Gözlemciler tarafından tehlikeli olarak nitelendirilen bu karar, işgal hükümetinin Hamas’ı dokuz günlük ateşkes anlaşmasını ihlal etmekle suçlamasının ardından alındı. Hamas ise bu suçlamayı kategorik olarak reddetti ve işgalin anlaşmayı baltalamak için bahaneler uydurduğunu söyledi.
Tarihi anlaşmanın ardından temkinli sükunet
Bu tırmanış, ABD, Mısır, Katar ve Türkiye’nin arabuluculuğunda imzalanan tarihi “Şarm El Şeyh Anlaşması”nın ardından Gazze Şeridi’nde dokuz gün süren nispi sükunetin ardından geldi.
“İmkansız bir başarı” olarak nitelendirilen anlaşma, yıkıcı bir savaşı sona erdirdi ve esir takası, insani yardımın girişine izin verilmesi ve yeniden inşa hazırlıkları gibi karmaşık hükümlerin uygulanmasına başlandı.
Son birkaç gün, yardım malzemelerinin gelmeye başlamasıyla sükunetin etkilerini hissetmeye başlayan Gazze Şeridi sakinlerine bir umut ışığı sunmuştu.
Ancak işgalcilerin bombardımanı, durumu başlangıç noktasına geri döndürdü ve bölgeyi yeniden şiddet döngüsüne sürükleme tehdidi oluşturuyor.
Kararın ayrıntıları ve eşlik eden baskınlar
İbrani medyası, işgalci Başbakan Benjamin Netanyahu’nun işgal ordusunun tavsiyesi üzerine yardımı durdurma ve sınır geçişleri kapatma kararı aldığını bildirdi.
Axios muhabiri Barak Ravid, üst düzey bir işgalci israil hükümet yetkilisinin şu sözlerini aktardı: “Netanyahu, Hamas’ın ateşkesi ihlal etmesine cevap olarak Gazze Şeridi’ne giden tüm geçiş noktalarını kapatmaya ve insani yardımların girişini durdurmaya karar verdi.”
Aynı anda işgal ordusu, Gazze Şeridi’nin güneyindeki “terörist hedefleri”ni hedef alan bir dizi yeni baskın düzenleyeceğini duyurdu. Netanyahu, ordusuna sözde ihlale cevap olarak “sert önlemler” alması talimatını verdi.
Karar, işgal hükümetindeki aşırı sağ kanat tarafından hemen memnuniyetle karşılandı.
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Başbakanın Gazze Şeridi’ne insani yardımın durdurulması kararını takdir ediyorum” dedi.
Ben-Gvir, tırmanma niyetini yansıtan bir açıklamada, “Bu yardım yeniden başlatılmamalı. Savaşa evet — ve mümkün olan en kısa sürede” diye ekledi.
Hamas reddediyor
Buna karşılık Hamas, anlaşmanın ihlalinden sorumlu olduğunu reddetti. Siyasi büro üyesi İzzat el-Rişk, hareketin ateşkese bağlı olduğunu ve işgalcilerin ihlalin başladığını iddia ettiği Refah bölgesinde “herhangi bir çatışma olmadığının farkında olmadığını” belirtti.
Al-Rişk, işgalciyi “anlaşmayı ihlal etmek ve suçlarını meşrulaştırmak için uyduruk bahaneler üretmekle” suçladı ve yardımın askıya alınması kararını, devam eden diplomatik çabaları baltalamayı amaçlayan “toplu ceza” olarak nitelendirdi.
Krizi kontrol altına almak için diplomatik yarış
Bu gelişme, anlaşmanın kırılganlığını ve işgal hükümeti içinden, örneğin anlaşmaya başından beri karşı çıkan ve onu baltalamaya çalışan Ben Gvir gibi isimlerin uyguladığı muazzam baskıyı ortaya koyuyor.
Analistler, Netanyahu’nun yardımı askıya alma kararını hızlı bir şekilde alarak, sağ koalisyondaki ortaklarının baskısına yanıt verdiğini ve insani yardımı siyasi ve askeri bir pazarlık kozu olarak kullandığını düşünüyor.
Diplomatik cephede ise durumu kontrol altına almak ve anlaşmanın tamamen çökmesini önlemek için yoğun çabalar başladı.
Axios internet sitesi, bu anlaşmayı tarihi bir başarı olarak gören ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin “daha fazla olayın yaşanmasını önlemek için yoğun çaba sarf ettiğini” ortaya koydu.
Bir ABD’li yetkili, web sitesine, ABD’nin işgalci hükümete, ateşkesi sona erdirebilecek büyük çaplı bir askeri müdahaleyi önlemek amacıyla “orantılı ve itidalli bir şekilde yanıt vermesini” tavsiye ettiğini söyledi.
Aynı zamanda Axios, bölgesel arabulucuların, özellikle Mısır, Katar ve Türkiye’nin, Gazze’de daha fazla tırmanışın önlenmesi için Hamas ile birlikte çalıştığını belirtti.
Anlaşmanın geleceği belirsizliğini koruyor.
Önümüzdeki saatler, Şarm el-Şeyh anlaşmasının tamamını sınava tabi tutacak.
Yardımın askıya alınması kararı tehlikeli bir tırmanışa işaret etse de, Washington, Kahire, Doha ve Ankara’nın öncülüğündeki arabuluculuk çabalarının başarısı, durumu kurtarmanın tek umudu.
Gazze Şeridi sakinleri, bu görüşmelerin sonucunu büyük endişeyle bekliyor ve bu gece duyulan yeni hava saldırılarının, dünyanın daha yeni sona erdiğini kutladığı savaşın geri dönüşünün habercisi olmaması umuduyla bekliyor.







