Ercan Çifçi’nin yeni kitabı “Akıncılar: Bir 28 Şubat Romanı” kitapçılarda yerini aldı
Ercan Çifçi’den Yeni Kitap: Akıncılar – Bir 28 Şubat Romanı

“Bin yıl sürecek” söylemleriyle hatırlanan karanlık bir dönemin ortasında geçen roman; yalnızca siyasi bir süreci değil, aynı zamanda bireylerin yaşadığı derin travmaları, kırılmaları ve direniş hikâyelerini konu alıyor. Tankların gölgesinde şekillenen bu atmosferde, üniversite kapılarından mahkeme salonlarına kadar uzanan baskı mekanizmaları çarpıcı bir dille tasvir ediliyor.
Eserde, başörtüsünün bir kimlik ve onur mücadelesine dönüştüğü yıllar, “ikna odaları”, “katsayı adaletsizliği” ve “brifingli yargı” gibi dönemin simge kavramları üzerinden anlatılıyor. Çifçi, bu zorlu süreçte hayalleri ellerinden alınan gençlerin, susturulmak istenen kalemlerin ve inançları uğruna bedel ödeyen bir neslin hikâyesini merkezine alıyor.
Roman, yalnızca bir mağduriyet anlatısı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda direnişin, inancın ve yeniden ayağa kalkmanın da altını çiziyor. “Dik durun, karşınızda leşler var!” gibi sloganlarla sembolleşen kararlılık, eserde akıncı ruhunun bir yansıması olarak öne çıkıyor. Sokaklardan zindanlara uzanan mücadele, iman ve irade ekseninde güçlü bir anlatıya dönüşüyor.
Akıncılar – Bir 28 Şubat Romanı, bir dönemin panoramasını çizerken, okuyucuyu hem tarihsel bir yüzleşmeye hem de vicdani bir sorgulamaya davet ediyor. Ercan Çifçi’nin bu yeni eseri, yakın tarihe edebiyat üzerinden bakmak isteyenler için dikkat çeken bir çalışma olarak raflardaki yerini aldı.
Kitabın Kapak yazısı:
“Bin yıl sürecek” denilen bir kışın ortasında; tankların sadece asfaltı değil, bir halkın hürriyetini ve ortak geleceğini çiğnediği o karanlık yılların hikâyesi bu… Gazetelerin manşetlerden infaz timliğine soyunduğu, üniversite kapılarının ikna odalarına dönüştüğü o yıllarda; başörtüsü sadece bir kumaş değil, bir onur kalesiydi. Bu roman; brifingli mahkemelerin gölgesinde kalemleri kırılanların, katsayı zulmüyle hayalleri çalınanların ve en dar hücrelerde bile gökyüzünü seyretmekten vazgeçmeyenlerin sarsılmaz direnişidir.
Bir yanda ülkenin kaynaklarını yağmalayan kirli ittifaklar, diğer yanda inancı ve fikri nedeniyle hayatı karartılan onurlu bir nesil var. Baskının en koyu anında; “Dik durun, karşınızda leşler var!” nidasıyla meydan okuyan akıncılar, sokaklardan zindanlara uzanan bu kuşatmayı imanla yarmaktadır. Bu eser; susturulan kalemlerin, seccadesi üzerinde adaleti bekleyenlerin ve “bitti” denilen yerden, kaderin üstündeki o mutlak kadere teslim olarak yeniden başlayanların destanıdır.
