Site icon Haber Nida

İşgalci israilli Oryantalist: israil’in Katar’dan sonraki hedefi Türkiye

Bir yedek albay ve terörizm araştırmacısı olan Elad, Türklerin “israil’in tereddüt etmeyeceğine ve bu konuda kırmızı çizgileri olmadığına” ikna olduğunu iddia etti.

Maariv gazetesine verdiği röportajda Elad, “Türkiye’nin “Ateş Zirvesi” operasyonuna verdiği hızlı tepkileri okuyunca Hamas liderlerinin Doha’da değil İstanbul ya da Ankara’da hedef alındığını anlıyoruz” dedi.

“Operasyon haberi Körfez’de yayınlanır yayınlanmaz Türk rejiminin liderleri endişelerini, güçlü kınamalarını ve bölgesel bir krizin tırmanmasından duydukları korkuyu dile getirdiler” diye ekledi.

Elad, “Türkiye neden israil’in Türkiye’ye saldırma olasılığı konusunda korku yaratıyor ve hatta bilgi sızdırıyor?” diye sordu.

“Türkiye israil’den korkuyor çünkü düşman grupların hedef alınması söz konusu olduğunda sınırların ya da kırmızı çizgilerin olmadığına inanıyor.”

Elad’a göre Türkler, işgalci israil ordusunun Tunus’taki FKÖ karargahına saldırarak Ebu Cihad’ı ortadan kaldırırken uzaktan çalıştığını ve Mossad’ın İtalya, Fransa ve diğer ülkelerle olan “siyasi komplikasyonları” hesaba katmadan Avrupa’nın kalbindeki FKÖ ajanlarını hedef aldığını çok iyi biliyor.

Eğer İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye ise, Elad’ın ortaya koyduğu ikilem de burada yatıyor: “Hamas liderleri Erdoğan’a ulaşırsa, Erdoğan onları reddetmeye cesaret edebilir mi? Öte yandan, İstanbul ya da Ankara’nın kalbinde bir israil saldırısını göze alabilir mi?”

Elad, Hamas’ın yıllar önce Türkiye’de ofisler açtığına ve şehid olan Hamas lideri Salih el-Aruri’nin sponsorluğunda adam toplama, kara para aklama, finansman sağlama ve saldırı planlama faaliyetlerinde bulunduğuna ve bulunmaya devam ettiğini iddia ediyor.

NATO Türkiye’nin hedef alınmasını engellemeyecek

İşgalci israilli oryantalist, NATO üyeliğine dayanarak Türkiye’nin olası bir işgqlci israil saldırısına karşı bağışıklığı olduğunu iddia eden gözlemcilerin görüşlerini reddediyor ve NATO tüzüğünün 5. Maddesinde “herhangi bir ortağa yapılan saldırı tüm ülkelere (20’den fazla ülkeye) yapılmış sayılır” denmesine rağmen NATO’nun “uzlaşmaya dayalı bir örgüt olduğu ve nadiren oybirliğiyle karar aldığının” unutulmaması gerektiğini belirtiyor.

Elad, “Örneğin İsveçliler ve Finliler yıllardır Türkiye’nin sivil özgürlükleri, Türk ve Kürt muhaliflerin özgürlüklerini kısıtlama talepleriyle kendilerine şantaj ve tehditte bulunduğunu iddia ediyorlar ve sadece bu da değil, diğer NATO üyesi ülkeler de Türkiye ittifaka katıldığından beri endişe duyuyorlar” diye ekledi.

Ayrıca Elad’a göre NATO’nun ana görüşü Hamas’ın bir terör örgütü olduğu yönünde ve ittifak Türkiye’nin bu hareketle işbirliğinin uluslararası toplum için ciddi bir risk oluşturduğunu değerlendiriyor.

“Eğer Türkler akıllı olsalardı, kendi güvenlikleri ve halklarının güvenliği için Hamas’ın üst düzey liderlerini teslim etmeleri daha iyi olurdu; aksi takdirde, Halil El Haya, Halid Meşal, Derviş, Tahir El Nunu ve arkadaşlarının bulunduğu herhangi bir binadan onlarca metrelik güvenli bir mesafeyi korumaları daha iyi olurdu” dedi.

Exit mobile version