Kaan, 17-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında “Dünya Dini İdare Temsilcileri Ziyaret Programı” kapsamında Doğu Türkistan’da bulunduğunu belirterek, ziyaret öncesinde bölgeyle ilgili çeşitli kaynakları incelediğini ve Uygur Türklerinin yaşadığı sıkıntılar hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade etti.
Açıklamasında, ziyaret sonrasında hazırladığı resmi raporda bölgedeki gözlem ve değerlendirmelerini ilgili makamlara sunduğunu belirten Kaan, Çinli yetkililerle yaptığı kapalı toplantılarda din özgürlüğüne ilişkin çeşitli sorular yönelttiğini söyledi.
Kaan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Anayasanızda herkes dinini serbestçe seçer ve yaşar deniliyor ama sokaklarda başörtülü kadın göremedim. Neden? Ezan dışarıdan okunmuyor. Neden? Camilerde namaz vakitlerinde cemaat oluşmuyor, Kur’an-ı Kerim bulunmuyor, gençler alınmıyor. Neden? sorularını yönelttim. Bu sorularımdan rahatsız oldular.”
Kaan, bu görüşmelerin ardından Çin tarafının Ankara’daki siyasi temsilcileri aracılığıyla kendisiyle temas kurduğunu ve daha önce Diyanet Radyo’da yaptığı bir program nedeniyle de benzer rahatsızlıkların dile getirildiğini söyledi.
“Diplomatik dili tercih ettim”
Ziyaret sırasında Çin medyasına verdiği röportajın eleştirilmesine de değinen Kaan, açıklamasında devlet ve Diyanet’i temsil ettiği için diplomatik bir üslup kullanmayı tercih ettiğini belirtti.
Kaan, röportajındaki “farklı inanç ve kültürlerin birlikte yaşaması” yönündeki ifadelerinin, Çin yönetimine “kapalı bir toplum oldukları ve dış dünyaya açılmaları gerektiği” yönünde örtülü bir mesaj içerdiğini belirtti.
“Doğu Türkistan bizim kırmızı çizgimizdir”
Kaan, açıklamasında Doğu Türkistan konusundaki hassasiyetini şu sözlerle dile getirdi:
“Benim Doğu Türkistan hassasiyetimi herkes bilir. Doğu Türkistan bizim kırmızı çizgimizdir. Allah’ın izniyle bir gün tekrar bizim olacaktır. Ancak burada izlenecek stratejinin çok iyi belirlenmesi gerekiyor.”
Açıklamasında Müslümanların birbirini hedef alan söylem ve yayınlardan kaçınması gerektiğini de ifade eden Kaan, kendisi hakkında yapılan haberin düzeltilmesini veya kendi açıklamalarına da yer verilmesini talep etti.
Haber Nida olarak, kamuoyunu ilgilendiren konularda farklı tarafların açıklamalarına yer vermeyi gazetecilik ilkelerinin bir gereği olarak görüyor; okuyucularımızın olayları farklı yönleriyle değerlendirebilmesi adına Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan’ın tarafımıza ulaştırdığı açıklamayı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.
Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Doç. Dr. Enver Osman Kaan’ın Doğu Türkistan ve Uygur Türkleri ile ilgili Diyanet Radyo’da yaptığı program:





















