Askeri Operasyonlar Dairesi Sözcüsü Albay Hasan Abdül Gani yaptığı açıklamada El Şaraa’nın “Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı görevini üstleneceğini ve uluslararası forumlarda temsil edeceğini” söyledi.
El-Şaraa’ya ayrıca “ülke için kalıcı bir anayasa onaylanıp yürürlüğe girene kadar görev yapacak geçici bir yasama konseyi kurma” yetkisi verildi.
Abdul Gani, Halk Meclisi’nin, Esed rejiminin ordusunun ve eski rejimin “tüm güvenlik servislerinin” feshedildiğini ve “vatandaşların güvenliğini korumak için yeni bir güvenlik teşkilatının kurulduğunu” duyurdu.
Açıklamaya göre ayrıca Arap Baas Sosyalist Partisi, Ulusal İlerici Cephe partileri ve “bunlara bağlı tüm örgüt, kurum ve komitelerin feshedildiğini ve tüm varlıklarının Suriye devletine iade edilmek üzere başka bir isim altında yeniden kurulmalarının yasaklandığını” duyurdu.
El-Şaraa Çarşamba günü yaptığı bir konuşmada Suriye’nin önümüzdeki dönemdeki önceliklerini
sıraladı: “güç boşluğunu doldurmak”, “iç barışı korumak”, “devlet kurumlarını inşa etmek”, “kalkınmacı bir ekonomik yapı kurmak için çalışmak” ve “Suriye’yi uluslararası ve bölgesel konumuna geri getirmek”.
Genel Komutanlık tarafından Telegram üzerinden yapılan açıklamada El-Şaraa’nın sözlerinin Askeri Operasyonlar Dairesi ve diğer güçlerin katıldığı “Suriye Devriminin Zaferi Deklarasyonu” konferansında sarf edildiği belirtildi.
El Şaraa konferansta “Suriye’nin bugün ihtiyacı olan şey”, “onu özgürleştirme konusundaki önceki kararlılığımızın ardından”, “onu inşa etme ve geliştirme kararlılığıdır” dedi.
“Zafer bir görevdir” diyen El Şaraa, eski başkan Beşar Esed rejiminin geçtiğimiz Aralık ayında düşmesinin ardından yönetiminin karşılaştığı zorluklara da değindi.
El Şaraa, “Savaş ve askeri mücadelenin olağan özelliği yıkım, tahribat ve kan dökülmesidir, ancak Suriye’nin zaferi elde edilmiştir ve merhamet, adalet ve iyilikle doludur” dedi.
Dış Politika
Suriye’nin yeni yönetiminde Dışişleri Bakanı olan Es’ad al-Şeybani aynı konferansta yaptığı konuşmada “Bu mevcut zorlukların ortasında Suriye, dış dünyaya güven vermek, vizyonunu netleştirmek, dostlar kazanmak ve halkımızı içeride ve dışarıda temsil etmek bağlamında amaçlı ve çok boyutlu bir dış politika izlemektedir” dedi.
“Suriye’nin dış politikasının ana hedefi, karşılıklı işbirliği, karşılıklı saygı ve stratejik ortaklıklarla karakterize edilen bölgesel ve uluslararası bir durumun yaratılmasına katkıda bulunmaktır” dedi.
Arap bölgesinin “çatışmaların yükünü taşıyan bir mirastan muzdarip olduğunu” belirten Bakan, Suriye’nin dış politikasının “gerilimleri azaltmaya, barışı tesis etmeye ve Suriye’nin bu çabada aktif bir rol oynamasını sağlamaya” çalışacağını kaydetti.
Ülkesinin “Arap bağlarına özel önem verdiğini, komşu ülkelerle ilişkilerini güçlendirmeye devam ettiğini, azim ve kararlılıkla yürüyüşünü sürdürdüğünü ve yeni ortaklıklar yoluyla dış politikada giderek daha etkili olan güçlü bir imaj çizdiğini” söyledi.
“ABD ve Avrupa Birliği düzeyinde istisnalar ve yaptırımların askıya alınmasını sağlayabildik, bu da ülkemize fayda sağlayacak, katılım, katkı ve desteği teşvik edecek, toparlanma ve büyüme hareketini hızlandıracaktır” dedi.

