ABD Dışişleri Bakanı: Çin’in dünyanın en güçlü ülkesi olmasına izin vermeyeceğiz

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin kendi aleyhine “Çin’in dünyanın en güçlü ülkesi olmasına izin vermeyeceğini” vurguladı ve anlaşmazlıkları yönetmek ve “her iki ülke ile dünya için felaketle sonuçlanabilecek herhangi bir çatışmayı önlemek” amacıyla Washington ile Pekin arasında doğrudan iletişim kanallarının korunmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, Tayvan’daki mevcut durumun zorla değiştirilmesine karşı olan ülkesinin tutumunu da yineledi.

rubio-4929

Rubio, Cumartesi günü Fox News ile yaptığı röportajda, “Çin, dünyanın en güçlü ülkesi olmak istiyor ve bunu ABD’nin aleyhine gerçekleştirmeyi hedefliyor, ancak biz bunun olmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

 

ABD ve Çin’in dünyanın en büyük iki ekonomisi ve muhtemelen en güçlü iki askeri gücü olduğunu belirten Rubio, şunları ekledi: “Askeri kapasitemizin daha gelişmiş olduğu doğru, ancak yine de dünyanın en güçlü iki büyük ülkesi olarak aralarında bir ilişki olması, doğrudan iletişim kurabilme imkânına sahip olmaları ve mümkün olduğunca anlaşmazlıkları kontrol altına almaya çalışmaları önemli olduğunu düşünüyorum; çünkü bunun olmaması çok kötü sonuçlara yol açabilir.”

 

ABD Dışişleri Bakanı, bu ilişkinin temelinin ABD Başkanı Donald Trump ile Çinli mevkidaşı Xi Jinping arasındaki ilişkide yattığını belirtti ve bu ilişkinin karşılıklı saygıya dayandığını söyledi. Ayrıca, ikilinin birbirlerini iyi anladığını da ekleyerek, bunu son derece önemli bir husus olarak nitelendirdi.

 

Şöyle devam etti: “İki ülkenin başkanlarının birbirleriyle doğrudan konuşabilmesi önemlidir; hatta Çin ile doğrudan iletişim kanallarının olmaması sorumsuzluk olur.”

 

Rubio, ABD’nin Pekin ile ilişkilerinde istikrarı sağlamaya çalıştığını vurguladı ve her iki tarafın da rekabet alanları da dahil olmak üzere üzerinde anlaşamayacakları konular olduğunu farkında olduklarını belirtti.

 

Şöyle ekledi: “Birlikte çalışabileceğimiz alanlar var ve bu dünya için harika bir şey olacaktır. Ancak aynı zamanda birçok sürtüşme ve rekabet noktası da mevcut.”

 

Bu anlaşmazlıkların yönetilmesinin ve aynı zamanda Çin ile ilişkilerin sürdürülmesinin gerekliliğini vurgulayan Rubio, “ABD’nin çıkarlarına hizmet eden şeyin her zaman öncelikli olması gerektiğini” belirtti.

 

Tayvan Sorunu

Tayvan konusunda ise ABD Dışişleri Bakanı şunları söyledi: “20 ya da 30 yıl sonra ne olacağı konusunda konuşamam. Ancak şunu söyleyebilirim ki, tutumumuz şu: Oradaki mevcut durumun değişmesini desteklemiyoruz ve güç ya da zorlama yoluyla dayatılan herhangi bir değişikliğe karşı çıkıyoruz.”

 

Washington’un Çinli yetkililerle yaptığı görüşmelerde bu tutumu açıkça vurguladığını ekleyen Bakan, ancak Pekin’in tamamen farklı bir bakış açısı benimsediğini ve bu konunun Çin için son derece hassas bir mesele olduğunu belirtti.

 

Bu konunun hassas bir denge gerektirdiğini açıklayan Bakan, ABD ile Çin arasında yaşanacak herhangi bir çatışmanın –ister ekonomik ister askeri olsun– her iki ülke ve tüm dünya için felaketle sonuçlanacağını belirterek, konunun dikkatle yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

 

Aynı zamanda, ABD’nin “ulusal çıkarlarından vazgeçemeyeceğini veya bunlardan ödün veremeyeceğini” vurguladı. Son olarak, bunun dış politikadaki zorlu çalışmanın özünü oluşturduğunu, zira her yönetimin bu iki çelişen husus arasında bir denge kurmasını gerektirdiğini belirterek sözlerini tamamladı.

Exit mobile version