Haber-Yorum: Sencer Buğrahan
Çin, Doğu Türkistan’ın sözde özerkliğinin 70. yılını törenlerle kutladı. Şi Cinping, sahneye çıkıp “birlik, refah ve kültürel ilerleme” nutukları attı. Fakat Doğu Türkistan’ın sokaklarından yükselen sessizlik, bu propagandanın üzerini örtemiyor. Çünkü orada milyonlarca insanın dili susturulmuş, kimliği yok edilmek isteniyor. Çin’in Doğu Türkistan’daki politikası artık adıyla anılmalıdır: Soykırım!
Kampların Gölgesinde Yapılan Kutlama
Resmi kutlamalarda şatafatlı törenler, parıltılı söylemler vardı. Ama perde arkasında toplama kamplarında anneler evlatlarından koparılmış, çocuklar ailelerinden uzaklaştırılmış, yüzbinlerce insan inancı uğruna hapsedilmiş durumda. Şi “refah” derken, binlerce Uygur kadının zorla kısırlaştırıldığını; “birlik” derken imamların susturulduğunu; “kültürel ilerleme” derken Kur’an kurslarının kapatıldığını görmezden geliyor.
Bu nasıl bir birliktir ki camilerin kapılarına kilit vurulur?
Bu nasıl bir refahtır ki halk zorla çalıştırılır?
Bu nasıl bir ilerlemedir ki bir milletin dili yasaklanır, kimliği silinmeye çalışılır?
Dünya Neden Susuyor?
Doğu Türkistan’da yaşananlar yalnızca Pekin’in suçu değil. Bu vahşeti görmezden gelen, ekonomik çıkarlarını Uygur kanının önüne koyan dünya da bu suça ortaktır. İslam ülkeleri sessiz, Batı dünyası çıkar hesaplarına gömülmüş. BM ise etkisiz açıklamalarla yetiniyor. Bosna’da, Ruanda’da yaşananların ardından “bir daha asla” diyen insanlık, Doğu Türkistan söz konusu olduğunda kör ve sağır.
Unutmayalım: Sessizlik zulmü büyütür, sessizlik soykırımı meşrulaştırır!
Bu Soykırımı Durdurmak İçin Adım Atılmalı
Artık kınama mesajlarının, göstermelik açıklamaların vakti geçti. Çin’in Doğu Türkistan’daki suçları bağımsız heyetlerce araştırılmalı, uluslararası mahkemeler devreye girmeli. Ekonomik çıkar uğruna susan devletler, halklarının vicdanına hesap vermelidir.
Her gün kamplarda işkence gören, evlatlarından ayrı düşen, dinini gizlice yaşamak zorunda bırakılan kardeşlerimiz, bizim suskunluğumuz yüzünden daha fazla acı çekmemelidir. Bugün harekete geçmezsek yarın çok geç olacak!
Vicdanlar Ayağa Kalkmalı
70 yıllık özerklik masalının ardında, kanla, gözyaşıyla yoğrulmuş bir gerçek var. Şi’nin sahte “birlik ve refah” masalları, Doğu Türkistan’daki soykırımı gizlemeye yetmez. Orada yükselen her çığlık, bütün insanlığın vicdanına yöneliktir.
Şimdi sesimizi yükseltmenin, mazlumların yanında durmanın zamanıdır. Doğu Türkistan’da soykırım sürerken susan herkes, tarihin kara sayfalarında zalimlerin yanında anılacaktır.
Ey insanlık!
Doğu Türkistan yanıyor.
Doğu Türkistan kan ağlıyor.
Doğu Türkistan soykırımla yüz yüze!
Bugün ses vermezsek, yarın bu utancı hep birlikte taşıyacağız.

