Rawalpindi’nin yoğun nüfuslu bir bölgesinde bulunan bir evin çatısında, 100’den fazla Uygur Müslümanı Ramazan Bayramı’nı kutlamak için bir araya geldi.
Gençler ve yaşlılar, çoğu Uygur halkı tarafından geleneksel olarak giyilen doppa takkesi takmış halde, “Eid Mubarak, Uygur Çocukları Pakistan” yazılı bir pankartın altında birbirlerine sarılıp selamlaştılar.
Pakistan’daki Uygur topluluğunun lideri Muhammed Umar Han, Cumartesi günü AFP’ye verdiği demeçte, “Her yıl, Allah’ın lütfuyla Uygur çocuklarımızı bir araya getiriyor, burada eğleniyor, kültürümüzü ve ana dilimizi koruyoruz” dedi.
Uygurlar Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’da yaşıyor ancak diasporaları birçok ülkeye yayılmış durumda.
1960’larda göçün başladığı Pakistan’da, çoğunluğu kuzeydeki Gilgit-Baltistan bölgesinde ve Rawalpindi’de olmak üzere yaklaşık 400 ila 500 aile bulunmaktadır.
Umar, Doğu Türkistan’da yaklaşık 300 akrabası olduğunu ancak onlarla iletişimini kaybettiğini söyledi.
“Akrabalarımız orada baskı altında. Sadece benim akrabalarım değil, dünyanın her yerindeki Uygurlar, kimse onlarla iletişim kuramıyor,” dedi.
“Bazıları öldü. Son 10 yıldır onların ne durumda olduklarını bilmiyoruz.”
Anavatanlarıyla bağlarını kaybetmiş olsalar da, Uygur aktivistler Pakistan’da doğan yeni nesillere etnik kimliklerini aktarmaya kararlı olduklarını söylediler.
“(Çocuklarımız) dilimizi anlıyor ama konuşamıyorlar. Bu yüzden biraz endişeliyiz,” dedi Amanullah Khan.
“Kültürümüzü koruyabilmemiz için, en azından Uygurca öğrenebilecekleri bir okul istiyoruz.”
Sürgündeki Uygurlar, dillerinden ve kültürlerinden endişe duyduklarını, ancak yurtdışında bile bunları yaşatmaya çalışırken engellerle karşılaştıklarını söylediler.
Umar, bir zamanlar Uygur çocukları için bir okul kurmaya çalıştığını, ancak okulun yetkililer tarafından kapatıldığını söyledi.
Günümüzde yoksulluk, birçok Uygur çocuğun iyi okullara gidememesi anlamına geliyor. Bazıları ise hiç resmi eğitim almıyor.
Amanullah Han, “çocuklarımızın doktor ya da mühendis olabilecek, gazetecilik yapabilecek ya da devlet kurumlarında iyi bir pozisyona gelebilecek düzeye ulaşabilmeleri” için bir okula ihtiyaç olduğunu söyledi.
Zorluklara rağmen, bazı genç Uygurlar bu davayı sürdürmeye kararlı.
Muhammed Umar Han’ın kızı Sadia Umar, “Babam Uygur, atalarım da Uygur, bu yüzden Uygur olmaktan gurur duyuyorum” dedi.
“Babamın Uygur halkı ve Uygur çocukları için bu kadar çok çalışmasını çok seviyorum. Allah’ın izniyle gelecekte ben de aynısını yapacağım.”

