Bahçeli, tarihi çıkışına karşılık “önden sen git” diyen müptezellere cevap verdi

20231024_131705-min

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli değerlendirmelerde bulundu. Gazze’deki duruma ilişkin konuşan Bahçeli, “24 saat dolmuştur, Türkiye Cumhuriyet insanlık nam ve hesabına, barış ve çözüm iklimini yeşertmek adına her türlü müdahale ve mücadeleye hazır ve kararlı olmalıdır” diyen Bahçeli, “Gazze’yi koruma ve kollama misyonu Türk milletinin üzerindedir” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında “Gazze’ye önden sen git” diyenlere yanıt veren Bahçeli, “Milletim istesin, devletim istesin Gazze’deki çocuklara kol kanat germek için yola revan olmazsam namerdim” dedi.

https://twitter.com/themarginale/status/1716743340631224829?t=2YBNjzXMsTblwrN9cOEU1g&s=19

Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları;

“Değerli vekiller, muhterem misafirler, basınımızın mümtaz temsilcileri, hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Toplantımızı takip eden vatandaşlarımıza en kalbi selamlarımı iletiyorum. İnsan hayatında 100 yıl uzun bir müddet olmakla birlikte devlet hayatında kısa sayılabilecek bir süredir. Kurulan ile yıkılan Türk devletleri ayrı kaynaklardan değil milli kültürün ufkundan doğmuştur. Millet aynı olduğu sürece isim birdir itibar birdir, istikbal birdir. Türk tarihinde kopukluk hiç olmamıştır.

“BU GERÇEK KIYAMETE KADAR DEĞİŞMEYECEK”

Türkiye Cumhuriyeti ile Osmanlı arasına çomak sokmak için fırsat kollayanlar içimize yuvalanmış gavur tortularıdır. Bunları birer birer söküp atacağız. Ay yıldız ne kadar bizimse üç hilal de o kadar bizimdir. Kıyamete kadar değişmeyecektir bu gerçek. Bu hafta Cumhuriyetin 100. yılını coşku ile kuşkusuz milletçe beraber kutlayacağız. Cumhuriyetin müessir niteliği doğrudan millet egemenliği olarak tanımasıdır.

“HÜKÜMET SİSTEMİ BAŞKA REJİM BAŞKADIR”

Cumhuriyet devletin şekil ve biçimi olduğu kadar uygulanan sistemin adıdır. Rejimin değiştiğini iddia edenler su katılmamış yalancılar korosudur. Hükümet sistemi başka rejim başkadır. 1923’te rejimin adı konulmuş ve mevzu bir daha açılmamak adına kapanmıştır. 100 yıl önce atılan kutlu adımın dayanağı cumhurdur. Cumhuriyetten nasıl dönüş yoksa cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden de dönüş yoktur. Millet kararını vermiştir. Cumhuriyet damarını kesmek isteyenlerin sonu hüsrandır, bedeli ağır olacaktır. Demokrasinin köklü tecellisidir. Eğer Atatürk bugün yaşamış olsaydı Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yılmaz müdafacısı olurdu. Onlar çetesi değildi, plansız değildi. Cumhuriyet fikri bir anda keyfe keder ortaya çıkmış değildi.

“CUMHURİYETİMİZ KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR”

Türk milli varlığı üzerinden geliştirilen milliyetçilik aynı zamanda demokratik bir halk hareketidir. Türkiye Cumhuriyeti Türk milli kültürü üzerinden yükselmiştir. Bunu geliştirmek demek kültür mirasına sahip çıkmak demektir. Milleti bir bütün olarak ele alınması kucaklayıcı bir milliyetçiliğe alan açmıştır. Milletin yaşayan hali halktır. Demokrasinin dayanak noktası halk milliyetçilik aynı anlama haizdir. Millet adına milli iradeyi temsil etmektedir. Bu somut gerçekler Cumhuriyet’in kuruluşunda da hakimdir. TBMM’nin açılışı Cumhuriyetin ilk etabıdır. Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir. 1923’te nüfusumuz 13 milyondu bugün 85 milyon.

Devlet aklı günlük meşgale ile değiş stratejik basiretle tezahür etmektedir. Ufuk ötesindeki ufku görebildiğimiz sürece tehlikeleri tarih şuuru ile okudukça milli güç kaynaklarını devamlı tetikte tutabiliriz. Türk milletinin savunma hattının son sınırı Misak-ı Milli ile çizilmiştir. Zaman aşımına tabi değildir Misak-ı Milli.

ERDOĞAN YALNIZ DEĞİLDİR

Sayın Erdoğan tehditleri kaynağından bertaraf etmek için muazzam bir mücadele içindedir ve kesinlikle yalnız değildir. Gazze, Kudüs güvende değilse Ankara’nın güvenliğinden kimse bahsedemeyecektir. Kadim devlet aklımızla devrede olmazsak günü geldiğinde Gazze’deki dramların benzerini Anadolu’da da yaşamamız kaçınılmazdır.

“ÖNDEN SİZ BUYURUN” DİYENLERE YANIT

21 Ekim’de yaptığım açıklamalar insanlık onuruna duyduğum sorumluluğun tanımıdır. Haksız eleştiriler de tarafımca takip edilmiştir. 21 saat içinde ateşkes sağlanmazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya devam edildikçe Türkiye devreye girmeli ve gereken yapılmalıdır. Bu sorumluluğu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Bazıları ‘önden siz buyurun’ diye alaycı şekilde karalama kampanyasına girdiler. Milletim istesin, devletim istesin Gazze’deki çocuklara kol kanat germek için yola revan olmazsam namerdim. Bu vatanın çocuklarını ateşe atmak istiyormuşuz, ne işimiz varmış Gazze’de, çatışma bizim de meselemiz değilmiş. Bu ifade sahipleri kalpleri küle dönmüş bir avuç çapulcudur. Bunun için insan olmak, insani değerleri savunmak kafidir. Hastaneler bombalanıyor, okullar vuruluyor. Çocuklar kelimei şehadet getirerek can veriyor. Bugün Filistin yarın da Türkiye’nin kuşatılması amaçlanıyor. Biz tarafız, haklının, insan onurunun, kardeşlerimizin tarafıyız. 24 saat dolmuştur. Bizde geri adım yoktur.

“GAZZE’Yİ KORUMA MİSYONU TÜRKİYE’DE”

İslam ülkeleri atıl şekilde Gazze’nin bombalanmasını izlemektedir. Gazze’yi koruma kollama misyonu Türkiye’nin üzerindedir. Gazze’ye gitmek gerekirse de Mescid-İ Aksa’nın ihtişamı ile aranan her yerde şafak sökmeden olmasını da gayet iyi biliriz. Bebekler, kadınlar ölmesin. Zalimler kahrolsun. Huzur ve istiklal çatışma bölgesine hakim olsun.”

https://www.youtube.com/live/njGte0Lm-5I?si=UQJ98L-IfPG_mre7
Exit mobile version