Trump, deniz ablukasının Pazartesi günü resmi olarak başlayacağını ve İran’ın “tek bir damla petrol bile” satamamasını sağlamak için çalışan diğer ülkelerin de bu ablukaya katılacağını doğruladı. Ayrıca şunları vurguladı:
- İran ordusu fiilen sona erdi ve füze kapasitesi neredeyse tamamen tükendi.
- Washington, İran’ın insansız hava araçları ve füzelerinin üretim kapasitesini yok etmeyi başardı.
İran, Hürmüz Boğazı’nı açma sözünü tutmadı; Trump, boğazdaki durumu yakında “düzelteceğini” söyledi.
NATO”dan hayal kırıklığı
Trump’ın açıklamaları müttefikleri azarlamaktan da geri kalmadı; Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü (NATO) ülkelerine yönelik derin hayal kırıklığını dile getirerek, bu krizde ABD’nin yanında durmadıkları için onları suçladı.
Trump, “İttifaka trilyonlarca dolar ödüyoruz ve bu konu çok ciddi bir şekilde incelenecek” diyerek uyarıda bulundu.
Artık nükleer silah yok
ABD Başkanı, İran’ın hiçbir şekilde nükleer silaha sahip olmayacağına dair kesin ifadesini yineledi ve İran’ın şu anda “son derece çaresiz” bir durumda olduğunu belirtti.
Diplomatik bir soğukkanlılıkla şunları ekledi: “İran’ın müzakerelere dönüp dönmemesi umurumda değil,” diyerek, güç kullanımı ve ekonomik boğma seçeneğinin Beyaz Saray’ın masasında duran tek alternatif olduğunu ima etti.
Altyapıya yönelik tehdit
Trump, ABD’nin şimdiye kadarki saldırılarının “hafif” olduğunu, uyarı niteliğinde yalnızca bir İran köprüsünün hedef alındığını açıkladı; ancak Tahran’ın uluslararası deniz trafiğini engellemeye devam etmesi halinde, bir sonraki aşamada daha geniş çaplı bir tırmanış yaşanabileceğine işaret etti.

