Site icon Haber Nida

Adrian Zenz Raporu: Çin’in Doğu Türkistan’daki Zorla Çalıştırma Sistemi Küresel Alarm Veriyor

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerine ilişkin çalışmalarıyla tanınan Alman araştırmacı , yayımladığı yeni akademik araştırmada Çin’in Uygurlara yönelik iş gücü politikalarının modern çağın en gelişmiş devlet zoruyla çalıştırma sistemlerinden biri haline geldiğini savundu. Taylor & Francis bünyesinde yayımlanan kapsamlı çalışmada Zenz, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı “iş gücü transfer programlarının”, klasik çalışma kampı modellerinin ötesine geçen yeni bir baskı ve kontrol mekanizması oluşturduğunu belirtiyor. Araştırmaya göre Pekin yönetimi yalnızca toplama kamplarıyla değil; ekonomik baskılar, dijital gözetim sistemleri, bürokratik kotalar ve sosyal kontrol araçlarıyla da milyonlarca Uyguru devlet kontrollü iş gücü ağına dahil ediyor.

“Gönüllü çalışma” görüntüsü gerçeği yansıtmıyor

Zenz’in çalışmasının merkezinde “yapısal zorlayıcılık” (structural coercion) kavramı bulunuyor. Araştırmaya göre Uygurların önemli bölümü resmi kayıtlarda “gönüllü çalışan” olarak görünse de, gerçekte devlet tarafından oluşturulan baskı ortamı nedeniyle çalışmayı reddetme imkanına sahip değil. Raporda dikkat çekilen baskı unsurları arasında şunlar yer alıyor: Zenz’e göre bu yapı yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda siyasi ve demografik bir dönüşüm projesi niteliği taşıyor.

2017 sonrası kitlesel dönüşüm

Araştırma, 2017 yılını Çin’in Doğu Türkistan politikasında dönüm noktası olarak değerlendiriyor. Zenz’in bulgularına göre Çin yönetimi bu tarihten itibaren bölgede geniş çaplı bir “yeniden yapılandırma” süreci başlattı. Bu süreçte: Rapora göre Pekin iki paralel sistem kurdu:
  1. Toplama kampı bağlantılı zorla çalıştırma sistemi
  2. Kamp dışındaki nüfusun “iş gücü transfer programları” yoluyla zorunlu çalıştırılması
Zenz, ikinci modelin uluslararası kamuoyu açısından çok daha zor tespit edilen yeni nesil bir devlet zoruyla çalıştırma sistemi olduğunu belirtiyor.

ILO yaklaşımını eleştirdi

Araştırmada Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) uzun yıllar boyunca devlet kaynaklı zorla çalıştırmayı kavramsal olarak yeterince analiz edemediği savunuluyor. Zenz’e göre ILO’nun eski yaklaşımı, devletlerin neden zorla çalıştırma uyguladığı ile bunu hangi yöntemlerle yaptığı arasındaki farkı yeterince ayırmıyordu. Araştırma, özellikle Doğu Türkistan’daki gelişmelerin ardından ILO’nun 2024 yılında yayımladığı “Forced Labor Surveys Handbook” rehberinde ilk kez: vurguluyor.

“Toplama kampı olmadan da zorla çalıştırma mümkün”

Zenz’in çalışmasının en dikkat çekici yönlerinden biri, modern devlet zoruyla çalıştırmanın artık yalnızca kapalı kamp sistemlerinden oluşmadığı yönündeki tespiti. Araştırmaya göre Çin modeli: zorla çalıştırma sistemi kurabiliyor. Zenz bu yapıyı “structurally engineered involuntariness” yani “yapısal olarak mühendisliği yapılmış gönülsüzlük” kavramıyla açıklıyor. Bu modele göre bireylerin teorik olarak seçim hakkı bulunsa bile, devletin yarattığı baskı sistemi nedeniyle gerçek anlamda özgür karar verme imkanı ortadan kalkıyor.

Küresel tedarik zincirleri risk altında

Rapora göre Doğu Türkistan’daki zorla çalıştırma sistemi yalnızca Çin’in iç meselesi değil; küresel ekonomiyle doğrudan bağlantılı. Araştırmada özellikle şu sektörlerin risk taşıdığı belirtiliyor: Zenz, uluslararası şirketlerin bölgedeki tedarik zincirleri konusunda çok daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunuyor.

Avrupa Birliği düzenlemesine dikkat çekti

Araştırma ayrıca Avrupa Birliği’nin 2024 yılında kabul ettiği “Forced Labor Regulation” düzenlemesinin önemine dikkat çekiyor. Zenz’e göre Avrupa’nın yeni düzenlemesi, devlet kaynaklı zorla çalıştırma ürünlerinin küresel pazarlara girişini engellemek açısından kritik bir adım olabilir. Bu kapsamda araştırma, devlet zoruyla çalıştırmayı ölçmek için yeni bir metodoloji öneriyor. Model üç temel unsur üzerine kuruluyor:
  1. Devlet politikalarının içeriği
  2. Devletin uygulama kapasitesi
  3. Sahadaki uygulama kanıtları
Bu çerçevede araştırmacılar yalnızca mağdur ifadelerine değil: bakarak da zorla çalıştırma mekanizmalarını analiz edebilecek.

Akademik dünyada yankı uyandırdı

Uzmanlara göre Adrian Zenz’in yeni çalışması, Doğu Türkistan’daki zorla çalıştırma sistemini yalnızca insan hakları ihlali olarak değil; modern otoriter devletlerin ekonomik yönetim modeli olarak inceleyen en kapsamlı teorik çerçevelerden biri olarak değerlendiriliyor. Araştırmanın önümüzdeki dönemde: alanlarında önemli tartışmalara yol açması bekleniyor.

Kaynaklar

Exit mobile version