvalı olunca, “emredersiniz” deyip selam çakacak.
Ve helikopter kazası süsü verilen bir suikastla Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından öldürtülecek!

Bir süredir sosyal medyada konuşulan ve 25 Mart’ta çıkacağı söylenen Muhsin Yazıcıoğlu’yla ilgili ‘ses kaydı’ iddiasını köşesine yazan Özdemir, çıkacak kaydı, içeriğini de paylaşarak peşinen yalanladı…

İşte o yazı

29 Mart 2014

Gülefer Yazıcıoğlu hükûmeti sorumlu tuttu

Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, şüpheli kazanın aradan geçen 5 yıla rağmen aydınlatılamamasından hükûmeti sorumlu tuttu. 29 Mart’ta eşi ve kazada ölen 4 kişi için Sivas’ta düzenlenen anma töreninde konuşan Yazıcıoğlu, “Türkiye’yi yönetenlere sesleniyorum: Canınız istediği zaman her şeyi nasıl yaptığınızı 17 Aralık’tan sonra gözümüze soka soka gösterdiniz. Görüyoruz ki sizlerin canı acıdığı zaman neler yapıyormuşsunuz, nelere kadirmişsiniz! Muhsin Yazıcıoğlu size gerçek manada kardeşlik yapmıştı. Ama siz Muhsin Yazıcıoğlu’na kardeşlik yapmadınız, yapmamaya da devam ediyorsunuz. 5 yıldır bizlerin dertlerini bir nebze olsun telafi etme yoluna gitmediniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde kişiye, zamana, duruma göre değişen bir adalet sistemi varmış. Önce karla örttünüz, sonra da farklı şekillerde örtmeye çalıştınız. Karşınızda aptal insanlar var zannetmeyin!” ifadelerini kullanmıştı.

23 Mayıs 2014

Soruşturmaya yeni atanan savcıdan ilginç tespitler

Dosyayı Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan devralan yeni savcı, birçok sanık hakkında takipsizlik kararı verdi. Savcı ayrıca, helikopter enkazından GPS cihazlarını çalan askerler arasında bir örgüt bağı bulunmadığını savundu. Kahramanmaraş Savcısı Habib Korkmaz, ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında, “Tüm şüpheliler hakkında ayrıca silahlı terör örgütüne üye olma suçunun isnat edildiği, toplanan delillere göre şüpheliler arasında terör suçu işlemek için oluşturulmuş  bir örgütün varlığına dair delil ve emare bulunmadığı, asker şahıslar arasındaki görevden kaynaklanan hiyerarşinin suç örgütü hiyerarşisi olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.” ifadelerini kullandı. Savcının, şüpheliler hakkında yüklenen suçlardan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair verdiği karar, helikopterden cihazı çalan isimler ve kaza kırım ekibini kapsıyor.

 
Zaman gazetesinde yer alan habere göre; Habib Korkmaz ek kovuşturmaya gerek olmadığına dair verdiği kararda, muvazzaf askerler tarafından helikopterin enkazından sökülen cihazların, ‘basit GPS cihazları’ olduğunu ve düşme nedenini ispata yarayacak bilgiler içermediğini öne sürdü. Cihazların alınmasına yönelik eylemin suç delillerinin gizlenmesi ve yok edilmesi suçunu oluşturmayacağı, bu nedenle şüphelilere atılı bu suçun unsurlarının oluşmadığını, eylemin nitelikli hırsızlık suçu kapsamında kaldığını kaydetti. Kararda ayrıca kayıp cihazların, arama kurtarma için geldiği enkaz bölgesinde düşen Sikorsky helikopterin soruşturmasını yapmak için orada olan Semih Yüksekkaya, Davut Uçum, Suat Kaplan, Halil İbrahim Açan, Bekir Çerikçi, Cemal Şahin, Nedim Bakırhan, Nusret Memiş ve Aydın Özsıcak tarafından sökülerek alındığı, bu nedenle haklarında ‘nitelikli hırsızlık’ suçundan kamu davası açılmasına karar verildiği belirtildi.
Enkaz bölgesinden çalınan ve savcının ‘basit’ dediği Argus 5000 CE ve SKYMAP IIIC cihazları helikopterin uçuş bilgilerini muhafaza ediyor. Hangi noktalar arasında uçtuğunu, irtifa bilgilerini, hızını kayıt altına alıyor. Uzmanlar, “Helikopter bir dış etkiyle düşürüldüyse, ilk ortadan kaldırılacak  cihazlar bunlardır.” diyor. 

,

4 Haziran 2014

Dört tanığın ifadesi alındı

“25 Mart 2009’da meydana gelen helikopter kazasının ardından çok farklı iddialar gündeme gelmişti. Kazanın ardından Kayseri’den kamuoyuna duyurulan “Muhsin Yazıcıoğlu’nun ayağı ve kaburgası kırık, hastaneye kaldırılıyor”  açıklamaları, olayla ilgili kuşkuları güçlendirmişti. Bu bilgiyi Kayseri’deki yetkililere ilettiği öne sürülen dönemin Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen hakkında geçtiğimiz günlerde, Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde ‘görevi kötüye kullanmak’ suçlamasıyla dava açıldı. Dava kapsamında Kayseri’de bugün 9. Sulh Ceza Mahkemesi’nde 4 kişinin talimatla tanık olarak ifadeleri alındı. Dönemin Kayseri İl Özel İdaresi Genel Sekreteri olan Nevşehir Vali Yardımcısı Mustafa Atsız, Sağlık Müdürü Ahmet Öksüzkaya, Anadolu Ajansı Bölge Müdürü İsmail İçer ve dönemin Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Orhan Dinç, 9. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarak ifade verdi.

Tanıklara, Dursun Özmen ile irtibatlı olup olmadıkları ve o gün Türkiye kamuoyuna yansıyan “Muhsin Yazıcıoğlu’nun ayağı ve kaburgası kırık, hastaneye kaldırılıyor” bilgisinin alınıp alınmadığı soruldu. İfadesine başvurulan Vali Yardımcısı Mustafa Atsız, “Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşadığı bilgisi, o sırada makamda bulunduğum eski valimiz Mevlüt Bilici’ye dönemin Emniyet Müdürü Orhan Özdemir ile Jandarma Bölge Komutanlığı’ndaki bir üst düzey yetkiliden geldi. Onlar da bu bilgiyi Kahramanmaraş’tan aldıklarını teyit ettiler. Bildiklerim bundan ibarettir” dedi.
Diğer tanıklar da benzer ifadelerde bulundu.

 


Muhsin Yazıcıoğlu’nun Ölümüne İlişkin İlk… paylaşan: haberler

3 Ekim 2014

Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin ilk duruşma görüldü

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin açılan davanın ilk duruşması, Kahramanmaraş 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde sabah saatlerinde başlayan duruşmayı BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu, çocukları Firuze ile Furkan, avukat Kemal Yavuz ve partililer katıldı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Yazıcıoğlu’nun eşi, çocukları ile bazı partililerin dinlendiği ve akşam saatlerinde kadar süren duruşma, mahkeme tarafından 4 Aralık’a ertelendi.

Mahkemenin ardından BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, toplumda yer edinen 6-7 şüphenin görüşüldüğünü belirterek, şunları söyledi: “Bugün buruda rahmetli Muhsin başkanımızın, şehit liderimizin ve onunla birlikte hayatını kaybeden arkadaşlarımızın şehadet süreci diye adlandırdığımız soruşturmayla ilgili ilk duruşma gerçekleştirildi. Tabii duruşmanın içeriğiyle ilgili bilgi vermemiz çok doğru olmaz. Ama şunu söyleyebiliriz ki bugünkü duruşmanın konusu biliyorsunuz biz hep 6-7 şüpheden bahsettik. Yani toplumda Muhsin başkanımız ve arkadaşlarımız öldürüldü yada bir suikasta kurban gitti, işte helikopter bir sabotajla algısını oluşturan 6-7 tane ana şüphe vardı. Bunlardan birincisi de ‘Kurtuldu geliyorlar’ bilgisi. Yani işte ‘Helikoptere ulaşıldı, rahmetli Muhsin başkanımızın ayağı kırık, kaburgaları kırık, kurtuldu’ geliyor diye bu bilgi Kayseri Valiliği’nden çıktı. En önemli mahreci orasıydı. Bu bilgiyle birlikte bir arama-kurtarma engellendi ve geciktirilmiş oldu. Bir manipülasyon yapıldı. Yani başta işte bizim gönüldaşlarımız, ocaktaki partili arkadaşlarımız ve sevenleri üzerinde bir manipüle yapıldı. Üçüncüsü de büyük bir infial uyandırılmasına da sebep oldu. Duruşmanın konusu buydu. İlgili tanıklar dinlendi. Bizler müşteki sıfatıyla; hem aileler, hem biz parti olarak, hem de avukatlarımız burada tanıklık ettik. Yani bildiklerimizi anlattık. Mahkeme 4 Aralık’a gün verdi.”

18 Ekim 2014

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde şok iddia!

BBP eski genel başkan yardımcısı Metin Gündoğdu, katıldığı Deşifre programında, “Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünde Ramazan Akyürek’in ihmali olabilir” ifadelerini kullandı.

“Milliyetçi şahsiyetlerin hassasiyetini kullanmaya çalışıyorlar.” diyen Gündoğdu, “Ülke bölünüyor diyerek ortalığı karıştırmak istiyorlar. Danıştay saldırısından bir gün önce ramazan Akyürek Danıştay’a gidiyor. Alparslan Aslan da Danıştay’a gidenlerden. Bu olaylar peş peşe geliyor tesadüf değil.” sözlerini kullanarak çok çarpıcı tespitlerde bulundu.
Gündoğdu, “2004’den itibaren Trabzon’daki olaylarla birlikte Hrant Dink olaylarıyla birlikte Büyük Birlik camiasını bu işin içine dahil etmeye çalışan ve daha sonrasında yazılan çizilenlere göre çok ciddi manada bu yapının içerisinde olduğu iddia edilen kişi (Ramazan Akyürek) 2009’da rahmetli (Muhsin Yazıcıoğlu) vefat ettiğinde istihbarat daire başkanıydı. istihbarattan bir birim rahmetlinin arama kurtarma çalışmalarını sekteye uğratıyor. Bununla ilgili ciddi şekilde üstlerine gidilmesi lazım.” dedi.

16 Kasım 2014

Savcı Zekeriya Öz, kendisine gelen bir tweeti Twitter hesabından paylaştı: \”Muhsin Yazıcıoğlu’nu ortadan kaldıran İrancı bakan kimdi?

Bolu Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz, kişisel Twitter hesabından Büyük Birlik Partisi’nin vefat eden lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği kazayla ilgili dikkat çeken bir mesaj paylaştı. Öz’ün ‘gelen bir tweet’ diye paylaştığı “Yazıcıoğlu’nu ortadan kaldıran İrancı bakan kimdi” başlıklı notta, şu iddialara yer veriliyor:

“Yazıcıoğlu’nu AKP’ye katarak gelecekte herhangi alternatiflik bir kaygı taşımak istemeyen Ampullerin Efendisi, Muhsin Başkan’dan gelen ‘ret’ cevabı sonrası adeta çıldırmıştı. (Sen kim oluyorsun?) … Ve Muhsin Başkan’ın AKP-İran aleyhine edindiği kozmik bilgileri arşivlediği ve birtakım yerlere sızdırıldığı öngörüsü AKP’de sonun başlangıcı olabilirdi.” Notta, bu iddianın ardından iki F-4 uçağının, Yazıcıoğlu’nun helikopterinin çok yakınından geçerek hava basıncı oluşturduğu ve helikopteri türbülansa sokarak düşürdüğü ileri sürüldü: “Kendilerine bildirilen rota üzerinden uçarak, bilmeden Muhsin Başkanı’nın helikopterinin düşmesini sağlayan o iki pilot, Suriye’de Esed rejiminin vurarak düşürdüğü 2 pilot mu?
“Türkiye’de hep bir şeyler ortaya çıkacakken gizli bir elin devreye girerek soruşturmaları kapattığını” belirten Savcı Öz, şöyle devam etti: “Mezarı başında rahmetle andıkları Muhsin başkanın soruşturmasını kapatanların nasıl terfi ettirdiklerini utanmadan anlatsalar da millet bilse. Bugüne kadarki bilgilerden bu olayın temelinin Dolmabahçe görüşmesine, planlayanların da kozmik oda soruşturmasında yer aldığı yönünde bilgi var. Kozmik oda soruşturması Ergenekon’un kilitlendiği, soruşturmanın kapatılmasına yol açan bir soruşturmayken kim tarafından niçin kapatıldı? Türkiye’de hep bir şeyler ortaya çıkacakken gizli bir el devreye girip soruşturmaları kapatıyor. Ergenekon, Zirve, KCK, Yazıcıoğlu soruşturmaları gibi.”

4 Aralık 2014

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşması yapıldı

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin dönemin Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen hakkında ‘görevi kötüye kullanma’ suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması, Kahramanmaraş 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Davanın tek sanığı Dursun Özmen, Isparta’dan Ses ve Görüntü  Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) katıldığı duruşmada hakkındaki suçlamaları reddedip ‘günah keçisi ilan edildiğini’ söyledi.

Partililer, duruşma nedeniyle toplandıkları Kahramanmaraş Adliyesi önüne üzerine ‘adalet’ yazılı ve boynuna ip geçirilen, gözleri kapalı adaleti temsil eden kartondan yapılan kız fotoğrafının asıldığı temsili dar ağacı bıraktı. Adliyenin karşısındaki bir inşaata Muhsin Yazıcıoğlu’nun dev fotoğrafını asıp uzun süre tekbir getiren partililer, uzun süre ‘Yazıcıoğlu burada’ sloganlara attı.  Duruşmayı takip etmek için adliyeye gelen gazeteciler duruşma salonuna alınmadı.
Mahkeme heyeti, Özmen’e Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölmediği ve ayağının kırık olduğuyla ilgili dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici’ye ulaştırılan bilgiyi kimden aldığı, nasıl hazırlandığı ve bilgi notunun talimatla yazılıp yazılmadığı soruldu. Özmen, ara çalışmalarında sahada bulunan 3 ayrı ekip, 112 Acil Komuta Merkezi kayıtları ve İstihbarat Şubesi’ne gelen ihbar telefonlarını değerlendirerek emniyetin haber merkezindeki polislerle hazırladıklarını, sonra da amirlerine verdiklerini söyledi. Bilginin teyit edilmemiş olduğunu söyleyen Özmen, bu bilgilerin sadece yetkili kişilere bilgi amaçlı ve üçüncü şahıslarla paylaşmamak üzere verildiğini belirtti. Özmen, “Notlarımız Kayseri Valisi’nin açıklama yapmasına dayanak teşkil etmez” diyerek o dönem bir milletvekilinin Kayseri Valisi ile görüştüğünü söyledi.
Sanık Özmen’e mahkeme tarafından dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’in bilgi notu gönderilmesi yönünde talimatı olup olmadığı yönündeki sorusuna kendisine herhangi talimat olmadığını kaydetti. Özmen, Ankara İstihbarat Dairesinde görevli polis memuru Mehmet Gül ile kaza günü neden 39 kez telefonla görüştüğünün sorulması üzerine ise, “O gün çok sayıda kişi bilgi için beni aradı. Kimlerin aradığını hatırlamıyorum” diye cevap verdi.
Albay Cemal Temizöz ile tanışıp tanışmadığının sorulması üzerine ise Özmen, Temizöz’ü doğrudan görüştüğü bir kişi olup olmadığını hatırlamadığını ifade etti.
Özmen, Temizöz’ü resmi veya gayri resmi dinleyip dinlemediklerinin sorulması üzerine kesinlikle dinleme yapmadıklarını söyledi.
Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden sanık Özmen, “Günah keçisi ilan ediliyorum. Mağdur edildiğime inanıyorum. Ben kurtarma çalışmalarına katkı ve bir an evvel yapılması için gerekeni yaptım. Kayseri Valisi beni hedef gösterdiği için bu durumla karşı karşıyayım” diye konuştu.
BBP avukatları, sanık Özmen’in örgüt üyesi olduğu ve delilleri karartma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle tutuklu yargılanmasını istedi. Sanık Özmen, örgüt iddialarını da reddetti. Mahkeme, akşam saatlerinde kadar süren duruşmayı diğer tanıkların da dinlenmesine için 17 Şubat tarihine ertelendi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, taleplerinin dosya unsuru tüm konuların birleştirilerek Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi olduğunu belirtti.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun avukatlarından Kemal Yavuz ise dosyada 109 şüphelinin bulunduğunu ifade ederek davanın tek bir kişinin ihmaline bağlanmaya çalışıldığını söyledi ve “Biz bunu yutacak değiliz” dedi.

4 Şubat 2015

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesine 756 bin lira tazminat

Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Esas HavaTaşımacılık Turizm Ticaret Şirketi’nin, 25 Mart 2009’da meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden aralarında eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 2 kişinin ailelerine 1 milyon 356 bin lira maddi ve manevi tazminat ödemesine hükmetti.

Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, “Davacıların Muhsin Yazıcıoğlu’nu kayıp etmeleri nedeniyle ömürleri boyunca onun yokluğunu ve manevi acısını yüreklerinde hissedecekleri her türlü kuşkudan uzaktır ve tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak miktarda olmalıdır” görüşü savunularak, Muhsin Yazıcıoğu’nun eşi ve çocuklarına, 206 bin lira maddi, 550 bin lira da manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Mahkeme, Yancı ve İstektepe ailesinin 8 ferdine de 75’er bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Buna göre, ilgili havacılık firmasının ailelere 1 milyon 356 bin lira maddi ve manevi tazminat ödemesi kararlaştırıldı.
Mahkeme ayrıca kaza tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faizin işletilmesini ve sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına hükmetti.
Bu arada helikopter kazasında yaşamını yitiren gazeteci İsmail Güneş’in ailesinin ise ilgili havacılık firması hakkında İstanbul ‘da maddi ve manevi tazminat davası açtığı öğrenildi. (AA)

17 Şubat 2015

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin davaya devam edildi

Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan dava açılan dönemin emniyet amiri Dursun Özmen’in yargılanmasına devam edildi.
Mahkemede, helikopter enkazını bulan eski Döngel köyü Muhtarı Yılmaz Dilki tanık olarak dinlendi. Avukatlar, helikopter enkazını bulanların yanı sıra yer tespiti yapanların da dinlenmesini ve sanık Özmen’in tutuklu yargılanmasını talep etti. Duruşma, 21 Nisan 2015’e ertelendi.
BBP Genel Başkanı Destici, adliye çıkışı gazetecilere yaptığı açıklamada, dosyanın bir bütün olarak ele alınmasını istediklerini söyledi. Daha önce olayla ilgili 7 şüpheden bahsettiklerini vurgulayan Destici, “Hakim ve savcılardan, bütün şüpheleri gidererek olayı aydınlatmalarını bekliyoruz. Burada hatası, kusuru ve kastı olan kim varsa adalet önüne çıkartılıp hak ettikleri cezayı almasını bekliyoruz.” dedi. Davanın sağlıklı yürüyebilmesi için cesur savcı ve hakimlere ihtiyaç olduğunu anlatan Destici, devam eden hukuki sürecin kendileri için manevi değeri olduğunu vurguladı. Hiç kimsenin bu süreci kendi kavgasına alet etmemesi gerektiğinin altını çizen Destici, “Kendi çatışmasına malzeme yapmasın. Kendi filmlerine senaryo yapmasın. Ellerinde bir bilgi varsa yapacakları şey Kahramanmaraş Cumhuriyet savcılığına teslim etmektir” diye konuştu.
Gülefer Yazıcıoğlu ise partililere, 6 yıllık dava sürecinde kendilerini yalnız bırakmadığı için teşekkür etti. Adaletin gecikmemesi gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: “Mahkemede bugün bir şey daha duydum ki içim yandı. Enkazı bulanlar mahkeme huzuruna çıkıyor ama yer tespitini iletmeyenler, arama kurtarmaya yapmayanlarla ilgili hiçbir soruşturma yapılmıyor. Adaletin kör, sağır ve dilsiz olduğu bir ülkede yaşamak istemiyorum. Benim ülkemde adalet kişiye, zamana ve duruma göre değişsin istemiyorum. Adalet herkese eşit olsun istiyorum.” 
Bu arada adliye önünde toplanan bir grup partili, Yazıcıoğlu lehine slogan attı. .

16 Mart 2015

Muhsin Yazıcıoğlu Davasında ‘NASA’lı İfade

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte altı kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin davada, tanıkların ilginç ifadeler verdiği ortaya çıktı. GriHat’ın ulaştığı ifade tutanaklarında, tanık Abdullah Göllü, ‘‘Olaydan sonra Bakan Beşir Atalay bizi Ankara’ya çağırdı, görüşmeyi yaptık… Beni enkazın olduğu yerde iken M.D. isminde NASA’da olduğunu söyleyen bir şahıs aradı’’ diyor.
Abdullah Göllü o anı şöyle anlatıyor:
“Beni enkazın olduğu yerdeyken M.D. isminde NASA’da olduğunu söyleyen bir şahıs aradı. Beni cep telefonumdan dolayı uydu ile gördüğünü, yaklaşık 25 metre güneyimde üç kişinin daha olduğunu, kontrol edip edemeyeceğimi sordu. Ben de dediği yere gittiğimde küçük bir kovuk olduğunu, yaklaşık 3-4 kişinin sığabileceğini gördüm ve bu kovuğun önünde de bir kişiye ait asker postalı izleri olduğunu gördüm. Ancak orada bende başka kimse yoktu. 17 kişilik grupta bende askeri bot vardı ancak kardaki iz ‘Yakupoğlu’ markalı ve yıldız deseni olan bir bottu.’’

20 Mart 2015

Yazıcıoğlu Helikopter Kazasında 129 Sır Görüşme

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte altı kişinin yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin davada, kazanın yaşandığı güne ait kritik HTS (telefon ve baz bilgileri) kayıtları ortaya çıktı. Devam eden davanın tek sanığı olan dönemin Kahramanmaraş İl Emniyet Müdür Yardımcısı D.Ö.’nün üzerine kayıtlı iki telefon numarasından, kazanın meydana geldiği gün toplam 129 görüşmenin yapıldığı belirlendi. Bu görüşmelerin 39’unun, o dönem Ankara İstihbarat Dairesi’nde görevli olan polis memuru M.G. ile yapılması dikkat çekti.

Kazanın ardından başlatılan soruşturma kapsamında, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı 21 Temmuz 2010 tarihinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan (TİB) sanık D.Ö. adına kayıtlı tüm hatların tespit edilmesini talep etti. TİB’in başsavcılığa ilettiği kayıtlar, kazanın yaşandığı gün, D.Ö.’nün üzerine kayıtlı cep telefonu numaralarından çeşitli illerdeki çok sayıda kişiyle görüşme gerçekleştirildiğini ortaya koydu. D.Ö. adına kayıtlı 0505….94 ve 0505….95 numaralarından toplam 129 görüşmenin yapıldığı belirlendi. D.Ö., mahkemede verdiği ifadede sonu 95’le biten numarayı kendisinin, 94’le biten numarayı ise eşinin kullandığını dile getirdi.
Görüşmelerin ayrıntıları Grihat’ın haberinden okunabilir.

23 Mart 2015

MuhsinYazıcıoğlu davasında deliller karartıldı mı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin bulunduğu helikopterin Kahramanmaraş’ta düşmesi sonucu ölenlerin aileleri, kaza sonrası devam eden davanın kapatılmasına ve delillerin karartılmasına izin vermeyeceklerini belirtti.

Kazada ölen dönemin BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstüdağ’ın ağabeyi Ahmet Üstündağ yaptığı açıklamada, “6 yıl önce bugün her evin acısını yüreğinde hissettiği bizleri ve aziz milletimizi derinden üzen kamuoyunda kaza olarak vuku bulan ama aziz milletimiz ve bizlerin nezdinde idari teknik suikast olarak tarihe geçen ve üzerinden ne kadar zaman geçse de bu suikastı unutmayıp unutturmayacağımızı belirtmek istiyorum. 6 yıl önce bugün planlı ve isteyerek hazırlanmış suikastte kardeşlerini kaybeden bizler, bu güzel 6 insana suikastı hazırlayanlardan günü geldiğinde hesap soracağımızın bilinmesini istiyoruz. Bizler hukuk süresinde gelinen noktada artık davanın önünün tıkandığını ve hukukun üstünlüğünü yitirmeye başladığını belirtmek istiyoruz. Açık ve net olarak söylüyoruz ki davanın kapatılmasına veya zaman aşımına uğratılmasına, delillerin karartılmasına asla müsaade etmeyeceğiz.” dedi.
Üstündağ, kazayla ilgili süren davayla ilgili olarak tazminat davasın sonuçlandığını, helikopterden cihazların sökülmesi davasının ise devam ettiğini belirtti.

 

Scroll Up
Tema Tasarım | Osgaka.com