Gazze giderse Filistin kalmayacak!

Gaza Strip, on March 21, 2024-afp

Muhammed Murtaja (*)

İsrail’in Gazze’de devam eden savaşı bölgeyi harap etti; ölü, yaralı ve kayıp sayısı açısından 1948 Nakba’yı bile geride bıraktı.

Ancak Nakba, Filistin kimliğini şekillendirirken, bugün tarihi Filistin’deki insanlar buna göre davranmıyor. İşgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinliler Gazze’den gelen manzaralardan açıkça öfkeli olsa da, onların mevcut çatışmanın durdurulmasına katkıda bulunacak daha çok şeyleri olduğuna inanıyorum. 

Bu savaşın sona erdirilmesi ve Gazze Şeridi’nin sosyal ve fiziki altyapısının yeniden inşa edilmesi sadece Gazze’yle ilgili değil; tüm Filistinlileri ilgilendiriyor. Gazze giderse Filistin kalmayacak. 

Savaştan önce bazı insanlar haklı olarak Nakba’nın hiçbir zaman sona ermediğini iddia ediyordu. İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinlileri yasa dışı tahliyeler, ev yıkımları, tutuklamalar, yerleşimci şiddeti ve ordu baskınları yoluyla yavaş yavaş etnik temizliğe uğratıyor. Bugün tüm bunlar büyük bir hızla gerçekleşiyor.

Tarihsel olarak Gazze, Filistin’deki ayaklanmaların ve statükonun bozulmasının merkez üssü olmuştur. İsrailli liderlerin Gazze’nin “denize battığını” görme arzusu, Filistinli şair Mahmud Derviş’in “düşmanın ruh halini ve rahatını bozma konusunda aramızda en yetenekli olan Gazze’dir” şeklindeki düşüncesi de bunu yansıtmaktadır.

Gazze, eşsiz konumu, nüfus yoğunluğu ve kuşatmanın ötesinde doğrudan bir İsrail varlığının olmaması nedeniyle etnik temizliğe karşı işgal altındaki Batı Şeria’dan daha dirençli olmuştur. Ancak 7 Ekim’de İsrailli liderler Gazze’den sonsuza kadar kurtulmak için bir fırsat gördüler ve bunu yapıyorlar. 

İsrail şu ana kadar 2,3 milyonluk bölge nüfusunun büyük bir kısmını yerinden etti ve Gazze’nin altyapısının, evlerinin ve kültürel mirasının büyük bir kısmını yok etti. Gazze’nin kuzeyinde çocuklar açlıktan ölürken, İsrail bölgeyi bombalamaya devam ederek Filistinlilerin hayatlarını yeniden inşa etme ihtimallerini ortadan kaldırıyor. 

Kolektif çaba

Gazze’de insanlar ot ve hayvan yemi yemeye çalışırken, Refah’ta yerlerinden edilen 1,4 milyon kişi yaklaşan işgale hazırlanıyor. Gazze’deki Filistinliler tüm bunlarla yüzleşmek zorunda bırakıldı. İsrail soykırım eylemlerinden dolayı suçlanırken, pek çok kişi de tarihi Filistin topraklarındaki Filistinlilerin eylemsizliğinden dolayı hayal kırıklığına uğruyor.

Ramallah’taki Filistin Yönetimi Gazze halkını yüzüstü bırakmıştır. Eylemsizliği, başarısız Oslo Anlaşmaları kadar yüksek sesle konuşmaktadır. Filistin liderliği Gazze’ye yönelik savaşını durdurması için İsrail üzerindeki baskıyı arttırma gücüne sahiptir, ancak şu ana kadar bunu yapmamıştır.

Savaş başladığından bu yana işgal altındaki Batı Şeria’da yüzlerce Filistinli öldürüldü ve binlercesi de İsrail güçleri tarafından tutuklandı. İsrail buradaki durumu kontrol altına almaya çalışıyor çünkü aynı anda üç cepheyle birden başa çıkamıyor: Gazze, Lübnan ve Batı Şeria. 

Gazze’nin sadece kendi kurtuluşu için değil, bir bütün olarak Filistin’in kurtuluşu için tüm Filistinlilerin ortak çabasına ihtiyacı var. Etnik temizlik Gazze’de başarılı olursa, bunu Kudüs ve işgal altındaki Batı Şeria’nın her yeri takip edecektir.

Gazze dünyanın “en büyük açık hava hapishanesi” olarak adlandırılıyor, ancak ben bu etiketin biraz yanıltıcı olduğunu düşünüyorum. İsrail hem Gazze’yi hem de işgal altındaki Batı Şeria’yı devasa toplama kamplarına dönüştürdü. Gazze devasa bir kamp, Batı Şeria ise askeri kontrol noktaları ve ayrım duvarıyla bölünmüş durumda.

Gazze’de insanlar açlıktan ölüyor; hareketsiz kalamayız. Binlerce çocuk öldürülüyor; onları terk edemeyiz

Dağınık, daha küçük toplama kamplarıyla uğraşmak, tek bir büyük kampla uğraşmaktan daha kolaydır. İşgal altındaki Batı Şeria’yı etnik olarak temizleme görevi de yoğun İsrail askeri varlığı nedeniyle daha kolaydır. 

Aynı zamanda İsrail, bir başka potansiyel cephe olarak gördüğü Filistinli İsrail vatandaşlarını da hedef almakta ve taciz etmektedir. Kudüs’ten Ramallah’a, Hayfa’ya ve ötesine kadar tüm Filistinliler özgürlük, devlet olma ve geri dönüş hakkı için verilen bu uzun mücadelenin bir parçasıdır. 

Gazze’nin pek çok kez yaptığı gibi, tarihi Filistin’in dört bir yanındaki Filistinlilerin derhal ateşkes ve Gazze’nin hızla yeniden inşası talebiyle daha fazla protesto, grev ve toplantı düzenlemesinin zamanı gelmiştir. 

Gazze’de insanlar açlıktan ölüyor; hareketsiz kalamayız. Binlerce çocuk öldürülüyor; onları terk edemeyiz. Gazze yalnız bırakılırsa Filistin diye bir şey kalmaz.

(*) Mohammed Mourtaja, Virginia’daki Washington and Lee Üniversitesi’nde tam burs kazanmadan önce hayatının çoğunu bölgede geçirmiş Gazzeli bir Filistinli. Ekonomi alanında ana dal, Orta Doğu ve Güney Asya çalışmaları alanında yan dal yaparken aynı zamanda Washington DC’deki Kudüs Fonu’nda staj yapıyor.

Exit mobile version