Ailenin paylaştığı açıklamada, olay anında yaşananlar şöyle aktarıldı:
“Dün gece polisler evimize geldi. Hiçbir gerekçe göstermeden babamı aldılar. Evde sadece sessizlik, korku ve çocukların ağlayışları kaldı.”
14 çocuk babası Alimcan Nur’un uzun yıllardır İstanbul’da küçük bir bakkal işlettiği, çevresinde dürüstlüğüyle tanındığı belirtildi. Ailesi, Nur’un hiçbir suça karışmadığını, sadece helal kazançla ailesine bakmaya çalıştığını vurguladı.
2016 yılında Çin’in Uygur bölgesindeki baskılardan kaçarak Türkiye’ye sığındığı bilinen Alimcan Nur’un ailesi, “Burada güven ve huzur bulacağımıza inanmıştık. Ama dün gece o umut yıkıldı” diyerek yaşadıkları hayal kırıklığını dile getirdi.
Ailenin açıklamasında en dikkat çekici cümlelerden biri, “Kendi evimizde, kardeşlerimizin eliyle babamız götürüldü” oldu. Bu ifade, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Söz konusu olayla ilgili yetkili makamlardan bir açıklama yapılmadı. Ancak olay, Uygur Türklerinin önceden de yaşadığı olaylar göz önüne alındığında hem mülteci hakları hem de insan onuruna saygı açısından ciddi sorular doğuruyor.
Ailesi, “Biz sadece adalet istiyoruz. Babam suçsuz. Tek isteğimiz, onun evine ve çocuklarına dönmesi” diyerek çağrısını yineliyor.
Bir ailenin bu feryadı, yalnızca onların değil, vicdan sahibi herkesin sorumluluğu olarak yankılanıyor:
“Bu sadece bizim değil, vicdanı olan herkesin çağrısıdır.”

