Doğu Türkistan propaganda ajansı Tianshan’ın haberine göre, sözde “Uygur Özerk Bölgesi Parti Komitesi” sekreteri Ma Şingrui, sözde “Uygur Özerk Bölgesi’nin kukla başkanı” Erkin Tuniyaz da seminere katıldı. 15 Aralık’ta Urumçi’de düzenlenen “Sincan Uluslararası İstihdam ve Sosyal Güvenlik Semineri”, katılmak üzere gelen Çinli ve yabancı konuklarla buluştu.

Toplantıda Ma Şingrui, Doğu Türkistan’ın mevcut durumu hakkında yine yalanları sıraladı: “Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi her zaman Sincan‘a özel önem vermiş ve desteklemiş, insan haklarının gelişmesini teşvik etmiştir. Halkın mutlu yaşamının en büyük insan hakkı olduğunu biliyor, tüm etnik kökenlerden insanlar için eşit istihdamı, yasalara uygun olarak işçilerin meşru hak ve çıkarlarını güvence altına aldık.”
Edinilen bilgiye göre toplantıya 40’tan fazla ülke, bölge ve uluslararası kuruluşun temsilcilerinin yanı sıra Çin’in ilgili bakanlık komiteleri ve sorumlu kurumların yetkilileri katıldı. Toplantıda konuşan Pakistan’ın Çin Büyükelçisi Khalir Hashimi, Yemen’in Çin Büyükelçisi Mohammad Metami, Şangay İşbirliği Örgütü genel sekreter yardımcısı Janish Khaneh, Çin’in sahte propaganda temelindeki politikasına övgüde bulundu.

Bu ayın başlarında İngiliz haber kanalı BBC’nin, Uygurların zorla çalıştırıldığı gıda ürünlerinin Avrupa pazarına engelsiz girdiğini duyurmasının ardından, Çin’in Doğu Türkistan kentinde Uygurlara ve diğer Türk halklarına yönelik zorla çalıştırma suçu yeniden dünyanın dikkatini çekti. Urumçi’de yapılan toplantı bu kez böyle bir ortamda düzenlendi.
Çin, son yıllarda Doğu Türkistan halkına karşı işlenen soykırım suçlarını uluslararası toplumdan gizlemek için büyük paralar harcıyor ve yalan propagandasını yoğunlaştırıyor. Çin’e yakın devlet ve kurum yetkililerinin Doğu Türkistan’ı ziyaret etmesi planlanıyor ve bunlar aracılığıyla soykırım ve zorla çalıştırma suçlarının inkar edilmeye çalışılıyor.
Ancak Doğu Türkistan’da dini baskı, ceza kamplarında toplu hapsetme, zorunlu çalıştırma, sürgün, zorunlu evlilik, zorunlu doğum kontrolü, ailelerinden ayrılan gençlerin zorla asimilasyonu, çiftçilerin tarım arazilerini teslim etmeye zorlanması vb. gibi sistematik soykırım suçları halen devam etmektedir. Ülkelerin büyük çoğunluğu Çin ile ticari ilişkilerini de sürdürmekte ve bu nedenle Doğu Türkistan’dan zorla çalıştırılan emek ürünleri Asya, Avrupa ve Afrika’ya hiçbir engel olmadan gönderilmeye devam etmektedir.
Çin, Ma Şingrui’nin yalanlarının aksine Doğu Türkistan’da terör politikası uyguluyor ve birçok Çin şirketini Doğu Türkistan’a konuşlandırıyor. Uygurlar ise Doğu Türkistan ve Çin’deki fabrikalarda ucuz, bedava işgücü olarak çalışmaya zorlanıyor.

