1. Haberler
  2. Türk Dünyası
  3. Raufşan Gizatullin için Almanya’ya siyasi sığınma çağrısı: “Rusya’ya gönderilmesi ciddi tehlike oluşturuyor”

Raufşan Gizatullin için Almanya’ya siyasi sığınma çağrısı: “Rusya’ya gönderilmesi ciddi tehlike oluşturuyor”

Tatar ulusal hareketi, sivil toplum temsilcileri ve sürgündeki siyasi oluşumların temsilcileri, Tatar aktivist Raufşan İldaroviç Gizatullin’e Almanya’da siyasi sığınma ve koruma sağlanması çağrısında bulundu.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kamuoyuna yayımlanan açık mektupta, Gizatullin’in Tatar ulusal hareketindeki faaliyetleri, savaş karşıtı tutumu ve Rus makamlarının muhaliflere yönelik baskıları nedeniyle ülkesine dönmesi halinde tutuklanma ve uzun süreli hapis cezası riskiyle karşı karşıya olduğu bildirildi.

“Rusya’ya dönüşü siyasi kovuşturma riski taşıyor”

29 Mayıs 1979 doğumlu, Tatar ve Rusya Federasyonu vatandaşı olan Raufşan İldaroviç Gizatullin için yayımlanan açık mektupta, Almanya makamlarından siyasi sığınma ve koruma talep edildi.

Mektuba imza atan ulusal hareketler, sivil toplum kuruluşları, yurttaş girişimleri, demokratik oluşumlar ve sürgündeki siyasi yapıların temsilcileri, Gizatullin’in Rusya’ya geri gönderilmesinin siyasi saiklerle cezai kovuşturma riski doğuracağını söyledi.

Çağrıda, Almanya Federal Cumhuriyeti makamlarının yanı sıra Özgür Bavyera Devleti olarak ifade edilen siyasi çevrelere de Gizatullin’in korunması yönünde destek verilmesi talebinde bulunuldu.

2015’ten beri Tatar ulusal hareketinin içinde

Açık mektupta yer alan bilgilere göre Gizatullin, 2015 yılından bu yana Tatar ulusal hareketi içerisinde aktif faaliyet yürütüyor ve Vsetatar Kamu Merkezi (VTOC) ile iş birliği yapıyor.

Gizatullin’in 2016 yılında Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti’nin (PNT) kadrosuna katıldığı belirtilirken, siyasi faaliyetlerinin ağırlık merkezini Tatar halkının dilsel, kültürel ve siyasi haklarının savunulmasının oluşturduğu ifade ediliyor.

Mektupta Gizatullin’in özellikle Tataristan’daki eğitim kurumlarında Tatarcanın zorunlu ders olmaktan çıkarılmasına karşı çıktığı aktarılıyor.

Bunun yanında, 1552 yılında Kazan’ın savunması sırasında hayatını kaybedenlerin anısına düzenlenen ve cumhuriyet makamlarınca yasaklandığı belirtilen barışçıl anma etkinliklerine katıldığı ifade ediliyor.

Gizatullin’in ayrıca Kazan Kremlin’i yakınlarında düzenlenen hükümet karşıtı protestolara iştirak ettiği ve bu eylemlere katılan kişilerin çeşitli biçimlerde takibat ve baskıyla karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor.

“FSB baskısı ve işkencesi nedeniyle Rusya’yı terk etti”

Açık mektubun en dikkat çekici ifadelerinden biri, Gizatullin’in 2021 yılında Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) baskısı ve işkencesi nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kaldığı yönünde.

Mektubu imzalayanlar, Gizatullin’in Rusya’dan ayrılmasının ardından da siyasi ve insan hakları faaliyetlerine devam ettiğini belirtiyor.

2022–2024 yılları arasında Antalya’da Vsetatar Kamu Merkezi tarafından düzenlenen çeşitli etkinliklere katıldığı aktarılan Gizatullin’in, yurtdışında Tatarların siyasi, kültürel ve ulusal haklarına ilişkin çalışmalarını sürdürdüğü ifade ediliyor.

PNT’nin Bavyera’daki temsilcisi olduğu belirtiliyor

Mektupta, Rusya makamlarının Vsetatar Kamu Merkezi ile Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti’ni “terör örgütleri” olarak tanımladığı bildiriliyor.

İmzacılara göre Gizatullin, 2026 yılı itibarıyla Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti’nin Özgür Bavyera Devleti’ndeki resmi temsilcisi olarak görev yapıyor.

Açık mektupta, Rusya’nın terörle mücadele mevzuatı kapsamında Gizatullin’in yalnızca barışçıl siyasi faaliyetleri nedeniyle dahi cezai soruşturmayla karşı karşıya kalabileceği ve ağır hapis cezası riski taşıdığı ifadeediliyor.

Bu nedenle imzacılar, Gizatullin’in Rusya’ya gönderilmesi halinde siyasi faaliyetleri nedeniyle kovuşturulmasının yüksek ihtimal olduğunu söylüyor.

Savaş karşıtı tutumu da vurgulandı

Açık mektupta Gizatullin’in Rusya Federasyonu’nun Ukrayna’ya yönelik askeri saldırısını kamuoyu önünde defalarca kınadığı da belirtiliyor.

İmzacılar, Rusya’da savaş karşıtı aktivistlere yönelik baskıların devam ettiği bir ortamda Gizatullin’in ülkesine dönmesi halinde tutuklanma, işkence ve uzun süreli hapis cezası riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtiliyor.

Mektupta ayrıca Gizatullin’in Tatar kimliği nedeniyle Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri’ne zorunlu seferberlik kapsamında alınma riskinin de bulunduğu bildiriliyor.

İmzacılar, savaş karşıtı tutumu nedeniyle Rusya’ya dönmek istemeyen Gizatullin açısından bu riskin siyasi baskı ihtimaline ek bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirtiyor.

1951 Cenevre Sözleşmesi’ne atıf

Açık mektubun hukuki dayanağı olarak 1951 tarihli Mültecilerin Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi gösteriliyor.

Mektupta, Gizatullin’in siyasi görüşleri, ulusal kimliği ve yürüttüğü faaliyetler nedeniyle Rusya’ya dönmesi halinde zulüm ve cezai kovuşturma riski altında olduğu savunularak, Almanya makamlarından uluslararası koruma sağlanması isteniyor.

İmzacılar, Gizatullin’in Rusya’ya sınır dışı edilmesinin siyasi saiklerle kaçınılmaz bir cezai kovuşturmayla sonuçlanacağını ifade ediliyor.

Açık mektuba çok sayıda isim imza attı

Çağrıya Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti’nden çok sayıda isim ile farklı ülkelerde faaliyet gösteren Tatar, Başkurt, Nogay, Çeçen, Karakalpak, Çerkes ve diğer ulusal hareketlerden temsilciler ve sivil toplum aktivistleri destek verdi.

İmzacılar arasında Sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükümeti Başbakanı Rafis Kaşapov, PNT’nin Onursal Danışmanı Vil Mirzayanov, Azerbaycan’daki Fahri Konsolosu İsa Sadıkov, Başbakan Yardımcıları Nafis Kaşapov ve Marat Ahmerov ile Letonya Büyükelçisi Zufar Zaynullin gibi isimler bulunuyor.

Açık mektubu imzalayanlar arasında ayrıca Vsetatar Kamu Merkezi Başkanı Farit Zakiev, yayıncı ve Nogay toplum aktivisti Rizvan Kubakayev, gazeteci ve sivil toplum aktivisti Sergey Kryukov, insan hakları savunucusu Gennadi Şkırya-Banaşinski, “Özgür Nogay El” temsilcisi Edige Bekmurzaev ve çeşitli ülkelerde faaliyet gösteren çok sayıda siyasi göçmen ve sivil toplum aktivisti yer alıyor.

Türkiye, Almanya, ABD, Kanada, Polonya, Ukrayna, Finlandiya, Norveç, İsveç, İtalya, Avustralya, Kazakistan, Kırgızistan, Birleşik Krallık ve diğer ülkelerden isimlerin de çağrıya destek verdiği belirtiliyor.

İmzacılar arasında gazeteciler, akademisyenler, hukukçular, sanatçılar, insan hakları savunucuları ve ulusal hareket temsilcilerinin yanı sıra sürgündeki siyasi yapıların üyeleri de bulunuyor.

“Koruma sağlanması” çağrısı

Açık mektubun sonunda, Gizatullin’in siyasi faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya olduğu ileri sürülen riskler sıralanarak Almanya makamlarına çağrıda bulunuluyor.

İmzacılar, Raufşan İldaroviç Gizatullin’e siyasi sığınma hakkı verilmesini ve uluslararası koruma sağlanmasını talep ediyor.

Mektupta, Gizatullin’in Rusya’ya gönderilmesinin yalnızca siyasi faaliyetleri nedeniyle cezai kovuşturma, tutuklama ve ağır hapis cezası riski doğurmayacağı; aynı zamanda kişisel güvenliği açısından da ciddi sonuçlar oluşturacağı belirtiliyor.

Çağrıyı yapan siyasi ve sivil toplum temsilcileri, bu gerekçelerle Gizatullin’in Almanya’da korunmasının, uluslararası mülteci hukuku ve insan hakları ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesini istiyor.

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 4 Ağustos 2026 akşam Haber Bülteni
Bizi Takip Edin
Giriş Yap

Haber Nida ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

NİDAİ ile Sohbet Et

NİDAİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir