Çin’in “Türk” ve “Türkiye” düşmanlığı: Tabelalardaki yazıya bile tahammülleri yok

20250927_101048-min

Haber-Yorum: Sencer Buğrahan

Gelen bilgilere göre, Urumçi’de faaliyet gösteren bir restoran, tabelasındaki “Türk Döneri” ifadesini silmeye zorlandı. Yalnızca üç harf – “Türk” – Çin rejimi için tehdit sayıldı. Bir halkın kimliğini, tarihini ve medeniyetini taşıyan bu kelime, Pekin’in gözünde yasaklı bir “sembol” haline geldi.

https://twitter.com/huirights/status/1936784216831807676?t=u5GmcIhdnlTQYce1PRHRZQ&s=19

Bu yasak, sıradan bir tabelaya müdahale değil; planlı ve sistematik bir kültür soykırımının parçasıdır. Doğu Türkistan’da yıllardır camiler yıkılıyor, dini eğitim yasaklanıyor, Uygur Türkçesi eğitim kurumlarından çıkarılıyor. Milyonlarca insan toplama kamplarında zorla asimilasyona tabi tutuluyor. Şimdi ise bu baskı, doğrudan kelimelere ve isimlere yönelmiş durumda.

Çin’in korkusu açıktır: O, silahlı direnişten değil, kimlikten; gerçeklerden değil, hatırlamaktan korkuyor. “Türk” kelimesinin tabelada durması, Doğu Türkistan’ın bir parçası olduğu büyük Türk-İslam medeniyetini hatırlatıyor. İşte Pekin’in asıl korktuğu da budur: İnsanların hafızası.

Bugün “Türk Döneri” ifadesi siliniyor, yarın “Uygur”, “Kazak”, “Kırgız” isimleri yasaklanacak. Çünkü Çin yönetimi sadece itaat istemiyor; mutlak bir sessizlik, tam bir yok oluş dayatıyor. Bu, insanlığın gözleri önünde işlenen bir “kimlik soykırımıdır”.

Türkiye kamuoyu ve İslam dünyası, bu gidişata karşı sessiz kalmamalıdır. Çünkü “Türk” kelimesinin yasaklanması, yalnızca Doğu Türkistanlıların değil, bütün Türk milletinin kimliğine vurulmuş bir darbedir. Eğer bugün Urumçi’de bir tabeladan “Türk” sözcüğü siliniyorsa, bu yarın İstanbul’da, Ankara’da da yankı bulacaktır.

Habernida’nın yıllardır dile getirdiği hakikat açıktır: Çin’in zulmü, yalnızca Doğu Türkistan’ın değil, bütün bir İslam ümmetinin sınavıdır. Ve unutulmamalıdır ki, bir halkın kelimeleri susturulursa, ardından o halkın kendisi de susturulmak istenir.

Bugün yasaklanan yalnızca “Türk” kelimesi değil; binlerce yıllık bir medeniyetin varlık hakkıdır.

Exit mobile version