Kalibaf, Pazar günü Tahran’da İslami Direniş Hareketi (Hamas) Liderlik Konseyi Başkanı Muhammed Derviş ile yaptığı görüşmede, ülkesinin Müslümanlara ve “Direniş Cephesi’ne” “ihtiyaç duyulduğunda roketlerle, gerekli görüldüğünde ise siyasi destekle” yardım edeceğini belirterek şunları ekledi: “ABD ile barış içinde değiliz ve israil’i resmi olarak tanımayacağız.”
ABD ile müzakereler konusunda ise Kalibaf, Tahran’ın müzakerelerde net sınırlar belirlediğini ve bunlara sadık kaldığını, “Direniş Cephesi ve Lübnan’ı kırmızı çizgilerden biri” olarak gördüğünü belirtti ve aynı zamanda Gazze’deki barış sürecinin ikinci aşamasını tüm ciddiyetle takip edeceğine söz verdi.
Ayrıca, İran’ın Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda ABD ile imzalanan mutabakat metnindeki temel talebinden hiçbir şekilde geri adım atmadığını vurguladı; bu talep, “ABD’nin mutabakat metninde onları tanımaya zorlanmasının” ardından, bölgedeki müttefiklerine ve “Direniş Cephesi”ne karşı savaşın durdurulmasını öngörüyordu.
Güçlü Müzakere Koşulu
Savaşa tam hazırlıklı olmayı güçlü bir müzakere koşulu olarak değerlendirirken, ABD ve işgalci israil’in İran’ın direniş ruhunda bir zayıflık hissettikleri takdirde savaşa başvuracaklarını belirten Kalibaf, diplomasinin askeri kazanımları koruyabilmesi ve kalıcı hale getirebilmesi gerektiğini vurguladı.
“Düşman”, bölgedeki ve Lübnan’daki barışın ancak İran aracılığıyla sağlanabileceğini anladığını belirten Kalibaf, bölge ülkelerine hitaben, ABD ve “Siyonist varlık”ın onlara güvenlik ve güç getirmeyeceğini, güvenlik ve ekonomik kalkınmanın ise bölge ülkelerinin işbirliğine bağlı olduğunu söyledi.
Hamas Liderlik Konseyi Başkanı Muhammed Derviş ise İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat metninin “direniş cephesi” için bir zafer olduğunu belirterek, “Mutabakat metnindeki her madde İran için bir zafer, ABD için ise bir yenilgidir” diye ekledi.
