Site icon Haber Nida

ABD Kongre Heyeti: Mandarin, Tibetçe ve Uygur Dili Çalışmalarının Genişletilmesini Talep Etti

CECC’nin yıllık raporuna göre, Mandarin ve diğer Çin odaklı dil programlarının ortaokul ve üniversitelerde “daldırma (immersion)” temelli olarak yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi. Bu tavsiye, Çin hükümetine bağlı kurumlarla işbirliğini sınırlayan yeni kısıtlamalar ve kültürel değişim programlarına ayrılan federal fonun azaltılması gibi gelişmelerle paralel olarak gündeme geliyor.

Uzmanlar, Çin’i anlamanın ve Washington’ın Pekin’in niyetlerini doğru okuyabilmesinin ancak derinlemesine dil ve kültür bilgisi ile mümkün olduğunu söylüyor. O.P. Jindal Global University’den Çin Çalışmaları profesörü Dr. Sriparna Pathak’a göre, Amerikan yükseköğretiminde Mandarin dili eğitimine olan ilgi 2013–2016 döneminden sonra geriledi. Bu düşüşte, Konfüçyus Enstitülerinin kapatılması, vize politikalarının sıkılaşması ve Çin odaklı kariyerlere yönelik artan tereddütler etkili oldu.

Diğer yandan, K-12 (ilk ve ortaöğretim) düzeyinde Mandarin daldırma programlarının sayısı artış gösteriyor; 2025 başı itibarıyla yaklaşık 400 okulda bu tür programların uygulandığı belirtiliyor. Ayrıca Duolingo gibi platformlarda Mandarin öğrenimi, 2025’teki kayıtlara göre %200’den fazla artış gösterdi.

Okullar, Pekin ile doğrudan bağlar kurmadan eğitim programlarını sürdürmek için yerel öğretmenlere, diasporadaki konuşmacılara ve Tayvan merkezli ortaklıklara yöneliyor. Bu modeller, siyasi gerilimlerden uzak, Çin dili eğitimi için daha güvenli bir alternatif sunuyor.

Komisyonun Tibetçe ve Uygur dili eğitiminin genişletilmesine yönelik çağrısı ise mevcut durumda daha çok sembolik bir nitelik taşıyor. Dr. Pathak’a göre bu diller hâlâ üniversitelerde sadece sınırlı sayıda programda yer alıyor ve yaygın büyüme için sürdürülebilir yatırımlar gerekiyor.

CECC, dil öğrenimini sadece bir eğitim meselesi olarak değil, Washington’ın Çin politikalarının etkinliğini artıracak stratejik bir araç olarak görüyor. Bu kapsamda dil becerilerinin geliştirilmesi, Pekin’in insan hakları uygulamalarını anlamakta ve nüfuz faaliyetlerini takip etmede önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor.

Exit mobile version