Site icon Haber Nida

“Türkiye Yüzyılı” vizyonuna Gümrükler dahil edilecek mi?

Sencer Buğrahan

Mersin Gümrüğünde yaşanan kumpasla ilgili haberi geçen hafta sitemizde yayınlandık.

Haber ile ilgili araştırma yaparken öğrendik ki, bu olay ilk değilmiş maalesef.

Gerekli önlemler alınmazsa son da olmayacağı malûm…

Önce haberimizi bir hatırlayalım:

Uzak Asya’dan almış olduğu ürünleri Ortadoğu piyasasında pazarlayan bir iş adamının ticaretine birileri yasalardaki boşlukları kullanarak taş koyuyor. Sebebinin de rüşvet olduğu iddia ediliyor!

5 yıla yakın süredir Güney Koreli bir firmadan otomotiv yedek parçası alan iş adamı Mahmut Mahna, en son aldığı ve Mersin Gümrüğüne transit giren mallarının bloke olduğunu öğreniyor.

Sebebi ise; merdiven altı bir tabela işletmesinin şikayeti. Bu merdiven altı tabela işletmesi 3 yıldır uluslararası tescil almış bir markayı Türkiye’de nasıl olduysa tescil ettirmiş ve bu yüzden “ticari faaliyetlerinin” zarar göreceği iddiasıyla mallara bloke koyduruyor.

Tezgah güzel değil mi?

Gümrükten tanıdık arkadaşlar(!) sana markanın ismini ve ticari hacmini söylesin, –çünkü bu bilgileri onlar bilebilir. Yoksa kim nereden bilecek kapalı konteyner içinde ne geldiğini, nereye gittiğini, hangi marka olduğunu– sen de git bu markayı tescil ettir, ondan sonra da gelsin bedavadan para…

Tezgah güzel değil mi?

Burada birinci olarak marka tescil işlemlerindeki sıkıntıların çözümlenmesi gerekiyor. Her önüne gelen, uluslararası bir markayı nasıl tescil ettirebiliyor?

Bunun yasal bir dayanağı var mıdır?

Bu markayı tescil ettiren işletme, o marka ile ürettiği ürünler nelerdir, imalathane nerededir? Mevzuatta marka tescilinde “Üretim Kapasite Raporu” isteniyor ama orada da akçeli işler döndüğü için maalesef bu tür olaylar yaşanıyor.

Bu gibi bütün soruların havada kaldığı marka tescili işleminin de nasıl yapıldığını okuyucularımız çok iyi anlayacaktır herhalde…

Zaten konu ile ilgili araştırma yapanlar görecektir ki, ülkemizde bu mevzu ile alakalı pek çok dosya Adliye koridorlarında dolaşmaktadır. Ticaret Bakanlığı’nın bu konudaki mevzuat eksikliği birçok iş adamını hayatından bezdirmiştir.

Yeni Ticaret Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ömer Bolat’ın bu konuda acil bir değişikliğe gidilmesini istemesi ve ülkemizdeki mevzuatın uluslararası normlara uygun hale getirilmesi elzem bir durumdur.

İkinci olarak ise iş yargıya taşındığı zaman da başka bir sorun ile karşılaşıyoruz:

Türkiye’de gümrüklerde oluşan uyuşmazlıklara bakan bir “Gümrük Mahkemesi” yok. Oysa ki birçok ülkede gümrükte yaşanan hadiseler ile ilgilinen Gümrük mahkemeleri mevcuttur.

Bu mahkemelerde gümrük ve dış ticaret ile ilgili teknik konulara vakıf hakim ve savcılar görevlendirilmektedir. Ülkemizde ise bu konulara normal mahkemeler bakmaktadır. Bu da teknik konulardaki yetersizlikler sebebiyle mağduriyetlere yol açmaktadır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna yakışır bir ülke için herkesin çalışması gerekmektedir. Yeni bir Kabine, yeni bir döneme artık eski sorunlar ile devam edilmemesi gerek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin önüne koyduğu “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna gümrükler de dahil edilecek mi?

Exit mobile version