Site icon Haber Nida

İşgalci Çin, Kaşgarlı Mahmud ile Uygurların bağını kesebilir mi?

RFA’dan Ablat Samet, Kaşgarlı Mahmud ve Uygurlar ile olan bağını yazdı.

Kazakistan Türk Akademisi Başkanı ve Bilim ve Sosyal İşler Bakanı Profesör Darkhan Kadirali, geçtiğimiz yıl Türklerin kadim başkenti Ötüken Vadisi’nde keşfedilen “Eteriş Kagan Ebedi Taşı” ile Türk dünyasını sevindirdi. Onun bu yıl Türk bilim dünyasına hediyesi, Birleşmiş Milletler Bilim, Eğitim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) büyük Uygur bilim adamı Kaşgarlı Mahmud’un ölümsüz eserine bu yıl “Divan-ı Lügat-it-Türk” adını vermesinin müjdesi oldu.

Profesör Darkhan Kıdırali, bu güzel haberi geçen yıl 13 Kasım’da Facebook hesabından paylaşmıştı. Sayın Darkhan Kadırali, Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eseri “Divanı Lügat-it-Türk”ün tamamlanmasının 950. yıl dönümü münasebetiyle yayınlanan bu mesajda, Kaşgar Upal’da Mahmud Kaşgari’nin türbesi önünde dururken çekilmiş bir fotoğrafını yayınladı.

Kazakistan Türk Akademisi Başkanı ve Bilim ve Sosyal İşler Bakanı Profesör Darkhan Kadirali, geçtiğimiz yıl Türklerin kadim başkenti Otsuken Vadisi’nde keşfedilen “Eteriş Kagan Ebedi Taşı” ile Türk dünyasını sevindirdi. Onun bu yıl Türk bilim dünyasına hediyesi, Birleşmiş Milletler Bilim, Eğitim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) büyük Uygur bilim adamı Mahmud Kaşhighari’nin ölümsüz eserine bu yıl “Türk Dilleri Divanı” adını vermesinin müjdesi oldu.

Profesör Darkhan Kıdırali, bu güzel haberi geçen yıl 13 Kasım’da Facebook hesabından paylaşmıştı. Sayın Darkhan Qıdırali, Mahmud Kaşgari’nin ünlü eseri “Türk Dilleri Divanı”nın tamamlanmasının 950. yıl dönümü münasebetiyle yayınlanan bu mesajda, Kaşgar Upal’da Mahmud Kaşgari’nin türbesi önünde dururken çekilmiş bir fotoğrafını yayınladı.

Kaşgarlı Mahmud’un mezarının 2006 yılında çekilen fotoğraflarından biri.

UNESCO’nun 2008 yılını “Kaşgarlı Mahmud Yılı” ilan etmesinden sonra, bu yıl da 2024 yılı, Kaşgarlı Mahmud’un tüm Türk dünyasını inanılmaz derecede sevindiren kapsamlı eseri “Divan Lügatit Türki” yılı olarak adlandırıldı. Kaşgarlı Mahmud’un adını ve onun ölümsüz eserinin adını her duyduğumuzda, adı ayrılmaz bir süs ve değer olan kadim Kaşgar, aynı zamanda Upal’ın koynunda yer alan bilim adamının türbesi, dünyanın en havadar yeri. Dolayısıyla Profesör Kadirali de bu müjdeli habere bilim adamının mezarı önünde çekilen fotoğrafı da işte böyle bir aşık yüzünden ekledi.

Alimin ölümsüz eseri Divan-ı Lügat-it-Türk’ün 1266 yılında Şamlı hattat Muhammed Savayi tarafından orijinalinden kopyalanan el yazması nüshası, bu eserin bugüne kadar bulunan tek el yazması nüshasıdır. 1914 yılında Emir Ali tarafından satın alınan bu kıymetli eser, geçen yıla kadar İstanbul Milli Kütüphane’de muhafaza ediliyordu. Geçtiğimiz yılın temmuz ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bu eser İstanbul’dan Ankara’daki Milli Kütüphane Cumhuriyet Salonu’na taşındı. Yani bu büyük eserin tek nüshası Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbi Ankara’da saklanmaktadır.

Kaşgarlı Mahmud’un memleketi Mazir, 2000 yılından bu yana Türkiye’den ve diğer Türk ülkelerinden bilim adamları ve politikacılar için özel bir destinasyon haline geldi. 2002 yılında dönemin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli bizzat Upal’a giderek alimin türbesini ziyaret etti.

Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlat Bahçeli, Maziri’deki Kaşgarlı Mahmud mezarı önünde. (29 Mayıs 2008).

Geçtiğimiz yıl 1 Ağustos’ta Türkiye Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (Türksoy) ve Kırgız Issık Göl Üniversitesi ortaklaşa uluslararası bir konferans düzenledi. “Kaşgarlı Mahmud ve geride bıraktığı dünya kültür mirası” konulu konferansın sonunda konferans katılımcıları, akademisyenin babasının memleketi olan Barskan şehrini ziyaret etti. Divan’da “Mahmud’un babasının memleketi” olarak bahsedilen bu tarihi mekana, ulemanın heykelinin dikilmesi, müze yapılması gibi planlar üzerinde istişarede bulundukları biliniyor. Toplantıda ayrıca, “Divan-ı Lügat-it-Türk’ün yazılışının 950. yılı” ile ilgili olarak düzenlenecek anma ve kutlama etkinlikleri için UNESCO’ya başvuruda bulunulduğu da belirtildi.

UNESCO’nun ve tüm Türk ülkelerinin büyük bilim adamına gösterdiği saygı ve onun bize kalıcı bir miras olarak bıraktığı eserlere gösterilen hayranlık, kuşkusuz her Uygur’a güven, cesaret ve gurur veren itici bir güçtür.

Bu kez UNESCO’nun ünlü bilim adamına yaptığı saygı duruşu doğal olarak her Uygur’a bilim insanının mirasını hatırlattı. Mazar’la ilgili son 7 yılda neler yaşandığını öğrenmek için harekete geçtiler.

2018 yılından bu yana Çin internet sitelerinde ve medyasında Kaşgarlı Mahmud’un mezarını kimsenin ziyaret ettiğine dair bir bilgi ya da rapor bulunmuyor. Uygur bölgesinde yaşanan ırksal ve kültürel katliamları gizlemek için Çin’e yardım eden İslam ülkelerinden davet edilen sözde “ziyaretçiler” ve “gezi grupları”nın hiçbiri Kaşgarlı Mahmud’un Opal’deki türbesini ziyaret etmedi. İslam dünyası ve Türk dünyasının kültür tarihine büyük katkı sağlayan Kaşgarlı Mahmud’un opal mezarı yerine, tarihte Çin’in sömürgeciliğini simgeleyen Zhang Qian ve Banchao gibi sahte tarihi kahramanların heykellerine tapındıkları biliniyor.

2019 yılından sonra Opal’in Kaşgarlı Mahmud’un Türbesi’nin kapısına yerleştirilen plaketteki “Kaşgarlı Mahmud Türbesi – Ulusal Koruma Altındaki Kültür Anıtı” ibaresi kaldırılarak yerine Çince ve İngilizce olarak “Opal Park” adı yazıldı.

Soldaki resim: Kaşgarlı Mahmud’un Mezarı kapısının eski görünümü. Sağdaki resim: değişiklikten sonra isim plakasındaki görüntü

Türbe kapısından girdikten sonra dikkatimizi çeken Kaşgarlı Mahmud’un 4 metre yüksekliğindeki heykelinin 2020 yılında yıkıldığı biliniyor. Daha sonra sol taraftaki yüksekliğe çıktığımızda karşımızda Abdurrehim Nizari, Kutlak Shawqi ve daha birçok tarihi şahsiyetin mezarları, sonrasında göreceğimiz tarihi “Hai-Hai Kavağı” yer almaktadır. o, merdivenlerden yukarı çıktığımızda görebildiğimiz güzel beyaz desenli ve kubbeli kapı ve ardından ayrı bir oda. İçerdeki alimin kadife kaplı türbesine ne olduğu anlatılamaz. Kapının önündeki levhadan çıkarılan türbenin adı, “Âlimin türbesi yıkıldı mı?” diye düşündürüyor. Güzel caminin durumu ve türbeye ait yeni yapılan müzeler hakkında herhangi bir bilgiye ulaşmak mümkün değildir.

Maalesef aradığımız bilgiler yerine Çin’in interneti ve sosyal medyası Uygur dini inanç ve geleneklerine aykırı makalelerle dolu. Bunlar arasında Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eseri “Divan-ı Lügat-it-Türk” ve hatta Opal’deki mezarının sahte olduğunu iddia eden sözde Çinli “araştırmacı” Gao Bo’nun “makalesi” özellikle ilgi çekicidir.

Gao Bo adlı bu Çinli “araştırmacının”, Profesörün sorumluluğunda “Sincan Üniversitesi” Filoloji Enstitüsü yerine yeniden kurulan “Çin Dili ve Edebiyatı” Enstitüsünün başına atandığı biliniyor. Tanınmış halk figürü ve dilbilimci Arslan Abdullah, 2018 yılında kaçırılmıştı. 2019 yılında bu üniversitenin akademik dergisinin 1. sayısında yayınlanan “Divan-ı Lügat-it-Türk Yazarı ve Mazisi Hakkında Şüpheler ve Düşünceler” başlıklı özel makalenin yazarıdır. Bu yazıda Kaşgarlı Mahmud’un Uygur olmadığı, “Divan-ı Lügat-it-Türk”deki şiir ve atasözlerinin Uygur kültürüne ait olmadığı, Opal’deki türbenin dahi Uygur türbesi olmadığı yönünde siyasi iftiralar ortaya atılmıştır.

Peki “araştırmacı” unvanını taşıyan Gao Bo, Kaşgarlı Mahmud’un uyruğunu ve dünya bilim camiası tarafından tanınan Opal’deki türbesini neden reddediyor? Böyle bir saçmalığı hiçbir delil olmadan utanmazca pazarlamanın ardındaki güç nedir?

Nitekim Çin hükümeti, Gao Bo’nun asılsız şüphelerini çürüten tüm Uygur bilim adamlarını, tarihçilerini, filologlarını, dilbilimcilerini, sosyologlarını ve antropologlarını çeşitli iftiralarla kamplara ve hapishanelere sürgün etti. Halk, bu konu hakkında birbirleriyle konuşmanın bile tehlikeli olduğunu, hatta tutuklanmak için “yeterli sebep” olabileceğini bildiğinden, sözde “araştırmacı” Gao Bo’nun eylemlerine karşı kimse bir şey söyleyemedi. Yabancı Türkologlar ve Uygur bilim adamları da Gao Bo’nun makalesinin özel bir yanıta değmeyeceğine inanıyorlar çünkü bu makalenin Çin hükümetinin düzenlemesi ve planlamasıyla yazıldığını biliyorlar.

Ancak sözde “araştırmacı” Gao Bo, dünya bilim alanının bilimsel standartlarına ve bilimsel etiğine tamamen aykırı olan “Scientific Journal of Xinjiang University” gibi “bilim” adlı bir dergide bunları yazdı ve pazarladı. Siyasi amaçlar için koyu kırmızı yalanlar, bu bilime hakaret olur ve Çin rejimi açısından “bilimsel bir zayıflık” olur, hepsi bu. Bu nedenle bir sonraki incelememizde Gao Bo’nun kimliği, sahte tarihi ve teorileri ile Kaşgarlı Mahmud’un etnik kökeni, işi ve konumu, Uygur halkına saldıran sahte yazılarının niteliği de dahil olmak üzere tartışmalarımızı paylaşmak istiyoruz.

Kaynak: RFA

Exit mobile version