Site icon Haber Nida

Kırımlı siyasi mahkum İsmet İbrahimov’un cezası onandı

Avukat yorumunda, «Mahkeme, hiçbir delilimizi dikkate almadı. Gerekçeyi, temyiz kararını aldığımızda öğreneceğiz» dedi.

İsmet İbrahimov, birinci derece mahkemesinde suçunu reddetti ve Kırım Tatar Müslümanlarının, siyasi ve dini sebeplerle zulme uğradıklarını belirtti.

Son sözünde İsmet İbrahimov, «İslam bana gerçeği söylemek ve haksızlık ve zorbalık karşısında susmamayı öğretti. Haksız suçlamalarla absürt cezalar vererek, hapishane korkusuyla korkutacaklarını düşünüp içinde islamofobi besleyen ve İslam’ın ışığını söndürmeye çalışanların kulağını tırmalasa da kalbim atmaya devam ettiği ve ruhum bedeni terk etmediği sürece gerçeği söylemeyi bırakmayacağım» dedi.

Şu anda Kırım Tatarı, Dimitrovgrad’daki hapishanede cezasını çekiyor.

35 yaşındaki İsmet İbrahimov, aktivist ve Arap dili uzmanıdır. Evli ve üç kız çocuğu var. Ayrıca, serbest olduğunda bakımını üstlendiği yaşlı ebeveynleri de bulunmaktadır.

7 Temmuz 2020’de, Kırım’ın farklı bölgelerinde yapılan baskınların ardından FSB (Federal Güvenlik Servisi), Kırım Müslümanlarını gözaltına aldı. Bu kişiler arasında İsmet İbrahimov da vardı ve Kırım Tatar aktivisti, Akmescit’teki (Simferopol) tutukevine gönderildi.

İbrahimov, 2003’ten bu yana Rusya’da yasaklı olan, ancak 2014’e kadar Kırım’da serbestçe faaliyet gösteren Hizb ut-Tahrir partisinin faaliyetlerini organize etmekle suçlandı.

Temmuz 2022’de, başkanlığını yargıç Denis Galkin’in yaptığı mahkeme heyeti, İsmet İbrahimov’a 19 yıl hapis cezası verdi. Cezanın ilk 5 yılını hapishanede, kalan 14 yılını ise cezaevinde geçirecek. Serbest bırakıldıktan sonrasında ise 2 yıl hareket özgürlüğü kısıtlı olacak.

Hizb ut-Tahrir, Rusya Yüksek Mahkemesi tarafından 2003’te «terörist örgüt» olarak kabul edilmiştir.

İnsan hakları savunucuları, bu kararın temelsiz, şeffaflık ve tarafsızlık ilkeleri ihlal edilerek alındığını düşünüyor, çünkü davanın kapalı duruşmalarında yalnızca savcılık, yani FSB (Federal Güvenlik Servisi) yer aldı. Örgüt temsilcilerine duruşmada kendi tutumunu açıklama hakkı verilmedi. Oysa, Ukrayna ve çoğu ülkede örgüt kısıtlamalara tabi olmadan ulusal yasalar çerçevesinde faaliyet göstermektedir.

2015 yılından itibaren, Kırım Rusya’nın kontrolüne geçtiği sırada, Kırım’da Hizb üt-Tahrir davaları açılmaya başlandı. Ukrayna’da ise bu parti yasaklanmamıştır; orgütün aktivistleri gazete yayımlayabiliyor, medyada açıkça konuşabiliyor ve toplu etkinlikler düzenleyebiliyordu.

İnsan hakları savunucularına göre, örgüt katılımcıları, hükümet darbesi hazırlığı ya da terörizm suçlamasıyla değil, Kırım’daki siyasi baskılara karşı gösterilen kamu eylemleri, Rus hükümetine yönelik sistematik eleştiriler ve 2014 olayları sonrası Kırım Tatarları arasında artan hoşnutsuzluk nedeniyle hedef alınmaktadır.

Fotoğraf: Kırım Dayanışması

Exit mobile version