İbrani “Yediot Aharonot” gazetesinde yayınlanan rapora göre, 2002 yılından beri tutuklu bulunan ve beş kez müebbet hapis cezasına çarptırılan El-Barguti, saha çalışmalarından, Cezaevleri İdaresi’nin “entelektüel ve stratejik etki” olarak tanımladığı alana geçmiştir; doğrudan faaliyetler yerine siyasi söylem ve anlatıların oluşturulması yoluna yöneldi.
Raporda, Barguti’nin hâlâ “direniş” seçeneğine bağlı kaldığı ve mesajlarını dışarıya iletmek için yakın çevresi ve avukatlardan oluşan bir ağ kullandığı, ancak rolünü doğrudan ön planda tutmamaya özen gösterdiği iddia ediliyor.
Uluslararası Dayanışma
Raporda, Barguti’nin giderek büyüyen bir uluslararası dayanışma kampanyasından yararlandığına dikkat çekildi; zira Barguti, birçok Batı çevrelerinde Filistin mücadelesinin sembolü olarak sunuluyor ve bazı kampanyalarda ölen Güney Afrikalı lider Nelson Mandela ile karşılaştırılıyor, işgalci israil ise bunu şiddetle reddederek, Barguti’nin İkinci İntifada sırasında beş işgalci israillinin ölümüne yol açan saldırılara karıştığı gerekçesiyle mahkum edildiğini ve ayrıca cinayete teşebbüs ve silahlı örgütlere üyelik gibi diğer suçlardan da hüküm giydiğini vurguladı.
Rapora göre, Barguti hapishanede olmasına rağmen El-Fetih hareketi içindeki konumunu korumayı başardı; hareketin Merkez Komitesi üyeliğine yeniden seçildi. Ayrıca, raporun yazarlarına göre, sahip olduğu siyasi ve halk desteği, kendisine fırsat tanınması halinde gelecekte Filistin Yönetimi’nin liderliği için en önde gelen olası adaylardan biri olmasını sağlıyor.
Raporda ayrıca, El-Barguti’nin, tüm siyasi güçlerin katılımı olmadan hiçbir Filistin ulusal projesinin başarılı olamayacağına olan inancından hareketle, Hamas dahil olmak üzere çeşitli grupları kapsayan birleşik bir Filistin liderliği kurmaya çalıştığı iddia ediliyor.
Raporda, bu eğilimin, işgalci israil açısından, Hamas hareketinin esir takası anlaşmalarına onun adını dahil etmeye gösterdiği ilgiyi ve onu yeni bir siyasi dönemi yönetebilecek bir şahsiyet olarak görmesini açıkladığı belirtiliyor.

Rapor ayrıca, Barguti’nin geçtiğimiz yıllarda hapishane içindeki faaliyetlerine de değinerek, durdurulana kadar mahkumlara yönelik eğitim programlarını yönettiğini ve işgalci israil’in anlatımına göre bu programları tutuklular arasındaki nüfuzunu güçlendirmek için kullandığını belirtiyor.
Raporda, El-Barguti’nin bilgiyi siyasi gücü pekiştirmek için bir araç olarak gördüğü ve işgalci israil gerçekliği hakkında daha geniş bilgiye sahip Filistinli kadrolar yetiştirmek amacıyla işgalci israil tarihi, güvenlik teşkilatları ve sorgulama yöntemleri ile ilgili konuları öğretmeye önem verdiği belirtildi.
İşgalci israil Siyasetine Etkisi
Raporda ayrıca, Barguti’nin etkisinin Filistin sahnesiyle sınırlı kalmayıp işgalci israil’in iç politikasına da uzandığı iddia ediliyor; İşgalci israil Cezaevleri İdaresi’ne göre, Barguti, kamuoyunda tanınan şahsiyetler ve Knesset’teki Arap milletvekilleriyle kurduğu ilişkiler aracılığıyla siyasi sahneye etki etmeye çalışıyor.
Raporda, bir dizi Arap Knesset üyesinin, daha büyük siyasi ağırlığa sahip ve böylece işgal hükümetlerinin oluşumunda etki gücünü artıracak birleşik bir Arap partisi kurma girişimi için onun desteğini almak üzere kendisiyle temasa geçtiği iddia ediliyor.
Raporda, bu ilişkilerin, Barguti’nin işgalci israil’deki Arap toplumu içindeki oy verme eğilimlerini ve işgalci israil’deki siyasi güç dengesini etkileme çabasını yansıttığı belirtiliyor; Barguti, işgal içindeki ve dışındaki Filistinli kesimler nezdindeki sembolik varlığı ve konumundan yararlanıyor.

Aynı bağlamda rapor, El-Barguti’nin siyasi imajını özenle yönetmeye özen gösterdiğini, doğrudan ortaya çıkmak yerine mesajlarının başkaları tarafından iletilmesini tercih ettiğini, bunun da onu geleneksel bir siyasi aktör olmaktan çok bir ulusal simge olarak imajını güçlendirmeye katkıda bulunduğunu iddia ediyor. Hapishanede geçirdiği yıllar, Filistin Yönetimi’ndeki krizlerden ve iç çatışmalardan uzak kalarak konumunu sağlamlaştırmasına katkıda bulunmuş; bu da, yönetim zorluklarıyla karşı karşıya kalan diğer liderlere kıyasla halk nezdindeki itibarını korumasına olanak sağlamıştır.
Merkezi bir figür
Buna karşılık, rapor, farklı ülkelerden siyasi, kültürel ve insan hakları aktivistlerini içeren, Barguti’nin serbest bırakılmasını talep eden uluslararası kampanyanın, onun “siyasi tutuklu” ve Filistin davasının sembolü olarak küresel imajını güçlendirmeye katkıda bulunduğunu vurguluyor; oysa işgalci israil, bu imajın Barguti hakkında verilen mahkeme kararlarını ve suçlandığı suçlamaların niteliğini göz ardı ettiğini düşünüyor.
Rapor, işgalci israil Cezaevleri İdaresi’nin bakış açısına göre, Barguti’nin parmaklıklar ardında olmasına rağmen Filistin sahnesinde hâlâ merkezi bir figür olduğunu ve etkisinin yıllar geçtikçe azalmak bir yana, doğrudan örgütsel faaliyetlerden siyasi ve entelektüel etkiye doğru geliştiği sonucuna varıyor.
Raporda ayrıca, halk arasındaki varlığının devam etmesi, El-Fetih hareketi içindeki konumu ve çeşitli Filistinli gruplarla olan ilişkilerinin, onu önümüzdeki dönemde gündeme gelebilecek herhangi bir siyasi düzenleme veya esir takası anlaşmasında en önemli potansiyel aktörlerden biri haline getirdiği belirtiliyor.



















