Sözkonusu panel, herhangi bir hükümet veya kuruluştan bağımsız olarak görev yapan bir grup insan hakları uzmanından oluşuyor.
Dr. Gülşen Abbas, kız kardeşi Uygur Hareketi kurucusu ve başkanı Ruşen Abbas’ın Çinli yetkililerin Uygurlara yönelik muamelesine ilişkin eleştirel görüşlerini paylaşmasının ardından gözaltına alındı.
Taylor, ‘X’ sitesinde yayınladığı bir yazıda, “ÇHC’nin, kız kardeşinin Çinli yetkililerin Uygurlara yönelik muamelesini eleştirmesine açıkça misilleme olarak” gözaltına alınan Uygur doktor Gülşen Abbas hakkında bilgi vermesi çağrısında bulunan BM uzmanlarına katıldığını belirtti.
Dava, bu yıl Haziran ayında BM’den aynı uzmanlar heyetinin Çinli yetkililerden 2019 yılından bu yana terörle bağlantılı suçlamalarla 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığına inanılan tutuklu Uygur doktor Gülşen Abbas’ın durumu hakkında bilgi vermelerini talep etmesiyle BM’nin dikkatini çekti.
BM İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Mary Lawlor, o dönemde yayınladığı açıklamada şu ifadelere yer vermişti: “Tutuklanmasının üzerinden neredeyse altı yıl geçen Dr. Abbas’ın aile üyeleri hâlâ nerede hapsedildiği, onu mahkum etmek için kullanılan kanıtlar ve en endişe verici olanı da sağlık durumu hakkında bilgi sahibi değil. Çinli yetkilileri uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uymaya ve en azından Dr Abbas’ın ailesine bu bilgileri vermeye davet ediyorum.”
Bu açıklamada ayrıca Abbas’ın çeşitli sağlık sorunları olduğu ve Eylül 2018’de gözaltına alındığı iddia edildi. Ancak Abbas’ın tutuklanması ve kendisine yöneltilen suçlamalar, hakkında yürütülen dava ya da 2020 yılına kadar tutulacağı cezaevi hakkında ailesine herhangi bir bilgi verilmedi.
BM raporu, Dr. Abbas’ın mahkum edildiği suçlamaların resmi teyidinin ancak Aralık 2020’de Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü tarafından bir basın toplantısında sorulan bir soruya cevaben Dr. Abbas’ın “bir terör örgütüne katılmak, terör faaliyetlerine yardım etmek ve toplumsal düzeni bozmak için kalabalık toplamak suçlarından” hapse atıldığını belirttiğini iddia etti.
Buna göre, Abbas herhangi bir siyasi ya da insan hakları faaliyetine katılmamış, ancak ABD merkezli bir Uygur insan hakları savunucusu olan kız kardeşi Ruşen Abbas’ın Washington’da halka açık bir etkinlikte yaptığı konuşmada Çin’de Uygur nüfusuna karşı yapılan zulmü eleştirmesinden altı gün sonra gözaltına alınmıştır.
Aynı BM raporunda ayrıca, 2022 İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin (OHCHR) Uygur Özerk Bölgesi’ndeki insan hakları endişelerine ilişkin değerlendirmesinde, Doğu Türkistan ile ilgili savunuculuk faaliyetlerinde bulunan sürgündeki Uygurların aile üyelerine yönelik “yıldırma, tehdit ve misilleme” iddialarına dikkat çekildi.

