Rafis Kaşapov’un verdiği bilgilere göre, yaklaşık iki hafta önce Nafis Kaşapov’a Türkiye’den, yerel Türk dünyası kuruluşlarıyla iş birliği yapması amacıyla kamu faaliyetleri yürütmesi yönünde teklif iletildi. Teklif kapsamında kendisine barınma ve mali destek sağlanmasının da önerildiği ifade edildi.
Kaşapov, bu açıklamanın ardından hem Türkiye’deki Tatar diasporasından hem de Türk kamuoyundan çok sayıda destek mesajı aldıklarını belirtti. Açıklamasına göre, Türkiye’de uzun yıllardır ilişkilerini sürdürdükleri yaklaşık 200 kişilik bir çevre bulunuyor. Bu çevrenin içerisinde Tatar milli hareketi aktivistleri, iş insanları, sporcular, sanatçılar, gazeteciler ve din adamlarının yer aldığı kaydedildi.
Türkiye ile uzun yıllara dayanan ilişkiler
Rafis Kaşapov, Türkiye ile kurdukları ilişkilerin yeni olmadığını vurgulayarak, geçmişte Türk dünyasının önemli isimlerinden akademisyen ve yazar Turan Yazgan ile uzun yıllar birlikte çalıştıklarını anlattı.
Kaşapov’un aktardığına göre, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın kurucusu ve başkanı olan Turan Yazgan, Türk dünyasında eğitim, kültür ve sanat alanlarında önemli projelere öncülük etti. Yazgan’ın desteğiyle Türkçe konuşan ülkelerde ve Rusya’da çok sayıda Türk lisesi açıldı. Kaşapov kardeşler de Rusya’da Türk liselerinin açılması sürecine katkı sunduklarını, farklı bölgelerden gelen talepleri Yazgan’a yönlendirdiklerini ifade etti.
Rafis Kaşapov, bu dönemi “Türk halkları açısından altın çağ” olarak nitelendirirken, Vladimir Putin’in iktidara gelmesinden sonra Rusya’daki Türk eğitim kurumlarının kapatıldığını söyledi. Bunun gerekçesi olarak ise Rus yönetiminin Pantürkizm’e izin vermemesini gösterdi.
Açıklamada ayrıca Turan Yazgan’ın, Rusya’da yaşayan Türk halklarının sorunlarının Türkiye kamuoyuna anlatılmasına da katkı sunduğu belirtildi. Kaşapov’a göre, birçok Tatar ve Türk halkları temsilcisi Türkiye’ye gelerek siyasetçilerle görüşmeler yaptı, televizyon programlarına katıldı ve medya kuruluşlarına röportajlar verdi.
Barış Manço’nun Naberejnıye Çelnı konseri
Kaşapov’un açıklamasında Türkiye ile kültürel ilişkilerin dikkat çeken örneklerinden biri de sanatçı Barış Manço oldu.
Rafis Kaşapov, geçmişte Barış Manço’yu Tataristan’ın Naberejnıye Çelnı şehrine davet ettiklerini belirtti. Sara Sadıkova Konser Salonu’nda gerçekleştirilen konserin yoğun ilgi gördüğünü, salonda ayakta yer kalmadığını ifade eden Kaşapov, etkinliği “Tataristan’daki Türk halkları için büyük bir bayram” olarak değerlendirdi.
Konserin ardından Barış Manço’nun müzik grubu ve Türkiye’den gelen misafirlerle birlikte Kaşapov ailesinin evinde bir araya gelindiği, burada Türk dünyasının ortak meseleleri üzerine uzun sohbetler yapıldığı da aktarıldı.
Güvenlik garantisi bekleniyor
Rafis Kaşapov, Nafis Kaşapov’un Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin sürecin henüz netleşmediğini söyledi. Açıklamaya göre, Türkiye makamlarının güvenlik konusunda gerekli güvenceleri vermesi hâlinde Nafis Kaşapov’un Türkiye’de Türk dünyası kuruluşlarıyla birlikte kamu faaliyetleri yürütmesi planlanıyor.
“Türk birliği mi, ekonomik çıkarlar mı?”
Kaşapov açıklamasında Türkiye-Rusya-Tataristan arasındaki ekonomik ilişkilere de dikkat çekti.
Türkiye ile Rusya arasında milyarlarca dolarlık ticaret hacmi bulunduğunu hatırlatan Kaşapov, ekonomik çıkarların siyasi tercihler üzerindeki etkisine işaret ederek, “Daha önemli olan nedir; Türk birliği mi, yoksa para mı?” sorusunu gündeme getirdi.
Bununla birlikte güvenlik endişelerinin sürdüğünü belirten Kaşapov, İstanbul’da öldürülen ve “Sabah Dağıstanı” (Utro Dagestana) adlı Telegram ve YouTube projelerinin kurucusu Abakar Abakarov olayını hatırlattı. Türkiye’de benzer olayların yaşandığını öne süren Kaşapov, bu nedenle güvenlik konusunun öncelikli meselelerden biri olduğunu ifade etti.
Türkiye yeni merkez olabilir mi?
Rafis Kaşapov’un açıklamaları, sürgündeki Bağımsız Tataristan Hükûmeti’nin uluslararası faaliyetlerinde Türkiye’nin daha aktif bir rol üstlenip üstlenmeyeceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Ancak Nafis Kaşapov’un Türkiye’ye yerleşmesi ve çalışmalarını burada yürütmesi konusunda henüz resmî bir karar açıklanmış değil.



















