Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kişi, 70 yaşındaki fırıncı Mamtimin Yasin’in, 2017 yılında oğullarını “dini aşırılık” suçundan 15’er yıl hapse mahkum eden Doğu Türkistan’ın Hotan kentindeki bir mahkeme tarafından, cezalarının bir parçası olarak 150.000 yuan ya da 20.700 ABD Doları para cezası ödemesi gerektiği konusunda bilgilendirildiğini söyledi.
Yetkililer tarafından cezalandırılmaktan korktuğu için ismini vermek istemeyen kişi, ancak parası olmadığı için mahkeme yetkililerinin 29 Nisan’da kendisini tutukladığını söyledi.
Yetkililer mahkumların ailelerine, para cezalarını ödemeleri halinde sevdiklerinin cezalarının indirilebileceğini söylüyor ve bu miktarların aslında mahkeme kararlarında yer aldığını belirtiyor.
Ancak Yasin’in davası, para cezasını ödeyemeyenlerin tutuklandığı ilk davalardan biri.
Özgür Asya Radyosu’na konuşan bir Hotan ilçe mahkemesi yetkilisi, “Cezaevlerinde affa ilişkin mevcut politikanın ilk koşulu, verilen para cezasını ödemektir” dedi. “Eğer para cezasını ödemezlerse, o zaman koşulu yerine getirmemiş olurlar.”
Çin ceza hukukuna göre kararların sanığa, sanığın avukatına ve aile üyelerine tebliğ edilmesi gerekiyor. Ancak birçok tutuklu ailesi para cezalarından habersiz çünkü mahkeme memurları onları sadece sözlü olarak hapis cezaları hakkında bilgilendiriyor.
Fırınını yeniden açtı
Oğulları tutuklanmadan önce Yasin otuz yıl boyunca Hotan ilçesinde küçük bir dükkanda fırıncı olarak çalışmış.
Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kişi, 2014 yılında kısmen yaşı ve kötüleşen sağlığı nedeniyle emekli olduğunu, ancak daha sonra tıbbi ihtiyaçları için para kazanmak amacıyla fırını yeniden açtığını söyledi.
Yasin, eski müşterilerinin desteği sayesinde işi yeniden canlandırdı.
Ancak mahkeme yetkilileri fırının işlerinin iyi gittiğini fark edince para cezasını ödemesini talep etmişler.
Yasin ödeyemeyeceğini söyleyince de onu yalancılıkla suçlamışlar ve sorgulamak üzere götürmüşler.
Yasin’in geri dönmediğini ve dükkanının kapalı olduğunu belirten kişi, Yasin’in hapisteki iki oğlu için mahkeme tarafından kesilen para cezalarını ödemediği için gözaltına alındığını söyledi.
Özgür Asya Radyosu’nun ulaştığı bir Hotan ilçe mahkemesi yetkilisi Yasin’in tutuklandığını doğruladı ve parayı tahsil etmek için fırınına giden mahkeme yetkilileriyle arasında bir anlaşmazlık olduğunu belirtti.
Yetkili, para cezalarının tahsilinden mahkemenin Özel İnfaz Bölümü’nün sorumlu olduğunu söyledi.
Bir Hotan bölge mahkemesi yetkilisi RFA’ya yaptığı açıklamada, mahkum yakınlarının imkanları olduğu halde para cezalarını ödememeleri halinde sivil cezalarla karşı karşıya kalabileceklerini söyledi.
Ancak Yasin’in nerede olduğu ya da sivil cezanın kesin niteliği hakkında bilgi veremedi.
Ancak Hotan bölge mahkemesinden ikinci bir yetkili, insanların para cezasını ödemedikleri için hapse atılamayacağını söyledi.
RFA’nın Yasin’in durumunu sorduğu yetkili, fırıncının işbirliği yapmadığı ve icra memurlarına sorun çıkardığı için tutuklandığını söyledi.
“Hukuk personelinin işini düzgün yapmasına izin vermemenin cezası sivil bir cezadır” diyen yetkili, bu tür bir engellemenin cezasının 15 gün ila altı ay gözaltı arasında değiştiğini sözlerine ekledi.
Yasin’in sivil gözaltı cezasına çarptırıldığını ve kısa bir gözaltı süresinin ardından serbest bırakılacağını da sözlerine ekledi.
Başka bir dava
Benzer bir vakada, Uçturpan ilçesinden olan ve yurtdışında yaşayan bir Uygur, Doğu Türkistan’daki yetkililerin yaşlı babasından, eşi ve kız kardeşine verilen iki 75.000 yuan ya da 10.300 ABD Doları tutarındaki para cezasını karşılamak için 150.000 yuan ceza ödemesini istediğini söyledi.
Yetkililerin ikisini 2017 yılında tutukladığını ve “dini aşırılık” suçundan 15 yıl hapse mahkum ettiğini söyledi.
Ancak cezaevinde olmayan tek aile üyesi olan babasının hasta olduğu ve destek için akrabalarına güvendiği için ödemeyi karşılayamadığını söyleyen kaynak, bilgiyi resmi olmayan kanallardan duyduğunu ancak teyit edemediğini sözlerine ekledi.
Uçturpan İlçe Halk Mahkemesi’nden bir katip RFA’ya yaptığı açıklamada, bazı mahkumların ailelerinin hapisteki yakınları için para cezası ödemek zorunda kaldığını söyledi.
“Cezanın çekilmesiyle ilgili bir para cezası var” diyen katip, miktarın mahkumun “suçunun” niteliğine ve ceza süresine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.
Para cezasının ödenmesi halinde, mahkeme yetkililerinin mahkumun cezasını kısaltabileceğini de sözlerine ekledi.
Hotan Valiliği Hukuk ve Adalet Merkezi’nden bir çalışan RFA’ya yaptığı açıklamada, para cezalarının ödendiğine dair kanıtların kararları veren mahkemelere gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Para cezalarının bazen kararlara dahil edildiğini ve miktarların suçun ciddiyetine ve cezanın uzunluğuna bağlı olarak 5.000 yuan ya da 700 ABD Doları ile 1 milyon yuan ya da 138.000 ABD Doları arasında değiştiğini söyledi.
“Para cezasını ödemek hemen salıverilmeyi garanti etmiyor,” diye ekledi.
Merkez çalışanı, kapalı davalardaki yargısız infaz kararlarının nadiren mahkumun ailesine verildiğini, bu nedenle yakınlarının ilgili mahkemeye gidip para cezalarını sormaları gerektiğini söyledi.
Hotan Valiliği Hukuk ve Adalet Merkezi çalışanı, “Mahkeme onlara kararı vermeyecek, ancak para cezasını sorarlarsa bilgilendirilecekler” dedi.
Mahkeme kararlarının neden suçtan hüküm giymiş kişilerin aile üyelerine verilmediğini söylemekten kaçındı.
Şu anda İsveç’te yaşayan eski bir Uygur polisi, yetkililerin bunu mahkum edilenlerin ailelerinin kavgacı olmaması için yaptığını söyledi.
“Ancak açık bir mahkeme olursa bunu öğrenecekler ya da daha sonra karakollardan öğrenecekler” dedi. “Kararları gizli tutma taktiği aileleri tehdit etmek ve öfkelenip karşı çıkmalarını engellemek için uygulanıyor.”
Yetkililer, 2017 yılında Doğu Türkistan’da “terörizm” ve “dini aşırıcılığı” önleme bahanesiyle Uygurların ve diğer Türki halkların toplu olarak tutuklanması ve gözaltına alınması sırasında duruşma yapmak veya kararları ailelere teslim etmek için yeterli zamana sahip değildi.
Uçturpan İlçe Halk Mahkemesi’nden bir katip, “aşırıcılık” gibi siyasi suçlardan hüküm giyenlerin kararlarının ailelerine verilmediğini söyledi.
Eski polis, bunun başlıca nedeninin Çinli yetkililerin bir milyondan fazla Uygur’un toplama kamplarında alıkonulmasını ve yargılanarak ya da yargılanmadan cezaevlerine gönderilmesini gizlemeye çalışmaları ve bu bilgilerin Sincan’dan dışarı sızmasını istememeleri olduğunu söyledi.
“Çok sayıda mahkeme eylemi açığa çıkarsa, yalanlarının uluslararası topluma ifşa olacağından endişe ediyorlar” dedi.

