Site icon Haber Nida

TikTok’taki Uygurların Feryadı: Çin Zulmü Altındaki Acı Manzara

Son günlerde Doğu Türkistan’daki TikTok (Douyin) platformunda, Uygurların hapishanelerde tutulan ya da hayatını kaybeden yakınlarına duydukları özlem ve ayrılık acısını yansıtan bir dizi yorum büyük dikkat çekti. Bir Uygur kullanıcının, hapisteki annesinin geri dönmesini beklediğini anlattığı bir paylaşıma kısa süre içinde 400’den fazla yorum yapıldı. Çin makamlarından gelebilecek baskı ve tehditler çok açık olmasına rağmen, yorum yapan kişiler anne-babalarının, kardeşlerinin veya çocuklarının hâlâ cezaevinde bulunduğunu, bazılarının ise hayatını kaybettiğini olabildiğince temkinli bir dille ifade etti. Yorumlarda geçen “9 yıl kaldı”, “5 yıl sonra görüşeceğiz”, “Daha 11 yıl var”, “2028’de geri dönecek” gibi ifadeler, Çin baskısı altındaki Uygurların ağır hapis cezalarına çarptırıldığını ve ailelerin sistematik biçimde parçalandığını gözler önüne serdi.   Bazı yorumlarda ise yakınlarının cezaevlerinde ya da toplama kamplarında hayatını kaybettiği şu sözlerle anlatıldı: “Annem ve eşim geri dönmeyecek”, “Çocuğumu sonsuza dek kaybettim”, “Hayatta olsaydı, ben de yıllar sonra dönecek diye beklerdim…”   Bazı kullanıcıların “Bunları yorumlarda yazmayın” diye uyarıda bulunması ve kimilerinin de zoraki şekilde “Partinin politikasına teşekkürler” demesi, bölgedeki yoğun siyasi baskıyı, insanların ifade özgürlüğünün hâlâ ağır kontrol altında olduğunu ve toplumdaki korku atmosferini açıkça ortaya koydu.   Bu yorumlar, Çin makamlarının “üç türlü aşırıcılıkla mücadele” ve “toplumsal güvenliği sağlama” adı altında yürüttüğü sistematik baskı ve insan hakları ihlallerinin sürdüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. TikTok’taki bu feryatlar, bugün Uygur toplumunun yaşadığı büyük trajedinin yalnızca küçük bir kesitinden ibarettir.
Exit mobile version