BM müfettişi: Trump’ın Gazze planı yasadışı ve ‘etnik temizlik’ anlamına geliyor

BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Araştırma Komisyonu Başkanı Navi Pillay, ABD Başkanı Donald Trump'ın Filistinlileri Gazze'den çıkarma planının uluslararası hukuka göre "yasadışı" olduğunu ve "etnik temizlik anlamına geldiğini" söyledi.

gazze-2058-min

Trump Pazar günü yaptığı açıklamada Gazze’yi satın almaya ve sahiplenmeye kararlı olduğunu, ancak diğer Orta Doğu ülkelerinin işgalci israil’in 15 aylık savaşıyla parçalanan şeridin bazı kısımlarını yeniden inşa etmelerine izin verebileceğini söyledi.

Pillay Politico dergisine verdiği mülakatta “Trump uluslararası hukuk ve işgal hukuku konusunda tamamen cahil” dedi. İşgal altındaki bir grubun zorla yerinden edilmesi uluslararası bir suçtur ve etnik temizlik anlamına gelir” dedi.

Pillay sözlerine şöyle devam etti: “Yasalara göre Trump’ın Filistinlileri topraklarından sürme tehdidini yerine getirmesinin hiçbir yolu yoktur.”

Geçtiğimiz hafta Trump, ABD’nin Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesini, Filistinlileri başka yerlere göndermesini, toprağı yeniden imar etmesini ve bir ‘Orta Doğu Rivierası’ yaratmasını istediğini ifade etti. 

Planı, bu fikrin “dikkatle dinlenmesi gerektiğini” söyleyen müttefiki İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile birlikte açıkladı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi yaptırımları
Eski bir Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) yargıcı olan ve Ruanda soykırımı davasına bakan özel mahkemede görev yapan Pillay, Trump’ın Netanyahu hakkında “savaş suçları” nedeniyle tutuklama emri çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) yönelik yaptırımlarını da kınadı.

Pillay şunları söyledi: “Uluslararası hukuk, devletin dostları için çifte standart olmaksızın (herkese) eşit şekilde uygulanır.”

Yaklaşık 80 ülkeden oluşan bir grup Cuma günü UCM’yi savunan ortak bir bildiri yayınlayarak yaptırımların mahkemeyi saha ofislerini kapatmaya zorlayabileceği ve soruşturmalarını baltalayabileceği uyarısında bulundu.

Trump’ın yaptırımları ABD vatandaşları ya da İsrail gibi ABD müttefiklerini ilgilendiren UCM soruşturmalarında çalışan kişileri hedef alıyor.

Trump, Senato’daki Demokratların geçen hafta Cumhuriyetçilerin öncülüğünde mahkemeyi hedef alan bir yaptırım rejimi öngören yasayı geçirme çabalarını engellemelerinin ardından kararnameyi imzaladı.

Gazze’de ‘Apartheid’ suçu

Güney Afrika Yüksek Mahkemesi’nde görev yapan ilk beyaz olmayan kadın olan Pillay, Politico dergisine verdiği demeçte UCM’nin İsrail’i “apartheid” suçlarıyla itham etmesini destekleyeceğini söyledi. 

2008-2014 yılları arasında İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak görev yapan Pillay, İsrail’in Filistin’i işgaliyle ilgili olarak, “apartheid oradaki tahakkümün bir tezahürüdür” açıklamasında bulundu.

Dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin Güney Afrika’daki apartheid rejimine yaptırımlar uygulayarak bu rejimin yıkılmasına yardımcı olduğunu kaydeden Pillay, hükümetlerin aynı şeyi İsrail’e de uygulaması gerektiğini sözlerine ekledi. Apartheid, Uluslararası Ceza Mahkemesi yasalarına göre insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.

Sözlerine şöyle devam etti: “(Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısı) Karim Khan’ın bu suç için dava açacağını sanmıyorum. Ben o mahkemede yargıçlık yaptım ve daha önce hiç suçlanmamış bir suçun suçlanmasının biraz karmaşık olduğunu anlıyorum … ancak apartheid davası gündeme gelirse, kesinlikle destekleyeceğim” dedi ve özel komitesinin İsrail’i “apartheid” suçlamaları nedeniyle soruşturmayı planladığını sözlerine ekledi.

Pillay Komisyonu geçtiğimiz Ekim ayında İsrail’i Gazze Şeridi’ndeki sağlık sistemini hedef gözeterek yok etmek suretiyle “savaş suçu” ve “insanlığa karşı suç” işlemekle suçlamıştı. 

Komisyon, İsrail’in geçtiğimiz Çarşamba günü “ayrımcılık” ve “anti-semitizm” gerekçesiyle çekildiği BM İnsan Hakları Konseyi’nin bir parçası.

Exit mobile version