Site icon Haber Nida

İthal Bir Kimlik, “Zoraki” Bir Ulus: Modern Yunanistan’ın Temelindeki Arnavitler!

Yücel Tanay  – Araştırmacı-Yazar    Tarih, bazen kazananların yazdığı bir masaldır; bazen de Avrupa’nın kendi hayallerini sığdırmak için inşa ettiği bir tiyatro sahnesi. Bugün karşımıza “Antik Hellas’ın mirasçısı” edasıyla dikilen Modern Yunanistan, gerçeklerin ışığında incelendiğinde, bu sahnenin en dramatik yapımlarından biri olarak beliriyor.  

​Kahramanlar Arnavut, Kral Bavyeralı

  ​Yunan bağımsızlığının “milli kahramanları” olarak ders kitaplarında okutulan isimlerin perde arkasına bir bakalım. Kolokotronis’ten Miaoulis’e, Botsaris’ten Bubulina’ya kadar o meşhur figürlerin evlerinde hangi dili konuştuğunu sanıyorsunuz? Yunanca mı? Hayır. Bu isimlerin çoğu, kökenleri ve kimlikleriyle aslında Arnavut’tu (Arvanitler). Savaş meydanlarında Arnavutça haykıran generallerin kurduğu bir devletten bahsediyoruz. ​Peki, bu “safkan” olduğu iddia edilen yeni ulusun başına kim geçti? Bir Yunan mı? Elbette hayır. Avrupa, kurduğu bu yeni karakolun başına Münih’ten bir Alman’ı, Bavyeralı Otto’yu ithal etti. Yani ordusu Arnavut, kralı Alman olan bir “Yunan” devleti doğdu.  

​Sokaktaki Halk, Kitaptaki Dil

  ​En trajikomik olanı ise dil meselesidir. 19. yüzyılda bugün bildiğimiz o “pürüzsüz” Yunanca, halkın doğal bir şekilde konuştuğu bir dil değildi. Köylerde Arnavutça, Slav dilleri ve Ulahça konuşulurken; elitler, antik köklere zorla bağ kurmak adına “Katharevousa” denilen yapay, akademik bir dil icat ettiler. Bu dil, yasalarla halka dayatıldı. Yani bugün övündükleri kimlik, aslında 1800’lerde masa başında tasarlanmış bir mühendislik harikasıdır.  

​Kim, Kime “Yabancı” Diyor?

  ​Şimdi asıl çelişkiye gelelim. Kendi kimliği yasalarla, ithal krallarla ve devşirme kahramanlarla örülmüş olan bu yapı, bugün kalkıp Türkler’e “Anadolu’da aidiyet” dersi vermeye çalışıyor.   ​Kralı Alman olan,   ​Kahramanları Arnavut olan,   ​Dili laboratuvar ortamında üretilen bir ulus,   ​Bin yıldır bu topraklarda kök salmış bir millete tarih hatırlatması yapamaz. Modern Yunanistan, Balkanlar’ın en kurgusal, en “imal edilmiş” kimliklerinden birine sahipken; başkalarının tarihine dil uzatmadan önce kendi kurucu kodlarındaki bu derin yabancılıkla yüzleşmelidir. Modern Yunanistan’ın hikâyesi, görkemli bir antik geçmişe dönüş değil, 19. yüzyılın jeopolitik ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş bir “yeniden inşa” projesidir. Bugün Ege ve Anadolu üzerinden aidiyet tartışmaları yürütenler, aslında masa başında tasarlanmış bir kimliğin üzerine inşa ettikleri bu yapay zeminde durmaktadırlar. Kendi kurucu kahramanlarının anadilini unutturmaya çalışan, bir Bavyeralı tarafından yönetilmeyi “bağımsızlık” sanan ve yapay bir dille ulus olmaya zorlanan bu yapı, başkalarına tarih dersi vermeden önce aynaya bakmalıdır. ​Tarih, sloganlarla değil gerçeklerle yazılır. Ve gerçekler, bazen bir Alman kralının gölgesinde, modern Yunanistan tarihi Arnavutça fısıldayan bir geçmişten ibarettir. Kaynakça   ​Jelavich, B. (1983). History of the Balkans: Eighteenth and Nineteenth Centuries. Cambridge University Press.   ​Mackridge, P. (2009). Language and National Identity in Greece, 1766-1976. Oxford University Press.   ​Trudgill, P. (1986). Dialects in Contact. Blackwell Publishing.      
Exit mobile version