Nakba’nın 78. yıldönümü: Filistinliler, o günküyle benzer bir gerçeklikle anma törenleri düzenliyor
Haber Nida
Toplumsal hafızada 1948 yılıyla özdeşleşen bu anma günü, bugün ilk sürgünün trajedilerini akıllara getiren acı bir manzarayı yeniden canlandırıyor; ancak bu kez Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da daha yıkıcı araçlarla.
Tarihsel Kökler: Rakamlarla Nakba
Nakba’nın kökleri 1948 yılına dayanır; o yıl Siyonist çeteler 70’ten fazla korkunç katliam gerçekleştirdi; bu katliamlar sonucunda 15 binden fazla Filistinli şehit oldu ve 1 milyon 400 bin kişiden oluşan nüfusun yaklaşık 957 bini, 1.300 köy ve şehirde yaşadıkları yerlerinden sürüldü.
O dönemde işgalciler, tarihi Filistin topraklarının %85’ini ele geçirdi ve Filistin halkının kültürel ve insani izlerini silmek amacıyla 531 köyü tamamen yok etti.
Kanlı Günümüz: Gazze ve Batı Şeria’da Yeniden Yaşanan Sürgün
78 yıl geçmesine rağmen Nakba hâlâ devam ediyor; Merkez İstatistik Kurumu’nun 2026 yılı verilerine göre, Gazze’deki soykırım savaşı yaklaşık iki milyon Filistinlinin sürgüne uğramasına yol açtı; bunların çoğu, ilk mültecilerin durumunu yansıtan çadırlarda yaşıyor.
Nakba, Gazze sınırlarında kalmadı, devam eden askeri operasyonlar sonucunda Batı Şeria’nın kuzeyindeki kamplardan yaklaşık 40 bin kişinin göç etmesiyle genişledi. Bu da, dünya çapında 15,5 milyon Filistinli’nin 8,1 milyonunun sürgünde yaşamasına neden oldu.
Abbas ve “Oslo” çıkmazı: Hayal kırıklığının sonu
Krizin siyasi boyutuyla ilgili olarak, mevcut dönemi “dönüm noktası” olarak nitelendiren Başkan Mahmud Abbas’ın açıklamaları öne çıktı.
Abbas, bağımsız bir devletin kurulması umuduyla imzalanan “Oslo Anlaşması”nın, işgal uygulamaları ve yerleşim yerlerinin genişlemesi nedeniyle ölümcül bir darbe aldığını vurguladı.
Başkan, Filistin liderliğinin tek taraflı olarak saygı duyduğu anlaşmaların rehinesi olarak kalmayacağını belirtti ve mevcut zorla sürgün girişimlerinin tüm anlaşmaların özünü boşa çıkardığını, “ikinci Nakba” ile yüzleşmek için uluslararası koruma talebine geri dönülmesini gerektirdiğini ifade etti.
Halk etkinlikleri: “Gitmeyeceğiz”
“Gitmeyeceğiz… Köklerimiz sizin yıkımınızdan daha derin” sloganı altında, Filistin şehirleri ve mülteci kamplarında kitlesel yürüyüşler düzenlendi; gençler ve çocuklar bu yürüyüşlerde “geri dönüş anahtarlarını” ve terk edilmiş köylerinin isimlerini havaya kaldırdılar.
Katılımcılar, 194 sayılı karar uyarınca geri dönüş hakkının, yılların geçmesi veya savaşların vahşeti ile ortadan kalkmayacak kutsal bir hak olduğunu ve topraklarında direnmelerinin, “UNRWA” ajansını zayıflatarak davayı ortadan kaldırma girişimlerine karşı en iyi cevap olduğunu vurguladılar.
Sonuç olarak, Nakba’nın 78. yıldönümü, Filistin halkının enkazın altından yeniden doğma gücünün canlı bir tanığı olmaya devam ediyor; Siyasetçiler “Oslo Anlaşması”nın yasını tutarken, Filistin halkı toprak sözleşmesine sıkı sıkıya sarılıyor ve barışa giden yolun sürgünden geçmediğini, aksine 1948 sonbaharında başlayan ve 2026 ilkbaharında hâlâ adalet bekleyen tarihi hakların tanınmasından geçtiğini vurguluyor.