Site icon Haber Nida

İttifaktan İmhaya: Rusya-Kabardey Ortaklığından Çerkes Soykırımına Giden Tarihsel Süreç

Kafkasya’nın kaderini değiştiren en büyük kırılma noktaları, cephedeki kurşunlardan ziyade, kabilelerin sosyal dokularında ve yönetim biçimlerinde gizliydi. 1557 yılında Kabartay beylerinin Rus Çarı IV. İvan (Korkunç İvan) ile ittifak kurması, Rusya’nın Kafkasya’ya adım atmasını sağlayan en kritik olaydır. Ancak bu hamle tek seferlik bir anlaşma olarak kalmamış; sonraki iki yüzyıl boyunca Rusya’nın bölgeyi içeriden dönüştürmek için kullandığı uzun vadeli bir asimilasyon ve entegrasyon stratejisinin ilk adımı olmuştur. Bu stratejik ortaklık, imparatorluğun güçlenmesiyle birlikte yerini sömürgeleştirmeye ve nihayetinde 1864’te trajik bir Çerkes Soykırımı ve sürgününe bırakacaktır.   İşte Kafkasya’nın üç farklı idari yapısı ve Rusya’nın bu yapılara karşı uyguladığı stratejinin anatomisi:  

Üç Farklı Kafkasya: Sosyal Dokunun Direnişe Etkisi

  Rusya, Kafkasya’ya adım attığında karşısında homojen bir yapı bulmadı. Aksine, her biri farklı bir yönetim mekanizmasına sahip üç temel yapı mevcuttu. Bölgenin kaderini de bu yapısal farklar belirledi.  

Feodal Yapı ve Kabartay-Rus İttifakı (1557)

  Kafkasya’nın jeopolitik kapısını Rusya’ya açan en kritik olay, 1557’deki Kabartay-Rus İttifakı oldu. Dağıstanlı kabilelerin ve Kırım Hanlığı’nın baskıları altında bunalan Kabartay aristokrasisi, askeri ve siyasi güvence arayışıyla yüzünü Moskova’ya döndü.   Bu durum, Rusya’nın güneye doğru yayılmacı politikasına (“sıcak denizlere inme” ve Kafkasya’yı kontrol etme stratejisi) altın tepside sunulmuş bir fırsat oldu. Rusya bu ittifakı pekiştirmek için diplomatik evlilikleri bile kullandı; Çar IV. İvan, Kabartay Beyi Temruk’un kızı Goşenay (Mariya) ile evlendi. Ancak bu hamle, feodal liderlerin dış müdahalelere ve manipülasyona ne kadar açık olduğunu da kanıtladı.  

Demokratik ve Sınıfsız Kabileler (Şapsığ, Natuhay, Abzah)

  Batı Kafkasya’da ise durum tamamen farklıydı. Şapsığ, Natuhay ve Abzah gibi kabilelerde güçlü bir feodal aristokrasi (prensler/beyler) yoktu. Kararlar doğrudan halk meclislerinde (Xase) alınırdı.   Satın alınacak, ikna edilecek veya asimile edilecek tek bir lider olmadığı için Rus bürokrasisi bu bölgeleri barışçıl veya diplomatik yollarla (“beşinci kol” faaliyetleriyle) ele geçiremedi. Karşılarında tek bir muhatap bulamayan Rus ordusu için bu sınıfsız yapı, Kafkas Savaşları’nın en sert ve kanlı geçtiği, ilerlemenin en çok zorlandığı yer oldu. Çünkü halk, topyekûn direnişin ta kendisiydi.  

Teokratik/Dini Bölgeler (Çeçenistan ve Dağıstan/Avaristan)

  Doğu Kafkasya’da ise direniş, feodal bağlardan ziyade İslam bayrağı ve Müridizm hareketi (İmam Şamil dönemi ve öncesi) etrafında birleşti. Dini otorite, dağınık kabileleri merkezi bir güç (İmamet) halinde toplamayı başardı. İnanç etrafında kenetlenen bu teokratik yapı, Rusya’ya karşı onlarca yıl sürecek amansız bir irade ortaya koydu.  

İttifaktan Entegrasyona: İvan Sonrası Süreç ve “Yumuşak Güç”

  1557 ittifakı Korkunç İvan ile başlamış olsa da, onun ölümüyle bitmedi. Rus İmparatorluğu, feodal yöneticileri kendi sistemine entegre etme biçimini sonraki çarlar döneminde (özellikle Romanovlar ve I. Petro devrinde) daha da profesyonelleştirdi:   Çerkasskiy Prensleri ve Saray Siyaseti: İvan’ın evliliğinden sonra birçok Kabartay beyi Moskova’ya yerleşti ve Rus aristokrasisinde “Prens Çerkasskiy” unvanıyla yer edindi. Zamanla Romanov hanedanıyla akrabalık kuracak kadar güçlenen bu klik; Rus ordusunda generallik, taşrada valilik yaparak imparatorluğun elit tabakasına dahil oldu.   Soylu Defterleri (Dvorstvo): Kafkas beylerine Rus soyluluk hakları verilerek, Rus aristokrasisiyle eşit statü sağlandı. Böylece yerel elitler, kendilerini kendi tebaalarından soyutlamaya başladı.   Askeri Entegrasyon ve “Amanat” (Rehine) Sistemi: Bey çocuklarının harp okullarına (Kadın Kolorduları vb.) kabul edilmesi, hem bir sadakat garantisi (rehine mantığı) hem de Kafkas kökenli ama Rus kimlikli bir askerî elit yaratma stratejisiydi. Nitekim Büyük Petro döneminde Hristiyanlaştırılıp Rus ordusunda general yapılan Kabartay prensi Aleksandr Bekoviç-Çerkasskiy, Rusya’nın Orta Asya ve Hazar genişlemesini bizzat yöneten isim oldu. General rütbesi verilen bu Kafkas prensleri, zamanla kendi halklarına karşı Rusya’nın uç beyleri hâline geldiler.  

İttifakın Sonu: Sömürgeleşme, Direniş ve Soykırım

  Kabarday aristokrasisi başlangıçta bu ilişkiyi “eşit şartlarda bir savunma paktı” olarak görse de Rusya güçlendikçe bunu bir “tabiyet ve boyunduruk” ilişkisine çevirdi. 18. yüzyılda Rusya’nın Kafkasya hattında kalıcı askerî kaleler (Mezdegu/Mozdok vb.) inşa etmesi ve 1774 Küçük Kaynarca Anlaşması ile Kabartay bölgesini resmen kendi toprağı ilan etmesi ittifakı tamamen bitirdi.   Geçmişte Rusya ile ittifak kuran Kabartay elitleri, 18. yüzyılın sonu ve 19. yüzyılın başında Rus yayılmacılığına karşı bu kez topyekûn silaha sarıldı. Ancak 1825 yılına gelindiğinde Rus ordusu (özellikle General Yermolov’un kanlı harekâtları) Kabartay direnişini kırdı, köyleri yaktı ve Doğu Çerkesya’yı tamamen kontrol altına aldı. Bu süreç, 1864 yılına gelindiğinde tüm Kafkasya’yı kapsayan sistemli bir etnik temizliğe, nüfus kırılmasına ve yüz binlerce Çerkesin Osmanlı topraklarına sürülmesiyle sonuçlanan Çerkes Soykırımı’na evrildi. Sonuç olarak; Kafkasya’da birliğin sağlanamayışının ve Rus yayılmacılığının başarılı olmasının en büyük sebebi, bölgedeki feodal parçalanmışlık ve Rusya’nın bu beyleri iki yüz yıl boyunca “mevki, makam, unvan ve para” ile manipüle edebilmiş olmasıdır. İttifakla açılan o gedik, zamanla tüm Çerkesya’nın sömürgeleşmesine yol açmıştır. Buna karşılık, aristokrasisi olmayan demokratik yapılar ile dini bir ideal etrafında kenetlenen teokratik yapılar, satın alınacak tek bir liderleri olmadığı için son ana kadar teslim olmamış ve direnişin gerçek sembolleri haline gelmişlerdir.     Kaynakça   1. Baddeley, J. F. (2018). Rusların Kafkasya’yı İstilası ve Şamil. (Çev. S. Özden). İstanbul: Kayıhan Yayınları.   2. Berzeg, N. (2006). Çerkesler: Kafkasya Aynası, Tarih, Kültür, Jeopolitik. İstanbul: Chiviyazıları Yayınevi.   3. Kushkhabiev, A. (2015). “Rusya Çarlığı ve Kabardey İttifakı (1557): Kafkasya’da Jeopolitik Dengelerin Değişimi”. Kafkasya Çalışmaları Dergisi, 2(4), 45-68.   4. Polovinkina, T. (2007). Çerkesya: Gönül Yarası. (Çev. O. Aslan). Ankara: Kafkas Dernekleri Federasyonu Yayınları.
Exit mobile version