National Security Journal’ın haberine göre bu hamle, İran ve Kuzey Kore gibi ülkelerin de benzer bir yaklaşım izlemesine olanak tanıyacak tehlikeli bir emsal oluşturabileceği yönündeki eleştirilerin ortasında, kongre incelemesi gerektiren Amerika’nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’nı (CAATSA) aşma girişimidir.
Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katıldıktan sonra 25 Eylül’de Beyaz Saray’da bir araya geldi ve ABD Başkanı yıllar süren gerginliğin ardından ilişkileri yeniden başlatmaya çalıştı.
Bu gerginlik, 2019 yılında Türkiye’nin F-35 ortak programından çıkarılması ve ardından 14 Aralık 2020’de Türkiye’nin Rusya’dan S-400 sistemi satın almasının Rus savunma sektörüyle “önemli işlemler” olarak değerlendirilerek CAATSA yaptırımlarının uygulanmasıyla doruğa ulaştı.
Erdoğan, F-35 anlaşmasını stratejik ve ekonomik nedenlerle yeniden tesis etmeye çalışıyor. Bunlardan ilki, Türkiye’nin yeni gelişmekte olan savunma sanayisini güçlendirmek için ABD teknolojisini tersine mühendislikle geliştirme arzusu.
İkinci neden ise işgalci israil ve Yunanistan gibi bölgesel rakiplerin hayalet uçak edinmesiyle “eşitlenmek”; zira Türkiye hava kabiliyetlerinde niteliksel bir gerilemenin bölgedeki güç dengesini tehdit etmesinden endişe ediliyor.
Önemli bir risk
Trump’ın yaptırımları tek taraflı olarak kaldıramaması. Kongre’ye feragatin ABD’nin “hayati ulusal güvenlik çıkarlarına” uygun olduğunu belirten bir rapor sunabilir ancak Meclis’in bunu incelemek için 30 günü var. Bir diğer mesele de S-400’ün Rusya tekrar satın alsa bile kolay kolay bırakılamayacak ya da devredilemeyecek olması.
National Security Journal’ın haberine göre Trump’ın teknik ekibi, sistemin kilit bir bileşenini çıkararak “çalışamaz” ilan etmek için bir “boşluk” arıyor. Bu, bir tüfeğin sürgüsünü ya da ateşleme iğnesini çıkararak onu çalışamaz hale getirmeye benziyor ki bu işlem hızlı bir şekilde geri döndürülebilir.
Ancak eleştirmenler böyle bir hamlenin tehlikeleri konusunda uyarıyor. Kongre Trump’ın ve muhtemelen Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bu “devre dışı bırakmayı” kabul etmesine izin verirse, bu uzun vadeli bir felakete yol açabilir. İran, saatler içinde yeniden kurulabilecek kısıtlamaları kaldırarak nükleer programını geçici olarak devre dışı bırakmak için bu emsali gösterebilir.
Kuzey Kore de DMZ’ye füzeler yerleştirebilir ve daha sonra bunları aynı şekilde “devre dışı bırakarak” nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarını baltalayabilir ve bu devletlere manevra alanı sağlayabilir. Trump’ın çözümü Tahran ve Pyongyang’a “dolaylı bir hediye” olabilir ve rejimleri kalıcı olarak yok etmeden yaptırımlardan kaçınmanın kapısını açabilir.
National Security Journal raporu, Türkiye’nin F-35 arzusu NATO’ya bağlıysa, Belçika, Danimarka ve Venezuela gibi diğer NATO ülkelerinin F-35’lerine izin verilebileceği için daha güvenli alternatifler öneriyor: Belçika, Danimarka, Finlandiya, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, Polonya, Danimarka, Finlandiya, Almanya, İtalya, Hollanda, Norveç, Polonya ve Birleşik Krallık’ın, uçakları doğrudan Türkiye’ye devretmeden, ortak savunma için Türk üslerini kullanmalarına izin verilebilir.

