Kırım’da İnsan Hakları Savunucularına Polis Baskısı: Gazeteci ve Avukatlara “Uyarı” Ziyaretleri
Haber Nida
İşgal altındaki Kırım’da faaliyet gösteren insan hakları girişimi “Kırım Dayanışması” tarafından yayımlanan bilgilere göre, gazeteci ve insan hakları savunucusu Lutfiye Zudiyeva ile aktivistler Mumine Saliyeva ve Lilya Gemedzhi polis tarafından ziyaret edildi. Ziyaretlerde, aktivistlere çeşitli “uyarı belgeleri” tebliğ edildiği ve kamu etkinlikleri ile sosyal faaliyetler konusunda baskı yapıldığı bildirildi.
İnsan hakları savunucuları, söz konusu uygulamaların özellikle 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü yıldönümü öncesinde sistematik hale geldiğine dikkat çekiyor. Daha önce de benzer dönemlerde Kırım Tatar gazeteciler, avukatlar ve aktivistlere yönelik gözaltılar, ev baskınları ve idari soruşturmalar gerçekleştirilmişti.
“Psikolojik Baskı ve Gözdağı”
Kırım Tatar gazeteci Lutfiye Zudiyeva uzun süredir Rus işgal yönetiminin hedefindeki isimlerden biri olarak öne çıkıyor. Daha önce defalarca gözaltına alınan Zudiyeva’nın evi aranmış, teknik ekipmanlarına el konulmuş ve hakkında çeşitli idari davalar açılmıştı. Uluslararası basın özgürlüğü kuruluşları, bu süreci “gazetecileri susturmaya yönelik sistematik baskı” olarak tanımlıyor.
Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Rus makamlarının Kırım Tatar gazetecilere yönelik “önleyici uyarı” uygulamalarını psikolojik baskı yöntemi olarak kullandığını belirtmişti. Kuruluşun raporlarında, bu belgelerin gazetecileri otosansüre zorlamayı amaçladığı vurgulanıyor.
Kırım Dayanışması Hareketi Hedefte
2016 yılında kurulan Kırım Dayanışması, siyasi tutukluların ailelerine destek sağlaması ve işgal altındaki Kırım’daki hak ihlallerini belgeleyerek kamuoyuna duyurmasıyla biliniyor. Ancak Rus makamları, hareketle bağlantılı çok sayıda gazeteci, avukat ve aktivisti “aşırılık” ya da “terör” suçlamalarıyla hedef aldı. İnsan hakları örgütleri, bu davaların siyasi motivasyon taşıdığı görüşünde.
Kırım Tatar insan hakları savunucularına yönelik baskılar, özellikle bağımsız medya faaliyetlerinin büyük ölçüde engellendiği işgal altındaki bölgede bilgi akışını da ciddi biçimde etkiliyor. Uluslararası kuruluşlar, Kırım’da gazetecilik faaliyetlerinin ağır baskı altında sürdürüldüğünü ve bağımsız seslerin sistematik biçimde susturulmaya çalışıldığını belirtiyor.
Uluslararası Tepkiler Artıyor
Uluslararası insan hakları kuruluşları ve basın özgürlüğü örgütleri, Rusya’yı Kırım’daki gazeteci ve aktivistlere yönelik baskıları sonlandırmaya çağırıyor. Özellikle Kırım Tatar toplumuna yönelik uygulamaların etnik ve siyasi baskı niteliği taşıdığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre son polis ziyaretleri, Kırım’da insan hakları savunucuları üzerindeki baskının yeni bir aşamaya geçtiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Özellikle sürgün yıldönümü öncesinde yapılan bu tür “önleyici” uygulamaların, toplum üzerinde korku atmosferi oluşturmayı amaçladığı ifade ediliyor.