Site icon Haber Nida

Avrupa ve Kanada’dan Çin’e Uygur Baskısı Tepkisi

DUK tarafından yayımlanan son açıklamalarda, Çin’in Uygur Türklerine yönelik baskıcı politikalarının yalnızca ülke sınırları içinde kalmadığı, diaspora topluluklarını da hedef alan “ulusötesi baskı” yöntemlerinin arttığı belirtildi. Kuruluş, özellikle Avrupa’daki Uygur aktivistlerin siber saldırılar, dijital takip ve tehdit girişimleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Avrupa Parlamentosu’nda geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen oturumlarda Çin’in “Etnik Birlik Yasası” da sert şekilde eleştirildi. Milletvekilleri, söz konusu düzenlemenin Tibetliler, Uygurlar ve diğer etnik azınlıklar üzerinde zorunlu asimilasyonu derinleştirebileceği uyarısında bulundu. İnsan hakları kuruluşları ise yasanın kültürel kimlik, dil ve dini özgürlükler üzerinde baskıyı artıracağını savunuyor.

Kanada’da da Çin’e yönelik eleştiriler yükseliyor. İnsan hakları savunucuları Ottawa yönetimine, Uygur Türklerine yönelik uygulamaları “soykırım” olarak resmen tanıma ve Çinli yetkililere yaptırım uygulama çağrısı yaptı. Dünya Uygur Kongresi, Kanada hükümetinden Pekin ile yapılacak diplomatik görüşmelerde Uygur meselesini gündeme taşımasını istedi.

Birleşmiş Milletler uzmanları da son aylarda yayımladıkları raporlarda, Çin’in Uygurlar üzerindeki baskısının sistematik bir hal aldığı yönünde uyarılarda bulundu. BM kaynaklarında zorla çalıştırma, keyfi gözaltılar, ailelerin parçalanması ve kültürel kimliğin zayıflatılmasına ilişkin ciddi endişeler dile getirildi.

Pekin yönetimi ise tüm suçlamaları reddediyor. Çin hükümeti, Doğu Türkistan’daki uygulamaların “terörle mücadele, radikalleşmenin önlenmesi ve ekonomik kalkınma” amacı taşıdığını iddia ediyor. Ancak Batılı ülkeler ve insan hakları örgütleri, Çin’in politikalarının temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği görüşünde birleşiyor.

Uzmanlara göre Avrupa, Kanada ve ABD’den gelen eş zamanlı açıklamalar, Çin üzerindeki uluslararası baskının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine işaret ediyor.

Exit mobile version