Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dünya Sessiz Kalmamalı: Uygurların Sistematik Soykırımı Konusu Gündemde Kalmalı

Doğu Türkistan Ulusal Hareketi (ETNM), Çin’in Doğu Türkistan’ı işgalini simgeleyen 76. yıldönümünde, Beyaz Saray önünde düzenlenecek mitingle bir “Ulusal Yas Günü” ilan etmeyi planlıyor. Bu etkinliğin amacı, dünya kamuoyunu Uygur Türklerine yönelik sistematik baskı ve soykırıma dikkat çekmeye zorunlu kılmak.

Doğu Türkistan Ulusal Hareketi (ETNM), Çin’in Doğu Türkistan’ı işgalini simgeleyen

Uygurlar, Çin’in işgali altındaki Doğu Türkistan’ın kadim Türk halkıdır. 1949 yılında Çin’in kurulmasıyla birlikte, bu bölge merkezi yönetim tarafından denetim altına alınan stratejik bir bölge haline gelmiştir. Mao dönemiyle birlikte “Otonom Bölge” statüsü verilmiş olsa da, vaktiyle vaat edilen kültürel ve siyasal özerkliğin yerini asimilasyon politikaları almıştır.

Zorla Yerleştirme, Toplama Kampları ve Nüfus Kontrolü

2017 yılından bu yana, ÇKP yönetimi 1–2 milyon Uyguru toplama veya “yeniden eğitim” kamplarında gözaltında tutmuştur. Bu kamplarda dinî ibadet yasaklanmakta, Uygurca konuşmak cezalandırılmakta, tutuklular kültürel kimliklerinden mahrum bırakılmaktadır.

Okumadan Geçme  Müslüman Ülkeler Doğu Türkistan’daki Soykırımı Duymuyor, Görmüyor, İşitmiyor

Kamplardaki şiddet, elektrik verilmesi, dayak, aç bırakılma, cinsel istismar gibi insanlık dışı uygulamalara ilişkin çok sayıda tanık ifadesi mevcuttur. Çocuklar ailelerinden ayrılarak devlet kurumlarına yerleştiriliyor, bu da kültürel asimilasyonun en uç örneklerinden biri olarak görülüyor.

Öte yandan, Çin yönetiminin nüfus kontrol politikaları da dikkat çekici düzeyde baskıcıdır. Uygur nüfusunun doğurganlığını azaltmayı amaçlayan zorunlu doğum kontrol yöntemleri, kısırlaştırmalar ve diğer uygulamalar rapor edilmektedir.

Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Tartışmalar

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi’nin 2022 tarihli değerlendirmesi, Doğu Türkistan’daki uygulamaların “insanlığa karşı suçlar” niteliği taşıdığı uyarısını yapmıştır. Ancak rapor, açıkça “soykırım” teşkil ettiği tanımını kullanmaktan kaçınmıştır.

Okumadan Geçme  Trump’ın yeni Dışişleri Bakanı Rubio ve Uygurlar

ABD Dışişleri Bakanlığı ise 19 Ocak 2021’de Uygur halkına yönelik muamelenin “soykırım” niteliği taşıdığını ilan etmiştir. Kanada’da parlamentonun alt komitesi de olayları soykırım olarak tanımlamış ve hükümete müdahale çağrısında bulunmuştur.

Birleşik Krallık’ta ise bağımsız bir “Halk Mahkemesi” olan Uyghur Tribunal, Çin hükümetinin Uygurlara karşı soykırım işlediği sonucuna varmıştır.

Asıl Talep: Susmamak, Eyleme Geçmek

ETNM’nin mitingi, sadece bir sembol değil; dünya genelinde bir “uyandırma hareketi” olarak görülüyor. Önemli kısmı diasporada yaşayan Uygurlar, dünya kamuoyunun ve devletlerin konuya sürekli dikkat çekmesini istiyor.

Okumadan Geçme  Çin hapishanelerindeki Rahile Davut'a Saussure Enstitüsü tarafından Fahri Doktora unvanı verildi

Hak savunucuları, ülkelerden Çin’e baskı uygulamasını, Doğu Türkistan’a bağımsız gözlemci girişini sağlamasını, zorunlu çalıştırılan ürünlerin küresel tedarik zincirinden çıkarılmasını ve Çin yetkililerine karşı yaptırımlar uygulanmasını talep ediyor.

Uluslararası toplumun çekimser tavrı eleştirilirken; sessiz kalmanın, bu suistimallerin normalleşmesine katkı sağlayacağı vurgulanıyor. Özellikle BM üyesi devletlerin soykırım konusundaki yükümlülüklerini hatırlamak üzere harekete geçmeleri bekleniyor.