El-Şeybani bunun hiçbir tarafın çıkarına hizmet etmediğini vurgulayarak Suriye’nin bugün bölgesel güvenliğin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekti.
Uyarı, Avrupa Komisyonu Üyesi Dubravka Schweizer ile birlikte Suriye’nin başkenti Şam’daki Tishreen Sarayı’nda düzenlediği basın toplantısında geldi.
“Dış taraflarca yönlendirilen tehditlerin bir sonucu olarak karşı karşıya kaldığımız zorluklara dikkat çekmek isteriz” diyen Bakan, “eski rejimin kalıntıları ve silahlı gruplar tarafından saldırıya uğrayan ve acımasızca can alan bölgeler olduğunu ve bunun başka bir ülkede olması halinde terör saldırısı olarak sınıflandırılacağını” belirtti.
“Suriye güçleri, Suriye halkını korumak için bu unsurları takip ediyor ve AB ile tüm ülkeleri Suriye’nin güvenlik ve istikrarını koruma çabalarını desteklemeye çağırıyoruz” dedi.
“AB, Suriye’nin özgürlüğüne kavuşmasının ve kendisine uygulanan yaptırımların kaldırılmasının ardından Suriye’ye destek veren ilk ülkelerden biri olmuştur ve Suriye’deki olayları yakından takip etmekte ve halkını temsil eden hükümetini desteklemektedir.”
El-Şeybani, “Avrupa’nın eski rejimin suçlarından kaçanlara kapılarını açmasıyla birlikte Avrupa Birliği’nin mültecileri desteklemede oynadığı hayati rolü” övdü.
“israil’in Suriye topraklarına yönelik saldırıları Suriye’nin egemenliğini ihlal etmekte ve güvenliğini tehdit eden grupların istikrarı bozmasının önünü açmaktadır” diyerek “1974 anlaşmasının uygulanması” çağrısında bulundu ve “Suriye her zaman savaş değil yeniden yapılanma istediğini ifade etmiştir” dedi.
“Kurtuluşun başından beri 1974 anlaşmasının uygulanmamasının kaosa yol açacağı ve devlete karşı grupların isyanını destekleyeceği konusunda uyardık ve topraklarımıza yönelik her türlü bombardımanı kınıyor ve uluslararası toplumu bunu durdurmakla sorumlu tutuyoruz” dedi.
Bakan, “Suriye, Avrupa kurumları ve üye devletlerle ilişki kurmaya hazırdır ve diyalog ve yatırıma açıktır. Suriye’nin büyük yatırım fırsatları vardır ve dünyaya ilettiğimiz imaj, ekonomik bir ortak olduğumuz ve yardıma bel bağlamak istemediğimizdir” dedi.
Bakan sözlerini şöyle tamamladı: “AB ile ilişkimizin sadece mültecilerle ilgili değil insani ve ekonomik olmasını istiyoruz ve geçtiğimiz aylarda yeniden yapılanma için yaptırımların kaldırılması ve mültecilerin geri dönüşü için doğru koşulların oluşturulmasına odaklandık.”
